12 Şubat 2014 Çarşamba

Altın, Olumsuz Senaryolara Bakmıyor!


Ons Altın ile ilgili son yaptığım analizin üzerinden bir aydan fazla süre geçti. Bu nedenle çizdiğim rotayı tekrar hatırlatmak için, o analizde paylaştığım elliot sayımını güncellemeden, üstte paylaştım. Bahsettiğim analiz, düşüş senaryolarının yoğunlaştığı ve 900-1000 hedeflerinin çokça konuşulduğu bir dönemde bin dörtyüz'lü hedefleri göstermesi açısından oldukça risk taşımaktaydı. Ancak buna rağmen Altın, rotasını ısrarla yukarı çevirdi ve  şu an itibariyle 1295 seviyesinde hareket ediyor.
En üstte verdiğim güncellenmemiş sayımın güncellenmiş hali üstteki gibidir. Ancak alt dalgalarda alternatiflerin bol olduğunu ve tercihte zorlandığımı hatırlatmak istiyorum. Bu sayıma bakarak değerlendirme yapacak olursak Altın'da yukarı yönlü fiyat hareketlerinin devam edebileceğini söyleyebiliriz.
Bollinger göstergemizde fiyat, tavanı yukarı itiyor. Bu durum, çoğunlukla bir trend göstergesidir. Ancak, bu trendin ne kadar devam edeceğini bu göstergeye bakarak tespit edemeyiz. Bollinger göstergesini üstteki elliot sayımıyla ve aşağıda vereceğim kritik fiyat seviyeleri ile birlikte değerlendirmek daha doğru bir yaklaşım olacaktır.

Altında rota ve trend şu an itibariyle yukarıyı gösteriyor olsa da kısa vade işlem yapanların 1266; orta vadeli düşünenlerin ise 1251 seviyelerini, bahsettiğim trend ve rotadan sapma olasılığı anlamında dikkate almaları faydalı olacaktır. Bu seviyeler ihlal edilmediği sürece ilk ciddi düzeltme seviyesinin 1330 civarından başlayacağını tahmin ediyorum.

Altın için temel analiz verilerini dikkate almıyorum. Zaten Altın'ın kendisi de dikkate almıyor. Altın analizlerinde en çok kullanılan temel analiz argümanı olan "parasal genişleme-daralma" kavramları bu günlerde tamamen geçersiz hale geldi. Fed'in parasal daralmaya gitmeye devam edeceği çok belirgin bir tahmin olduğu halde Altın gerilemek yerine çoktan ters yönde trend oluşturma gayretleri içerisine girmiş bile...
YASAL UYARI:
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

10 Şubat 2014 Pazartesi

Bist100'de Bu Seviyeler Önemli!


Bist100, çoktandır, Ayı Piyasasında. Ancak, ayı piyasasında da geçici yükselişler olur. Bu günlerde bahsettiğim kısa vadeli geçici yükselişlerden birini görme ihtimali belirmiş görünüyor.

Üstteki grafikte, daha önce üzerinde vurgu yaptığım ve Bist100'ün zayıflığına delil olarak gösterdiğim, fiyatın orta bandı bir türlü yukarı geçememesi gerçeğiyle, yine karşı karşıyayız. Bist100, bu teknik olayı bu günlerde beşinci kez deniyor. Bu sefer başarırsa, sarı band ile gösterdiğim 70 bin'li seviyeler görülebilir.

Bist100 endeksinin bahsettiğim hedefe varmasında, grafikte kırmızı okla gösterilen 29 ocak barının üstünde (65326 üstü) fiyat hareketleri görmemiz çok önemli. Endeks fiyatının hala bahsettiğim bu bar içinde hareket ettiğini önemsemeliyiz. Bu seviyenin yukarı geçilmesi (daha iyisi üstünde kapanış olması) halinde fiyatın Bollinger üst banda dayanacağını ve 72bin 74 bin seviyelerin test edilebileceğini tahmin ediyorum.

En az yukarıdaki kadar önemli diğer fiyat seviyesi, 62850'dir. Bu seviyenin altında kapanışlarda yükseliş senaryosunun bitebileceğini ve endeksin yeniden düşüş sürecine girme ihtimalinin artacağını düşünüyorum. Bu takdirde 58 bin veya daha aşağısı test edilebilir.
Elliott analizinde Ana Sayımda bir problem olmamakla birlikte Alt dalga sayımlarında sıkıntılar mevcut. Yukarıda gösterdiğim sayımın alt dalgalarının zorlama sayım olduğunu belirtmeliyim. Bu nedenle şimdilik sadece göz ucuyla takip edilmesi daha doğru bir yaklaşım olacaktır.
YASAL UYARI:
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

4 Şubat 2014 Salı

Dolar'ın Ateşi Neden Düşmüyor!

Dolar'ın ateşi, çok umut bağlanan sert faiz artışına rağmen hala düşmedi. Yükseltilen faizlerin etkilerinin piyasa dengelerine henüz etki etmemesi yanında (örneğin Bankaların elindeki bol likidite nedeniyle mevduat oranlarının yeterince yükselmemesi gibi);  USD/TL fiyatının düşmemesinin başka sebepleri de var. Dolar, tüm "Gelişmekte Olan Ülke" para birimlerine karşı değer kazanıyor. Şimdi buna Gelişmiş Ülke para birimleri karşısında değer kazanma süreci de eklendi. 
Teknik olarak incelediğimizde daha önceki makalelerimde sıkça bahsettiğim 2008 yılı, 1.14 fiyat seviyesi orijinli Ana Trend (mavi kanal), her geçen gün etkisini artırıyor. Yukarı yönlü çok net bir trend hareketi var. Dolar fiyatıyla ilgisi olan herkesin, bu trendi gözardı etmemesi gerekir. Altıncı yılına giren bu trend, daha çok şeylere gebe gözüküyor!

Bahsettiğim trendde muhakkak kısa vadeli düzeltmeler olacaktır. Şubat ayı böyle dönemlerden biri olabilir. Ancak önce Dolar'ın tüm para birimlerine ve özellikle gelişmekte olan ülke para birimlerine karşı değer kazanmasının duraksaması gerekiyor. Bu anlamda en azından bir kaç gün daha bu süreç devam edebilir ve USD/TL'nin fiyatının 2.30 veya 2.33 seviyelerinin üstüne çıktığını görebiliriz. Ancak daha sonra bir gevşeme bekliyorum. bu gevşemede, şu anki durumda 2.18'den aşağısının görülmesinin düşük olasılık olduğunu tahmin ediyorum.

