Bir finans yılı daha sonlanmak üzere. Konuya Ons Altın'ın (XAU/USD) yıllık grafiğiyle başlayalım. Grafikte 1999'dan itibaren 2011 yılına kadar 12 yıl süren soluksuz bir yükseliş görüyoruz. Hiç bir yılın zirvesi bir öncekinden daha aşağıda olmamış; aynı şekilde (2001 hariç) hiç bir yılın dibi de bir öncekinden daha aşağıda değil. Buna bir tür 'süper boğa piyasası' diyebiliriz. Bunun öncesinde ise Ons Altın'ın % 76 değer kaybetmesiyle sonuçlanan ve tam 20 yıl süren bir ayı piyasası var.
Altın her halükarda bir emtia. 1999'da başlayan 'Emtia Boğa Piyasası'nın hemen öncesinde kapitalizmin fazla mürekkep görmemiş (her kitapta yazmayan) inceliklerine vakıf olan emtia yatırım gurularının, bir çok dev finans kurumunun ve çoğu fon'un ve doğal olarak emtia üreticilerinin, yakında başlayacak olan bu piyasaya bir kaç yıl öncesinden hazırlık yapmış olduğunu biliyoruz. 1980'den sonra yavaş yavaş küçültülen ve sonra çoğu kurumca kapatılan emtia departmanlarının boğa piyasası başlangıç yılı öncesinde yeniden açıldığını, sadece boya, badana ve teknik ekipman vs ile değil, bir kaç yıl hiç bir iş yapmadan bekletilme maliyeti göze alınan uzman personelle de donatıldığını bilmekteyiz.
Diğer emtialar için ne yapıldıysa Altın emtiası için de aynısı yapıldı. Hatırlayanlar çoktur; tüm tepkilere rağmen siyanürle altın çıkartma tekniği teşebbüsünden bir türlü vazgeçilmemişti. Üç yıl önce Altın'ın geldiği fiyat zirvesinden (1921$) aşağıya eğilip baktığımızda o zirveye ulaşılacağının, en azından bazı emtia üreticileri tarafından tahmin edilebildiği öngörüsüne bakarsak bir çok şey yerine oturuyor; ufuktaki muhtemel boğa piyasasından, yani yüksek kar beklentisinden vazgeçmek zor olmalı...
Yine ilk grafiğe dönecek olursak 2011'den günümüze kadar Altın'ın ve genelde tüm emtianın gerilediğini görüyoruz ki bu konunun üzerinde daha önce bir çok kere durduk. Peki, 20 yıllık ayı piyasasından sonra başlamış olan boğa piyasasının 12 yılda (2011'de) bitmiş olabileceğini söyleyebilir miyiz? Bu sorunun cevabı önemli; çünkü cevap evet ise en azından bir kaç üç yıl daha emtia ve Altın ayı piyasasının (güncel düşüş trendinin) devam etmesi gerekir. Benim kişisel tahminim, boğa piyasasının, 2011'den beri devam eden ara düzeltmeye rağmen en azından 20 yılı dolduracağı yönündedir (şu an 15. yıldayız).
Diğer yandan Elliott Dalga Teorisinin ve Sosyonomi Bilimi'nin bir çok duayeni, genel anlamda kapitalizmin (daha özelde batı uygarlığının ve sanayi devriminin) sosyal, ekonomik, finansal vb. unsurlarıyla birlikte bundan önceki bir kaç yüzyılda görülenlerden daha büyük ölçekte bir düzeltme dalgasıyla (gerileme dönemiyle) karşı karşıya olduğunu iddia etmektedirler (bendeniz de bu görüşteyim). Bu açıdan bakıldığında emtialarda ve Altın'da yarım kalmış bir süper boğa piyasasının mümkün olabileceği ihtimalinden bahsedebiliriz. Bu durumda, kayıt altına alındıklarından beri şaşmadan devam eden emtia döngülerinin sonuncusu (aslında, vazgeçilmek istenmeyen kurulu düzen-sistem) ile Elliott dalga döngüleri (doğa yasası) arasında bir çatışma olduğunu görmemiz gerekir.
İnsanoğlu başka bir doğa yasasını kullanarak bir doğa yasasının gerçekleşmesini -sadece zamansal olarak- engelleyebilen, öteleyebilen tek canlıdır. Örneğin havaya fırlatılan her cisim yer çekimi kanununa maruz kalır ve yere düşer, ancak insanlar başka doğa yasalarını kullanarak (uçağı icat ederek) yer çekimi kanununun sonuçlarını, yani düşmeyi bir süreliğine erteleyebilmeyi başarabilmektedir. Örnekler çoğaltılabilir. Burada önemli olan şudur; sonuç değişmemektedir, sadece zamansal öteleme mümkün olabilmektedir. Bizzat teorinin kurucusu R.N Elliott tarafından doğa yasası olarak tanımlanmış olan 'Elliott Dalga Teorisi'nin -döngü hedeflerinden bağımsız olarak- zaman boyutu için de aynı durumun söz konusu olabileceğini tahmin ediyorum.