Hazır Dolar'dan bahsediyorken çok enteresan bir konuya değinmek istiyorum. Dolar, tarihte daha önce olmadığı kadar bollaştı. Dolar'da ikiyüz küsür yılda gerçekleşen parasal genişlemenin 4 katına eşdeğer likidite, son dört yılda gerçekleştirildi. Neresinden bakarsanız bakın bu durum, olağanüstü bir parasal genişlemedir. Buna rağmen Dolar, "Gelişmiş Ülke" para birimlerine karşı stabil ve "Gelişmekte Olan Ülke" para birimlerine karşı sürekli değer kazanıyor!

Bu durum, aynı zamanda planlanmış küresel ekonomik dengeye tezat teşkil ediyor. Şöyle ki: 

Endüstri ve teknoloji devrimini gerçekleştiren Batı, insanlık tarihinin en büyük icatlarını 20. yüzyılda gerçekleştirdi. Şimdi başta dijital teknoloji, Sanayi ürünleri ve kimyasal ürünler olmak üzere bu icatlardan elde edilen onbinlerce ürünün ticaretinin yapıldığı (meyvelerini topladıkları) çağdayız. Bu sürecin, onlar açısından iyi işleyebilmesi için Dolar fiyatının en azından stabil olması gerekiyor. Pahalı Dolar, bahsettiğim ürünlerin hem maliyetlerini hem yerel ülke para birimine çevrilirken doğrudan satış fiyatını artırdığından, Süreci baltalıyor.

Ürettikleri ve daha iyilerini üretecekleri endüstriyel ve teknoloji ürünleri, satış için bekleyen Gelişmiş Ülkeler için ciddi bir problem olan bu durumun; (küresel ekonomik ve finansal risklerin hala devam ediyor olması nedeniyle) aynı zamanda güvenli liman olan Dolar'a,  bu nedenle oluşan talepten kaynaklandığını düşünüyorum. 

Ancak ben ucuz dolar-çılgın üretim-çılgın tüketim çağının yakın zamanda biteceğini zannetmiyorum. Belki bir kaç yıl mola verilmek zorunda kalınabilir. Ardından tekrar Dolar'da stabilizasyon sağlanarak süreç devam ettirilecektir. Yani hem Gelişmekte Olan ülkeler hem de Gelişmiş Ülkeler çılgın tüketim günlerine muhakkak geri dönecektir. En kötü ihtimalle Dolar ucuzlatilamazsa yerine başka bir şey bulunur ve devran döngüsüne devam eder!
YASAL UYARI:
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

2 Şubat 2014 Pazar

Bist100'de Toparlanma Olacak mı?

Bu kez, Bist100 analizime 5 Ekim 2013 Tarihinde kişisel bloğumda paylaştığım "Endeks'te Tren Yönü" adlı makalemde paylaştığım üstteki grafikle başlamayı uygun gördüm. Bunu yapmaktaki amacım; borsalarda "Trend Yaklaşımı"nın ne kadar önemli olduğunu vurgulamaktır.

Gerçekten de, o tarihten itibaren gri kanal çizgileriyle gösterdiğim aşağı yönlü Ana Trend, bahsettiğim analizde de belirtiğim gibi kırmızı okla gösterdiğim 80 bin'li seviyeleri test eden kısa vadeli bir yükselişten sonra endeks üzerindeki etkisini her geçen gün hissettirdi. Bu Trend etkisi, geçen zaman içerisinde, tüm yükseliş beklentilerine rağmen, geçen hafta 60753 seviyesinin görülmesiyle birlikte aşağıdaki grafikte görülen güncel halini aldı.
Grafikte açıkça görüldüğü üzere arasıra umutlandıran yükselişler olsa da Hisseler ve Endeks, Ana Trend yönünde ciddi düşüşler yaşadı. 80 bin seviyesini baz aldığımızda endeksin yaklaşık dörtte bir değer kaybettiğini görüyoruz.

Buraya kadarki kısımda kısaca aktarmaya çalıştığım husus; Trend yönünü dikkate almanın ne kadar önemli olduğunu vurgulamak içindir. Bu süreç içerisinde yükseliş yönünde sürekli işlem yapılmaya çalışıldığında; basit bir mantık ve hesapla 80bin-60bin=20bin puan dezavantajlı başlanmış olunacağını rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu dezavantajı, maçlara 2-0 yenik başlamaya benzetebiliriz.

Gelelim bugüne ve bundan sonra ne olabileceği hususuna...

Trend yönünde herhangi bir değişiklik yok; hala aşağı yönde. Ancak düşüşün sert olmaktan ziyade yavaş bir modda ilerlediği de çok açık. Bu düşüş şekli bize piyasa oyuncularının tamamının (en azından bu güne kadar) aynı fikirde olmadıklarını; ancak düşüş beklentisi içerisinde olanların ağırlıklı olduğunu gösteriyor.
Bist100'e farklı bir trend yaklaşımı ile; Bollinger Band Göstergesi penceresinden baktığımızda Orta Bandın adeta bir duvar görevi gördüğünü ve endeksin bu bandı epey zamandır bir türlü aşamadığını görmekteyiz. İlaveten alt bandın da endeksin yükünü taşımakta zorlandığını söyleyebiliriz. Yön tespitinde kullandığımız orta band aşağı yönü göstermeye devam ediyor. Sadece bollinger band göstergesi açısından baktığımızda endeksin zayıf görüntü cizdiğini söyleyebiliriz.
Elliot sayımımda minor A dalgası ya sonlandı; ya da sonlanmak üzere. Şimdilik net bir şey söylemek mümkün değil. 60 bin'li seviyelerin altına bir sarkmadan sonra sonlananacağı olasılığını daha yüksek görüyorum. Bununla birlikte 64841 seviyesinin görülmesi halinde Minor A'nın bitmiş ve yaklaşık 72 bin-74 bin hedefli Minor B dalgasının başlamış olması ihtimali artar.