Elliott Dalga Teorisi sadece veya çoğunlukla, bilimin yerleşik kültür haline gelmediği ülkelerin üst karar mekanizmalarında dikkate alınmamaktadır: Gelişmiş Ülkelerin ve uluslararası bir çok antlaşmanın bazı önemli düzenlemelerinde Elliott Dalga Teorisinin açıkça dikkate alındığını gözlemliyorum; özellikle risk kontrolü alanında. Örneğin kapitalizmin en temel iki unsuru olan ve gelişmiş ülkelerde yoğunlaşan şirket ve sermaye, tüm ülkelere aşamalı ve sadece ödünç olarak transfer edilmek suretiyle diğer artılarının yanında aynı zamanda riskin dünya geneline dağıtılarak her bir parçanın etki çerçevesinin azaltılmasını, bütüne daha az zarar vermesini hedeflemektedir. Bunu basit bir biçimde daha çok kar elde etme güdüsünün bir sonucu olarak izah etmek kısmen doğru ama eksik bir yaklaşımdır. Tam da Elliott Dalga teorisinin söylediği gibi sanayileşmiş ülkelerin tarihsel yükseliş dalgasının doğal bir sona doğru yaklaştığının ve bu haliyle ilerleyen yıllarda hem büyük bir riskin hem gittikçe azalacak olan kar öngörülerinin belirginleştiğinin farkedilmesi nedeniyle alınan önlemler olarak değerlendirmek daha doğru bir yaklaşım olacaktır.
Emtialar diğer finansal enstrümanlardan farklıdır; fiyatları, doğrudan üretimde kullanılmalarından kaynaklanan reel-fiziki talep ile oldukça ilişkilidir. Düşen emtia fiyatları sadece güncel talep azlığı-arz fazlalığının değil, aynı zamanda yakın gelecekte gerçekleşmesi beklenen talep ve dolayısıyla ekonomik aktivite daralmasının da işaretidir. Elliott Dalga teorisine göre beklenen tarihsel ölçekteki düzeltme dalgası ve emtia fiyatlarının kayda değer gerilemesi sürecinin, düşük küresel ekonomik aktivite beklentisiyle aynı yönde ilerliyor olması dikkate alınması gereken önemli bir sinyaldir.
Bundan önceki bir kaç yüzyılda ekonomik gelişme-büyüme dönemlerinde Varlık (Emtia, Hisse Senedi, Şirket, G.Menkul vs.) fiyatlarının reel değeri artarken Para'nın reel değerinin düştüğünü gördük. Aynı şekilde ekonomik gerileme-kriz dönemlerinde ise varlık fiyatlarının düştüğünü, Para'nın reel değerinin arttığını gözlemledik. EW perspektifinin bu seferki öngörüsünün büyüklük ölçeğinin karşılığı, bir anlamda hem Varlık hem de Para'nın birlikte reel değer kaybetmesini ifade ediyor. Bu nasıl olur? Şimdilik bölgesel boyutta gerçekleşen negatif faiz (para'ya olan talep gücünün zayıflığı) ile emtia fiyatlarındaki zayıflamanın aynı dönemde birlikte gerçekleşiyor (gerçekleşebiliyor) olması, bu sorunun cevabı olabilir.
Alınan otorite önlemleri işe yararsa problemlerin 5-7 yıl daha ötelenip ilk etapta altın ve petrol gibi öncü emtialar olmak üzere tüm varlık fiyatlarının fiyat patlaması yapması ve dolayısıyla 2008 yılı öncesi zirve fiyatlarının görülmesi, hatta çok üzerine çıkılması olasılığı yüksektir. Tersi olur ve önlemler işe yaramazsa entresan bir şekilde hem Varlık yatırımlarından hem paradan (doğal-mecburi) kaçış başlar ve "merak etmeyin, sahip olduğum gücümle, en geç 30 yılda gerekirse yeni bir düzen kurarım" anlamına gelen 30 yıllık ABD Hazine Bonosu tek güvenli liman olarak sahnedeki yerini alır.