Burada önemli bir hususu özellikle vurgulamak istiyorum. Tercih ettiğim sayıma göre bir düzeltme dalgasındayız. Düzeltme dalgalarında elliott sayımı alternatifleri genelde fazla sayıda olur. Bu nedenle bu dönemde önceliğim Trend Analizindedir.

Sonuç: Bist100 endeksi trend olarak her vadede aşağı yönde hareket ediyor. An itibariyle hisse almanın riskleri oldukça yüksek. Ciddi bir yükselişten bahsedebilmemiz için en azından endeksin önümüzdeki hafta 65893 seviyesi üstünde kapanış yapması gerekiyor.

Elliot analizinde ufukta küçük çaplı bir toparlanma ihtimali belirmiş ise de öncesinde bir kaç bin puanlık düşüş olma ihtimali oldukça yüksek. Yine de yukarıda zikrettiğim 64841 seviyesinin görülmesi, 70 bin'li seviyeler için bir umut ışığı olabilir.

NOT: Endeks ile ilgili olarak gün içinde önem kazanan kısa vade elliott sayımlarımı @bilgeanalist Twitter hesabımdan takip edebilirsiniz.

YASAL UYARI:
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

28 Ocak 2014 Salı

USD/TL Zaten Düştü; Peki Merkez Bankası Ne Yapacak?

Kısa molalar hariç; yaklaşık 8 aydır ciddi bir yükseliş trendine giren USD/TL paritesi, dün (Pazartesi) en son 2.39 seviyesini de görünce Merkez Bankası (MB) olağanüstü toplantı kararı almak zorunda aldı. Bu karar aynı zamanda MB'nin kuru faiz artırma dışındaki müdahale araçlarıyla durduramayacağının itirafı anlamına geliyor. Zaten olağanüstü toplantı kararının duyulmasıyla birlikte yaşanan sert gerileme USD/TL'nin faize ne kadar duyarlı hale geldiğinin kanıtıdır.

Piyasalar açık oynanan eli affetmez.  Türkiye dahil Gelişmekte Olan Ülkelerde son dönemde yerel para birimlerinin konjonktürel olarak Dolar karşısında değer kaybetme sürecine girmiş olması ve olağandışı gündemimizin etkisiyle artmaya başlayan USD/TL fiyatının, MB'nin faiz artırmaya yanaşmayacağının anlaşılması ile birlikte  kontrol dışına çıkmaya başladığını gördük. Bu katılıkta "faizler artırılmayacak" imajı 2.26 üstünde zamansız bir köpüğe ve gereksiz yere telaşa yol açtı.

Daha da ilginci, toplantı haberinden sonra Faizlerin artırılma ihtimalini fiyatlayan piyasanın, hızla Dolar satmaya başlamasının etkisiyle fiyatın dün gün içinde 2.30'lara; gece Asya seansında ise 2.25 seviyelerine kadar gerilediğini gördük. Aslında piyasa en az 1.5 puan faiz artışını neredeyse fiyatlamış oldu. Peki şimdi ne olacak? Öyle ya, zaten kısa vadede hedeflenen kur seviyesine daha toplantı yapılmadan ulaşılmış oldu!

Ben yeterli ölçüde faiz artırılması gerektiği görüşündeyim. TL, durup dururken değer kaybetmiyor! Hem olası enflasyon artışını, hem de GOP'larda ortaya çıkan konjonktürel riskleri fiyatlıyor. Bunlara, FED'in tahvil azaltımına devam edebileceği beklentisini ve yerel riskleri de eklersek Kur Riskinin devam edebileceğini rahatlıkla öngörebiliriz.

Gerçekçi bir yaklaşımla piyasanın halihazırdaki durumuna uygun faiz oranı, gelecekte daha ciddi yapısal problemlerin ortaya çıkmaması açısından önemlidir.Bugün yapılacak toplantıda belirttiğim risklerin toplantı gündemine geleceğini ve dikkate alınacağını tahmin ediyorum.

USD/TL'yi teknik açıdan incelediğimizde Ana trendin yukarı yönde olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyorum. Bunun anlamı, Dolar'ın TL'ye karşı orta vadede değer kazanmaya devam edebileceği öngörüsüdür. Ancak kısa vadede yükselişten ziyade yukarı aşağı dalgalanmalar bekliyorum.  Böyle dönemlerde teknik çıkarımlarda bulunmak zordur. Önümüzdeki bir-iki günden sonra  daha net teknik sonuçlar ortaya koyabileceğimizi düşünüyorum.









25 Ocak 2014 Cumartesi

Dahiler ve Borsa Yanılgıları!


Paul Krugman, günümüzde adını sıkça duyduğumuz ünlü bir iktisatçı. 2008 de Nobel Ekonomi Ödülü'nün sahibi. Bu ödülün dışında bir çok saygın bilim ödülü de almıştır. 50’den fazla kitap yazmıştır. Bunların bir kısmı dünyanın en iyi üniversitelerinde ders kitabı olarak okutuluyor. Bir çok kitabı Bestseller listelerinde en üstlerde. 

Gelgelelim, kişisel yatırımlarında yaptığı hatalar sonucu 2013 mart ayında kendine ait şirketinin iflas ettiğini öğreniyoruz! Bir çok hatalı yatırım kararlarından en dikkat çekeni 2008 Mortgage krizini önceden farkedemeyerek çok pahalıya satın aldığı emlağının, balonun patlamasıyla birlikte aşırı değer yitirmesi.  

İsaac Newton; Fizikçi, Matematikçi, Astronom, Mucit, Filozof ve Simyacı.Yer çekimini icat eden; Bilim İnsanları içinde çok farklı bir konuma sahip olan kişi... Başarılarını ödüllendirmek isteyen Kraliçe tarafından 1699'da Darphane Müdürlüğü'ne atanır. Newton o dönemde Borsaya da ilgi duymaya başlar. Ancak, 1721 yılında başlayan Borsa çöküşünü önceden farkedemediği ve çöküşte hissede yakalanarak çok büyük paralar kaybettiği rivayet edilir ve sorulduğunda şu itirafı yapmak zorunda kalır; “Gök cisimlerinin hareketlerini kolaylıkla hesaplayabiliyorum ama insanların (Borsanın) çılgınlıklarını asla."

Salomon Brothers'ta çalışırken adı kötüye çıkmış ünlü trader John Meriether, İki nöbel ödüllü ekonomist  ve aynı zamanda finans mucitlerinden Myron Scholes ve Robert  Merton (opsiyon fiyatlama teorisi ve metodolojisinin öncüleri)  ile eski Fed Başkan Yardımcısı David Mullins ve daha bir çok meşhur finansçıyı da ekibe dahil ederek 1994'te LTCM Hedge Fonu'nu kurarlar. Tanınmış bir çok yatırımcıdan topladıkları büyük miktardaki varlıklarla işe koyulurlar. Spreadler üzerine geliştirdikleri Stratejileriyle ilk bir kaç yıl olağanüstü karlar elde ederler. Stratejilerinin Büyük bir kayba yol açma olasılığını "6 milyarda bir" olarak hesaplamışlardır. 1998 yılında Asya ve Rusya krizleri piyasada spreadlerin açılmasına yol açar. "6 milyarda bir" olasılık gerçekleşir ve LTCM batar.

 Amerika'da 1995 yılından itibaren internet teknolojileri üzerine bir çok şirket kurulur ve kısaca dot-com adıyla bilinmektedirler. Beklenmedik bir şekilde, Risk Sermayesi Şirketleri bu şirketlerin hisselerine akın eder. Ardından müthiş bir çılgınlık dönemi başlar. Şirketlerin değeri bir anda sıfırdan Milyarlarca Dolara fırlar. Bu sayede çoğu şirket sahibi kısa sürede milyarder olur. Hisselerin değeri her ay katlanarak artmaktadır.

Gelmiş geçmiş en iyi iki Hedge Fonu yatırımcısı George Soros  ile Julian Robertson dot-com hisselerine en başından beri sıcak bakmazlar. Bu iki fon yöneticisi, bu hisselere hiç bulaşmadığı gibi Soros ve Robertson ısrarla bunun bir balon olduğunu ve çöküşün hep "çok yakın" olduğunu iddia ederler. Onlar böyle açıklama yaptıkça dot-com hisseleri her seferinde inadına daha da yükselir. Nihayet 1999 yılında Soros dayanamaz ve "dot-com hisseleri asla düşmeyecek galiba" deyip bu hisselerde pozisyon alır. O yıl Soros bu hisselerde fena sayılmayacak bir kar da elde eder. Ancak Robertson'un fonu Tiger Manangment uzun yıllardır uyguladığı "eski hisselerde uzun, yeni hisselerde kısa pozisyonda olma stratejisi" nedeniyle korkunç zarar yazar; daha dayanamaz ve o yıl iflas eder.

Ertesi yıl dot-com balonu patlar; sonu gelmez bir düşüş süreci başlamıştır. İflaslar falan derken 2001'e gelindiğinde hisselerin çoğu onda bir fiyatına düşer.  İngiltere Merkez Bankası'nı yenen ve sadece bir gecede o zamanın (1992) değeriyle 2 milyar dolar kazanç sağlayan yatırımcı olarak ünlenen Soros'un Quantum Fonu, o yıl dot-com hisselerinden  korkunç zarar eder.

Amerikan edebiyatının kurucusu sayılan ünlü yazar Mark Twain, ömrünün yarısını Borsalarda zengin olma hayali peşinde geçirmiş, ama servetini kaybetmekten başka bir şey elde edememiştir. Borsalarda asla kazanamayacağını anlayan Twain, alım satım yapmayı bırakır ve Edebiyata döner. Hepimizin bildiği "Tom Sawyer’in Maceraları"nı yazmaya başlar ve müthiş bir başarı sağlar. Bildiğiniz gibi Tom Sawyer karakteri zenginlerle mücadele eden ve onlara kafa tutan bir kişiliktir. Yani sizin anlayacağınız Twain borsalarda parasını kaptırdığı zenginleri, yazdığı romanlardaki kahramanıyla yenmeyi başarmıştır!

 Twain’in çok meşhur bir sözü de vardır. Borsalarda yaşadığı hayal kırıklığını şöyle anlatır: "Ekim, borsalar için özellikle tehlikeli aydır. Ondan sonra kasım, aralık, ocak, şubat gelir.  mart, nisan, mayıs, haziran, temmuz, ağustos ve eylül, sonraki tehlikeli aylardır! 

Bizde de kaybeden ünlü şahsiyetler vardır. Tanzimat döneminin ünlü edebiyatçısı Ziya Paşa da spekülasyona çok meraklı biri idi. Borsalarda çok ama çok para kaybetti. Meşhur Terkib-i Bend'ini bu kayıplar nedeniyle aşağıdaki beyitle sonlandırdığı söylenir:
Eyvah bu baziçede bizler yine yandık
Zira ki ziyan ortada, bilmem ne kazandık.
(Eyvah bu oyunda bizler yine yandık/ zarar ortada bilmem bu konuda biz ne kazandık!)

20 yıl boyunca aralıksız ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanlığı yapmış olan efsane Başkan Alan Greenspan, 1996 yılına gelindiğinde "mantıksız coşku" adıyla hafızalara yerleşen ünlü konuşmasında ABD Borsalarının aşırı şiştiği uyarısında bulunur. Balonun patlamak üzere olduğundan ve büyük bir çöküşten bahseder. Bu konuşmadan sonra yaklaşık 4 yıl boyunca Borsalar, (1997 Asya krizinde kısa süreli bir duraklama dönemi hariç) sıkıcı, "her an çakılacakmış bir görüntüde", ama sürekli yükselir. 2000 yılına gelindiğinde Geniş SP 500 Endeksi ikiye, NASDAQ Endeksi dörde katlanmıştır!

Dünyada en yaygın olarak bilinen ve okunan eser olan Ünlü "Robinson Crusoe" romanının yazarı Daniel Defoe 1690'lı yıllarda İngiltere'de Exange Alley'de filizlenen Borsa çılgınlığında sürekli yükselen hisse senetlerinin cazibesine dayanamaz ve yüklü alımlar yapar. Kısa süre sonra Borsada çöküş başlar. Hisselerin fiyatı yerle bir olur. o dönemde ticaretle de meşgul olan Defoe Borsadaki kayıpları nedeniyle iflas eder. Uzun yıllar kalan borçlarını ödemek zorunda kalır.