Güvenli liman olduğunu kesin olarak bildiğimiz 30 Yıllık ABD Hazine Bonolarının, bir önceki paragrafta bahsettiğim anlama gelip gelmediği, araştırdığım bir husus değildir. Sadece öyle olduğunu tahmin ediyorum. ABD'nin öncü ekonomik ve küresel güç haline geldiği son 100 yıl içerisinde, Birinci ve İkinci Dünya Savaşı dönemleri ile 1970-Bretton Woods sisteminin çöküşü dönemi olmak üzere küresel ekonomik sistem, üç defa büyük tehlikeyle karşılaşmış, üçünde de ABD gereğini yaparak sistemin devamını sağlayabilme başarısını göstermiştir. Bu nedenle hem tüm büyük ulusal-uluslararası sermayelerin hem de çoğu ülkenin bu çerçevede ABD'ye (doğal olarak 30 yıllıklara) olan güveni, hatta gerekirse desteği sınırsızdır. Ancak, Elliott Dalga Teorisi'nin bir çok duayeni, bu kez karşılaşılacak olan düzeltme dalgasının hem zaman hem fiyat ölçeğinde öncekilerden bir derece daha büyük olması gerektiğini vurgulamaktadırlar.
Altın'a, Diğer Emtia fiyatlarına, hatta tüm Varlık değerlerine ve Para dediğimiz şeye bu yönden de bakmak gerekir. Hatta zamanıdır, diyebiliriz.
YASAL UYARI:
Bundan önceki bir kaç yüzyılda ekonomik gelişme-büyüme dönemlerinde Varlık (Emtia, Hisse Senedi, Şirket, G.Menkul vs.) fiyatlarının reel değeri artarken Para'nın reel değerinin düştüğünü gördük. Aynı şekilde ekonomik gerileme-kriz dönemlerinde ise varlık fiyatlarının düştüğünü, Para'nın reel değerinin arttığını gözlemledik. EW perspektifinin bu seferki öngörüsünün büyüklük ölçeğinin karşılığı, bir anlamda hem Varlık hem de Para'nın birlikte reel değer kaybetmesini ifade ediyor. Bu nasıl olur? Şimdilik bölgesel boyutta gerçekleşen negatif faiz (para'ya olan talep gücünün zayıflığı) ile emtia fiyatlarındaki zayıflamanın aynı dönemde birlikte gerçekleşiyor (gerçekleşebiliyor) olması, bu sorunun cevabı olabilir.
Alınan otorite önlemleri işe yararsa problemlerin 5-7 yıl daha ötelenip ilk etapta altın ve petrol gibi öncü emtialar olmak üzere tüm varlık fiyatlarının fiyat patlaması yapması ve dolayısıyla 2008 yılı öncesi zirve fiyatlarının görülmesi, hatta çok üzerine çıkılması olasılığı yüksektir. Tersi olur ve önlemler işe yaramazsa entresan bir şekilde hem Varlık yatırımlarından hem paradan (doğal-mecburi) kaçış başlar ve "merak etmeyin, sahip olduğum gücümle, en geç 30 yılda gerekirse yeni bir düzen kurarım" anlamına gelen 30 yıllık ABD Hazine Bonosu tek güvenli liman olarak sahnedeki yerini alır.
Güvenli liman olduğunu kesin olarak bildiğimiz 30 Yıllık ABD Hazine Bonolarının, bir önceki paragrafta bahsettiğim anlama gelip gelmediği, araştırdığım bir husus değildir. Sadece öyle olduğunu tahmin ediyorum. ABD'nin öncü ekonomik ve küresel güç haline geldiği son 100 yıl içerisinde, Birinci ve İkinci Dünya Savaşı dönemleri ile 1970-Bretton Woods sisteminin çöküşü dönemi olmak üzere küresel ekonomik sistem, üç defa büyük tehlikeyle karşılaşmış, üçünde de ABD gereğini yaparak sistemin devamını sağlayabilme başarısını göstermiştir. Bu nedenle hem tüm büyük ulusal-uluslararası sermayelerin hem de çoğu ülkenin bu çerçevede ABD'ye (doğal olarak 30 yıllıklara) olan güveni, hatta gerekirse desteği sınırsızdır. Ancak, Elliott Dalga Teorisi'nin bir çok duayeni, bu kez karşılaşılacak olan düzeltme dalgasının hem zaman hem fiyat ölçeğinde öncekilerden bir derece daha büyük olması gerektiğini vurgulamaktadırlar.
Altın'a, Diğer Emtia fiyatlarına, hatta tüm Varlık değerlerine ve Para dediğimiz şeye bu yönden de bakmak gerekir. Hatta zamanıdır, diyebiliriz.
YASAL UYARI:
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

