Aradan 30 yıla yakın bir süre geçtikten sonra yine İngiltere de, Tarihte "Güney Denizi çılgınlığı" adıyla bilinen yeni bir Borsa spekülasyonu dönemi başlamıştır. Hisse fiyatları önceden tahmin edilemeyecek seviyelere yükselmiştir. 1720 yılına gelindiğinde Defoe halka hitaben yaptığı konuşmalarda yatırımcıları defalarca uyarır. Ancak, neticede bir müflis olan Defoe'yi kimse dinlemez. Çok değil; bir yıl sonra belki de borsa çöküşlerinin en hızlı ve şiddetli olanı başlar. Kısa sürede tüm hisse senetlerinin çoğunun fiyatı onda dokuz'dan daha fazla düşer.
                                                                                   xxx

 Her bir bireyin tek başına katılımıyla ortaya çıkan insan kitlelerinin hırs ve çok kazanma arzularının sinerjisiyle oluşan mantıksız Borsa Çılgınlıkları ve yine aynı topluluğun beklenmedik bir şekilde duygu değişimine uğramasıyla oluşan korku ve panik neticesinde gerçekleşen Borsa Çöküşleri insan aklının, mantığının ve zekasının algı sınırlarının çok ötesindedir.

19 Ocak 2014 Pazar

Bist100'de Dönüş Sinyali Hala Yok!

Bist100 2013 Mayıs-Haziran aylarında başlattığı düşüş trendini devam ettiriyor. Zaman zaman dikkat çeken yükselişler olsa da her seferinde yükselişlerden daha fazlası geri alınıyor. Bist100 bu haliyle orta vadeli yatırım fırsatı arayanlar için -halihazırda- yatırım yapılabilir gidişatta gözükmüyor. Önceki dönemlerde "istisna" kabul ettiğimiz günlük kayıp oranlarını artık bugünlerde rutin kayıp oranları olarak görmeye başladık bile. Bugün el atılan hissenin yarın %3-5 kayıpta olması yüksek olasılık haline geldi.

Diğer yandan Bist100'ün iki haftadır nispeten yatay bir band içinde hareket ettiğini görmekteyiz. Her seferinde bandın alt kısmına yakın bir yerden dönen endeksin yatay desteği, yatırımcılara güven veriyor olsa da, dikkatli olunmasını öneriyorum. Nihayetinde Ana trend yönü aşağı ve bu durum değişinceye kadar doğal olarak, düşüşler, yükselişlerden daha fazla oranda olacaktır. Bu tespit, hisse alacak olanlar için tercih edecekleri hisseye ve zamanlamaya bağlı olarak, dezavantajlı başlangıç anlamına gelebilir.
Bu günlerde Bist100 endeksini Bollinger Göstergesi'ni dikkate alarak incelemekte fayda görüyorum. Günlükte, standard değerli Bollinger Göstergesi açısından ilk dikkatimizi çeken tabi ki endeksin, Bollinger Alt Band'a temas etme isteğinde olduğudur. Bu durumda, bu seviyelerden ziyade şu an 64185 seviyesinde olan alt band (veya biraz aşağısı) görüldükten sonra yukarı  yönde tepki oluşması beklentisi daha teknik bir yaklaşım olacaktır.

İkinci ve daha önemli nokta ise endeksin son üç hamlesinden hiç birinde Orta Bandı kalıcı olarak kırıp üst banda ulaşamamasıdır. Bu husus bile tek başına endeksin bugüne kadarki zayıflığını açıkça ortaya koymaktadır.

Sonuç olarak; orta vadede olduğu gibi kısa vadede de trend aşağı yönde. Bu vadede bile olumlu düşünebilmem için en azından 66980 üstünde kapanış olması veya daha iyisi, TD Lines kırılma seviyesi olan 67470 seviyesinin yukarı geçilmiş olması gerekiyor.
Fikir vermesi açısından Elliott analizimde, tercih ettiğim sayıma göre kısa vadede birbirinden çok farklı sonuçları olmayan iki alternatif sayımı aşağıya ekledim.
YASAL UYARI:
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

17 Ocak 2014 Cuma

Dolar'da Kritik Seviye 2.1876 TL

USD/TL yükselişine devam ediyor. Dün en yüksek 2.2122'yi gördü. Şu an 2.2091 seviyesinde. USD/TL paritesi bugün, an itibariyle yatay seyretmekle beraber 2.1551 seviyesinden aldığı dip desteği ve oluşan momentumla birlikte, yükseliş potansiyeli taşımaya devam ediyor. Teknik olarak 1.99-2.05 seviyelerinde gerçekleşen üçgen formasyonunun hedefinin 2.22 ile 2.25 seviyeleri arası bir yerde sonlanması gerekir.

USD/TL paritesi orta ve uzun vadede zaten yükseliş trendi içerisinde. Göstergeler bu vadelerdeki yükseliş trendinin daha da devam edeceğini gösteriyor. Orta ve uzun vade ile ilgili öngörülerimin detayları bir önceki Dolar analizimde mevcut. Burada esas merak edilen şey yükseliş trendi içerisinde bu günlerde kısa vadeli bir gerileme olup olmayacağı hususudur.

Yukarıda da belirttiğim gibi kısa vadede de yükselişin devam edeceğini düşünmekle birlikte 2.1876 seviyesinin aşağı geçilmesi halinde Dolar açısından kısa vadeli olumlu teknik görünümün bozulacağını ve 2.15 seviyelerine kadar gevşemeler görülebileceğini düşünüyorum.
YASAL UYARI:
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

13 Ocak 2014 Pazartesi

USD/JPY Paritesinde Kısa ve Orta Vade Elliott Analizi

USD/JPY paritesinde en son analizimizi 25 kasım tarihinde yapmıştık. Geçen zaman zarfında o analizimizde paylaştığımız Elliot sayımı doğrultusunda bir fiyat hareketi gerçekleştiğini görüyoruz. 
Paritede bu günlerde kısa vadeli bir düzeltme hareketi devam ediyor. Çok sürmeden sonlanacağını ve yeniden yükseliş olacağını tahmin ediyorum. Gerilemenin Fibonacci % 23 ve % 38 geri alış seviyeleri olan 103.30 veya 102.30 seviyelerine kadar yaklaşması beklenebilir. Devamında ise fiyatın üstteki grafikte de gösterdiğim sayım doğrultusunda devam etmesi durumunda son bir atakla 105 veya 106'lı seviyelerin test edilmesi beklenecektir. 
USD/JPY paritesinde 105.44 seviyesinin üstünde hareketler görmemiz halinde tercih ettiğim sayıma göre Primary 1 dalgası sonlanmış veya sonlanmak üzere olabileceğinden bu alternatife göre, devamında ciddi bir düşüş beklememiz gerekiyor.  Bu olasılığı ve tercih ettiğim ana sayımı aşağıdaki grafikte görebilirsiniz.











YASAL UYARI:
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

10 Ocak 2014 Cuma

EUR/USD Düşmek İstiyor Ama...


EUR/USD. 1.3892 seviyesini gördükten sonra 1.3676'nın da kırılmasının etkisiyle bir miktar daha geriledi. En düşük 1.3547 görüldükten sonra paritenin fiyatı şu sıralar 1.3605 civarında. Teknik olarak baktığımızda yaklaşık 2 ay süren orta vadeli yükseliş trendinin (mavi kanal) kırıldığını görüyoruz. Aslında parite bu kırılmanın gereği olarak daha da düşmek istiyor ama iki husus bunu engelliyor.
Bunlardan ilki paritenin iki ayağından biri olan Dolar ile ilgili. Halihazırda beklenti dahilinde olan ve geçen ay başlayan FED'in parasal sıkılaştırma arzusunun devam edip etmeyeceği hala belirsizliğini koruyor. Görünüşe göre piyasa katılımcıları FED'in sıkılaştırmaya devam edip etmeyeceğinden, edecekse miktarı artırıp artırmayacağından emin olamıyor. Bundan emin olamayan ama yine de sıkılaştırmanın devam edeceği yönünde beklenti içerisinde olan piyasa oyuncuları en uygun bekleme yeri olarak 1.3565-1.3700 aralığını tercih etmiş olabilir.
İkinci husus, trend ile ilgili. Yukarıda bahsettiğim ve grafikte gösterdiğim iki aylık yükseliş trendi aşağı kırıldı ama piyasa oyuncuları bu kırılmadan da emin değil, görünüyor. Ben piyasanın en azından kısa bir süre bu kırılmanın gerçek olup olmadığını test etmeye çalışacağını, yani kırılan trendin alt kanalına yaklaşmak isteyeceğini tahmin ediyorum. Böylece kırılan trendin direnç bölgesi  haline gelip gelmediği de anlaşılmış olacaktır.
Teknik kriterler, orta vade trendin şimdilik aşağı yöne döndüğünü gösteriyor. Her ne kadar yukarıda bahsettiğim şekilde yukarı yönde tepki hareketleri beklentim dahilinde ise de üstte bahsettiğim iki husustan emin olunduğu anda sert satışlar görülebilecektir. Bu anlamda ileriki günlerde yükselişlerin satış için fırsat oluşturabileceğini dikkate almalıyız.
Yukarı tepkilerin fibonacci % 38 ve % 61 geri alış seviyeleri arası olan 1.3685 ile 1.3765 aralığına kadar gerçekleşmesi, ihtimal dahilindedir. Ancak bu tepkinin kırılan yükseliş kanalının içinde yeniden günlük  kapanışlar yapmayla sonuçlanması halinde kırılmanın sahte olma ihitmali artacağından böyle bir durumda 1.3892 üstünde  hareketler görebiliriz. Öte yandan yeterli yukarı tepki olmadan yeniden 1.3547'den daha aşağı hareketler görülmesi halinde kısa ve orta vadede 1.3445 ve 1.3380 seviyeleri gündeme gelecektir.
Güncel durum haricinde EUR/USD'nin trend dönüş olasılığının belirdiği durumlarda dikkate aldığım önemli diğer husus, bir alternatif olarak takip ettiğim ve orta-uzun vade hedefi 1.17 veya daha aşağısı olan Elliott sayımımla ilgili. Bu alternatif sayımın yönünde oluşacak fiyat hareketleri alternatifin gerçekleşme ihtimalini artıracağından gerek uzun süre trend yönünde işlem yapma imkanının doğabilecek olması ve gerekse döviz yatırımı anlamında Euro mu, Dolar mı Sepet mi sorusuna önemli bir cevap oluşturabilecek olması açısından önemli. Ancak şimdilik bu konuda bir şey söylemenin erken olacağını düşünüyor ve bu hususu irdelemeyi ileriki günlere bırakıyorum.
YASAL UYARI:
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

8 Ocak 2014 Çarşamba

Altın'da Kritik Dönem!


Altın'da uzun süredir devam eden her vadedeki düşüş trendlerinden sonra geçen hafta 1210 seviyesinde gerçekleşen kısa vadeli trend kırılması ile en azından bu vadede trend yönü yukarı döndü. Devamında ise, 1248 test edildikten sonra fiyatın bir miktar geri çekildiğini görüyoruz. 
Kısa vade yükselişin orta vadeye yayılıp yayılmayacağı ile ilgili henüz bir netlik yok. Ancak trend kırılma seviyesi bize bu konuda ipuçu verebilir. 1210 kırılma seviyesinin yeniden görülmesi Altın'da yükselişin yeterli momentuma ve güce sahip olmadığını düşünmemiz için yeterli. Bu nedenle bu seviyeyi yakından takip etmeliyiz. 1210 üstünde olduğumuz sürece Altın için olumlu düşünebiliriz. bu takdirde 1250 ve 1269 seviyeleri teknik olarak hedef haline gelebilir.
1210 seviyesinden daha aşağısının görülmesi halinde ise bir iki hafta, 1182-1248 gibi geniş bir aralıkta dalgalı hareketler görmemiz mümkün olabilir.
 
Altın için esas kritik durum elliott sayımları ile ilgili. Takip ettiğim sayımda primary [A] sonlanmış olabilir. Bu takdirde orta vadede 1400-1500 civarını hedefleyen Primary [B]'nin başlamış olma ihtimali var. Ancak rehber ilkelerdeki problemler, bu sayımda tereddütler yaşamamıza neden oluyor.
Öte yandan diğer alternatif olan İntermediate 4 içinde devam eden Minor C alternatifi yassı kalıp olarak daha kurallı ilerliyor ve bu alternatifin hedefi 1430 civarı. Ancak her iki alternatifin yönlerinin aynı ve hedeflerinin birbirine yakın olması nedeniyle şimdilik herhangi birini seçmek zorunda kalmıyoruz. Altın fiyatının 1250 seviyelerine yükselmesi halinde bu iki alternatifi daha güçlü takip etmeye başlayabiliriz.
Diğer yandan 1276 görülmeden 1182'nin görülmesi halinde yeniden Primary [A] üzerinden sayıma devam etmek zorunda kalacağız. Bu durumda Altın fiyatında yeni dipler görülecektir.
Sonuç; Kısa vade yön yukarı ancak 1210'un görülmesi teknik olarak Altın fiyatının momentum kaybetmesine yol açar ve devamında yatay bir seyir içine girmesi mümkündür. Öte yandan Elliott sayımlarında Primary [B] veya Minor C'nin başlamış olma ihtimali, 1282 iptal seviyesi olmak üzere orta vadede 1400-1500 seviyelerini gündeme getirebilir.
YASAL UYARI:
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

7 Ocak 2014 Salı

Bist100'de 67050 Seviyesine Dikkat!


Bist100 günü yükselişle tamamlayarak, 68598 seviyesinden kapattı. En son görülen dip seviye olan 61150 dikkate alınarak bakıldığında % 12 civarı bir yükseliş sözkonusu. 
Ancak buna rağmen dikkat edilecek hususlar olduğunun altını çizmeliyim. Grafikte kırmızı kanal çizgilerinden de görüleceği üzere Anatrend aşağı yönlü. İlaveten orta vade trendin de hala aşağı yönlü olduğunu görmekteyiz. Gerçekleşen son yükselişlerin  Anatrend'in tersi yönünde olduğunu hatırlatmak istiyorum. Ayı Piyasası içinde bu tür yükselişler olması her zaman mümkündür. Hisse alma düşüncesinde olan veya almış olanların trend yönlerini dikkate almalarında fayda olacağını düşünüyorum.
Teknik sinyallerde 67050 seviyesi (Viop'ta 82750) oldukça önemli . Bu rakamın altında hareketler (özellikle günlük kapanış) 64900 seviyelerinin test edilmesine neden olabilir. Bu seviyelerden de satışların hızlanması halinde Ayı Piyasasında olunmasının ve gündemin de etkisiyle yeni dipler hedef haline gelebilir. 
67050 üstünde kalmak şartıyla 70050 ve 70600'lü seviyelere kadar yükselişler görülmesi mümkündür.
YASAL UYARI:
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

5 Ocak 2014 Pazar

Dolar Yükselişine Devam Eder mi?

Dolar'ın fiyatı zirvelerde ve artık "daha da yükselecek mi?" sorusu, çok sık sorulmaya başlandı. Haftalık kapanış fiyatı 2.1766 ve önümüzdeki haftalarda daha da yukarı hedeflerin görülme ihtimali artıyor. Analizlerimi takip edenler, bir süredir, Dolar'ın yükselme eğiliminin güçlü olduğundan sık sık bahsettiğimi ve bazı teknik riskleri ortaya koyduğumu hatırlayacaklardır. Bu sefer ayrı ayrı analizlerde vurguladığım sözkonusu riskleri güncel durumla birlikte birarada değerlendireceğim.
İlk önce TL aleyhine olup, görmezden gelemeyeceğimiz teknik hususları ortaya koymak istiyorum.
İlk olumsuzluk, 2001-2011 yılları arasında devam eden ucuz Dolar  döneminin  artık geride kalmış olması. Ucuz Dolar dönemi sona erince, ucuz ithal malları ve düşük enflasyon dönemi de geride kalmış oluyor. Aslında, "tatlı bir tüketim dönemi, bir süreliğine sona ermiş oluyor" desek daha doğru olur. Bu durum, grafikte gösterdiğim ve 1.80 seviyesinden geçen kırmızı çizgiden açık bir şekilde belli oluyor. 11 yıl boyunca Dolar’ın fiyatının bu seviyelerden birkaç kere geri döndüğünü ve 1.20-1.80 arasında dalgalandığını biliyoruz. Ancak 2012 yılından itibaren Dolar’ın fiyatı başka bir rotaya, bu çizgiyi kırarak yukarılara yönelmiş durumda. Bahsettiğim kırmızı çizgi seviyesinin kalıcı olarak geçilmiş olması, ekonomik ve finansal anlamda bambaşka bir dönemin başlamış olduğunu işaret ediyor.
İkinci teknik olumsuzluk; yine aynı grafik üzerinde mavi çizgiyle gösterdiğim Ana Trend çizgisi. Bu trendin zaman olarak 2008 yılından ve taban olarak 1.14’ten başladığını görüyoruz. Trend beşinci yılında ve Dolar lehine, oldukça sağlam bir yapıya sahip. Teknik olarak şimdilik bu trendin terse döneceğine dair hiçbir belirti yok. Ben bu trendin belirleyici olduğunu düşündüğümden USD/TL ile ilgili alınacak yatırım kararlarında daima dikkate alınmasının yararlı bir yaklaşım olacağını düşünüyorum.
Dolar'ın fiyatının, enflasyonun düşük seyretmesi, ekonomik canlılığın devamı vb. bir çok ekonomik dengelemeyi yerine getiren kur seviyesi olan 1.20-1.80 seviyeleri dışına çıkması, kötünün iyisi diyebileceğimiz yeni denge seviyesi olan 1.80-2.00 aralığını gündeme getirmişti. Ben, Merkez Bankası'nca, en azından bir süreliğine fiyatın bu seviye içinde tutulmaya çalışılacağını bekliyordum. Böyle yapılmaya çalışılmış olmakla birlikte çabaların sonuçsuz kaldığını ve bu durumun beklenenden kısa sürdüğünü söylemeliyim. Açıkçası bu durum Dolar fiyatının kontrolden çıkmış olabileceği izlenimi vermektedir.
Bir diğer husus, TL’nin yerel nedenlerle Dolar karşısında değer kaybı, konjonktürel olarak bizzat Dolar’ın değer kazanacağı dönemle birbirine eklenebilir. Bu durumda USD/TL'nin fiyatı çok daha sert hareketler yapacaktır. Dolar’ın  konjonktürel bir artış dönemine girebileceği ihtimalinin işaretleri de yok değil!
Ayrıca piyasalarda MB’nin Dolar’ın değer kazanmasını engelleyecek düzeyde müdahalede bulunmadığı kanısı hakim. Bunun sebebinin, Dolar’a müdahalenin aynı zamanda sıkı para politikası (piyasadan TL çekmek) anlamına geliyor olmasından kaynaklandığını tahmin ediyorum. Büyük ihtimalle bu dönemde piyasada oluşacak likidite sıkışıklığının ortaya çıkaracağı olumsuz sonuçlardan çekiniliyordur. 
Bunun yanında TL'nin değer yitirmesinin önüne faiz artırma yoluyla geçilmek istenmediği, piyasa oyuncularınca çok net bir şekilde biliniyor. Bu durum, doğrudan müdahalelerin de yetersiz kalmasıyla birlikte, TL'nin neredeyse tamamen savunmasız kaldığı anlamına geliyor. 
İki teknik husus (11 yıllık yatay hareketin bitmiş olması ve 2008’de filizlenmeye başlayan ve beş yıldır devam eden Dolar’ın yükseliş trendi) ile devamında bahsettiğim konjonktürel risk ve müdahalelerin yetersizliği hususları; esasında Dolar’ın gidişatı için bize oldukça net fikirler veriyor. 
Ancak Dolar’daki bu yükselişi bir tür kriz veya kriz belirtisi olarak yorumlamaya kalktığımızda şöyle bir avantaj da mevcut; geçmişte, defalarca benzer krizlere yakalanmış bir ülke olarak, krizlerle ilgili oldukça fazla tecrübe ve bilgi birikimine sahibiz. Krizlere karşı bağışıklık sistemimiz gelişmiş ve ülke veya şirketler olarak nasıl mücadele edeceğimiz hakkında deneyime sahibiz. Bu deneyimler, gereken adımların atılması şartıyla , sürecin olumsuzluklarını bertaraf etmede işe yarayabilir.
Fiyat hareketlerini tahmin etmede trendleri belirlemenin çok önemli bir kıstas olduğunu hepimiz biliyoruz. Üstteki grafikte Anatrend yönünde uzun ve orta vade trend kanallarını gösterdim. Mavi renkli olan uzun vadeli trend kanalı, çok geniş bir mesafede ilerliyor ve şu an üst bandı 2.54’ten geçiyor. Teknik bir olasılık olarak fiyatın bu seviyeye (kanalın üst bandına) ulaşması, ihtimaller arasındadır. Diğer yandan fiyatın, kırmızı çizgilerle gösterdiğim orta vadeli band içinde ilerlemesi yine teknik açıdan daha makul bir trend yaklaşımı olacaktır.
Burada bir parantez açarak grafikte daire içerisinde gösterdiğim şubat 2012-nisan 2013 dönemindeki yatay fiyat hareketinin olduğu döneme değinmek istiyorum. Bu dönem, tahminime göre şimdi bu seviyelere varan fiyat hareketinin altyapısının oluştuğu zaman dilimi ve fiyat bölgesi olmalıdır. 
Yaklaşık 1.75-1.85 fiyat seviyelerinde sıkışan ve 14-15 ay süren, elinde Dolar tutan için bıktırıcı olarak kabul edilebilecek bu süreçte iyi öngörü sahibi olanların (genelde kurumsal ve profesyonel yatırımcılar) alım eğiliminde, diğer yatırımcıların ise satış eğiliminde olduğunu ve bu dönemde rol değişiminin gerçekleştiğini söyleyebiliriz. 
O bölgeyi ve zaman dilimini bir enerji birikme bölgesi olarak nitelendirirsek devamında gelen fiyat hareketinin o bölgedeki birikimle, her açıdan (mesela zamansal) eşdeğer olacağını söyleyebilirim. Bu durum bize yukarı yönlü fiyat hareketinin henüz sonlanmamış olduğu konusunda ipuçları vermektedir.  
Kısa vadeye gözattığımızda, grafikte gösterdiğim üçgenin formasyon hedefi en az 2.25. Anatrend yukarı yönde olduğundan bu hedef daha da yukarıya taşınabilir. 2.14 seviyesine kadar olan geri çekilmeler yukarı yönde olan kısa vade trendin yönünü değiştirmeyecektir. 
Son olarak bir önceki analizimde paylaştığım uzun vadeli Elliott sayımımı bu analizle bütünlük oluşturması açısından buraya da aldım. Görüldüğü gibi bu sayım 3-4 yıllık bir periyotta oldukça ilginç sonuçlar ortaya koyuyor. Ancak bunun alternatif bir sayım olduğunu, elliott sayımlarının paritelerde her zaman iyi sonuçlar vermediğini ve fiyat buradaki sayıma uygun ilerledikçe takip etmekte fayda olduğunu bir kez daha belirtmek istiyorum.
Sonuç; USD/TL paritesinde anatrend uzun süredir yükseliş yönünde ve şimdilik biteceğine dair herhangi bir emare yok. Tam aksine TL aleyhine riskler oldukça fazla. Şimdilik dolar artmıyor, TL değer kaybediyor. TL’nin değer kaybetme sürecine Dolar’ın değer kazanma sürecinin de eşlik etmesi halinde kısa vadede 2.30 ve orta vadede 2.50-2.70 seviyeleri hedef haline gelecektir. 
Diğer yandan 2.14 seviyesinin aşağı geçilmesi halinde kısa vadeli bir düzeltmeden bahsedebiliriz. 2.09'dan daha aşağısı görülmediği sürece orta vadeli hedefler önemini korumaya devam eder. Ancak 2.09'dan daha aşağıda bir kapanış halinde paritenin  1.99 seviyesinin üstünde yatay bir hareket sürecine girmesi ihtimali yüksektir. 
Anatrend'in (uzun vadeli trend) değişmesi için herhangi bir seviyenin aşağı yönde geçilmesinden ziyade kısa vadede oldukça sert ve aralıksız şelale  düşüşlerinin olması ve devamında şimdilik 1.92'den geçen Ana Trend alt kanalının kırılması gerektiği kanısındayım. Ancak o zaman,  2-3 yıl sürecek bir düşen dolar ve yükselen tahvil-hisse senedi piyasası ile ekonomik görünümde iyileşmeler görebiliriz.
YASAL UYARI:
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.