31 Ağustos 2013 Cumartesi

BIST100'DE SON DURUM

26 Ağustos'ta yaptığım analizden her hangi bir sapma yok. Gidişat analizimde yazdığım şekilde  devam ediyor. Ancak kritik günlerde olduğumuzdan güncellemeyi biraz daha sık yapma gereği duydum.

Güncel durumu ve takip ettiğim iki alternatif elliot sayımını üstteki grafikte güncelledim. Son analizde 63 bin-65 bin aralığının görüleceğini yazmıştım. Fiyat 63900'ü gördü. Mavi ve kırmızı çizgilerle gösterdiğim her iki alternatif halen devam ediyor ve bu alternatiflere göre 63900 den daha aşağısının kısa bir süre sonra yeniden görülmesi gerekiyor. Bundan önce 1-2 hafta yatay bir band hareketi olmalı.
Ancak bu bir analizdir ve her analiz doğru çıkacak diye bir şey yok. Bir ihtimal olarak söylüyorum: 63900 den daha aşağısı görülmeden 70 bin seviyesi (özellikle de 72070 seviyesi) yukarı kırılırsa mavi çizginin hedef gösterdiği 95 bin veya daha yukarısı ile kırmızı çizginin gösterdiği 21 bin altı hedefleri uzun bir süre ortadan kalkar. Böyle bir durumda tüm bilgilerimizi sıfırlayıp yeni bir rota tespit etmemiz gerekecek.
Üsteki grafik yabancı oranını gösteriyor. gördüğünüz gibi cuma günü hariç, yabancı fonlar sert satışlara devam ediyor. 
Son olarak Türkiye'de Elliot'un duayeni olarak gördüğüm Sayın Tuncer Şengöz'ün takip ettiği bist100 elliot sayımını vermeyi uygun gördüm. grafik aşağıda...
Sayın Şengöz'ün bloğuna bu bloğun "Favori Sitelerim" bölümünden ulaşabilirsiniz.

YASAL UYARI:
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

30 Ağustos 2013 Cuma

ALTIN, AĞUSTOS 2013 GÜNCELLEMESİ

En son altın analizimi 23 temmuz'da fiyat 1333'de iken yapmış ve o analizde aşağıdaki ifadeleri kullanmışım: 
"1290 seviyesi aşağı kırılırsa altında yeni bir dip (1180 den daha aşağısı) bekliyorum. Bu seviye aşağı kırılmadığı sürece altında daha yukarıları (mesela 1450-1500 seviyeleri) görülebilir."
Yine aynı yazının sonunda şöyle devam etmişim:
"Özetle söylemek istediğim şu: ben altına yatırım yapıyor olsaydım, olası bir yükseliş fırsatını kaçırmama adına bugünkü seviyelerden alırdım ve fiyat  1290 seviyesine gelmediği sürece elimde tutardım."
Yazının tamamını yeniden hatırlamak isteyenler şu linkten yazıya ulaşabilirler; http://www.bilgeanalist.blogspot.com/2013/07/altn-son-gunlerde-yukar-yonlu.html
Devam eden günlerde altın  gerçekten de 1290 seviyesini hiç aşağı kırmadı ve 1432'lere kadar geldi. Tam 1450-1500 aralığına gelir mi şimdilik bilmiyorum? 3-5 iş günü daha beklememiz gerekiyor. Ama bundan önemlisi bu yukarı hareketin "şiddetli düşüşün bir düzeltmesi" mi yoksa "yeni zirve oluşturacak bir hareketin başlangıçı" mı olduğunu belirlemek gerekiyor. Çalışmalarım bu yönde. tespitlerimi yakın bir zamanda paylaşacağım.

YASAL UYARI:

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
      

26 Ağustos 2013 Pazartesi

EURUSD ELLİOT ALTERNATİF SAYIM

8 Ağustos'da eurusd fiyatı yaklaşık bu seviyelerde iken yaptığım alternatif elliot analizimi 1.3416'nın ihlal edilmiş olması nedeniyle iptal ediyorum. şu an itibariyle ortada bir belirsizlik var. Bu belirsizliğin bir kaç gün içinde ortadan kalkacağını düşünüyorum. belirsizlik ortadan kalktığında elliot analizini yenileyeceğim.
İptal olan elliot analizi linki:

BIST100 KISA VADE ELLİOT ANALİZİ

Endeks 70 bin'in altında! Bunu zaten bekliyorduk ve belirtmiştik. Önemli olanın endeksin 70 bin'in altına inmesinin değil oraya indikten sonra ne yapacağının anlaşılması gerektiğini de vurgulamıştık. İlaveten yabancı oranındaki azalmaya dikkat çekmiş ve yabancı oranını sıkı takip etmemiz gerektiğini ilave etmiştik.
Yabancı oranına geçmeden önce kısa vade elliot sayımlarındaki gidişata ve benim beklentime bir göz atalım;











Grafikten de görüldüğü gibi iki alternatif mevcut. Her ikisini de yolu 63 bin-65 bin'e kadar ortak. Oraya gelindiğinde oluşacak formasyonlara göre mavi yükseliş yoluyla mı yoksa kırmızı çöküş yoluyla mı yola devam edileceğine bakacağız. Ben şimdilik mavi sayımın daha doğru olduğunu düşünüyorum. Çünkü minor 2'nin geri alış şeklini pek beğenmedim!
Grafikte çizdiğim 70 bin'den geçen yatay yeşil çizgi bence önemli. Yakın zamanda endeks kendini o çizgi üzerine atarsa bence kısa-orta vadede düşüş sonlanır. Ya yatay ya da yukarı hareket başlar.
Gelelim analizlerimde sadece yardımcı unsur olarak kullandığım yabancı oranına...
Yabancı oranı gittikçe geriliyor. En son baktığımız seviyenin altına doğru kendini salmış. Yani Fonlar satmaya devam ediyor. Ancak grafikte farkedilmiyor ama son iki gündür çıkış devam etse de nisbi olarak bir azalma var. Bu hafta yabancı oranında tekrar meydana gelecek çıkışlar iyi şeylere işaret etmez.
Özetle elliot olarak ilk grafikte verdiğim mavi ve kırmızı ihtimallerden hangisinin gerçeklebileceğini; ayrıca aynı grafikte çizdiğim 70 bin'den geçen yeşil hattı ve yabancı oranında aylardır devam eden düşüşün devam edip etmeyeceğini takibe devam ediyoruz. Daha büyük vadeli elliot analizim ise durum biraz daha netleştikten sonra gelecek.

YASAL UYARI:   
         Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

24 Ağustos 2013 Cumartesi

DOLAR BURAYA KADAR MI?


Elliot sayımıma göre buraya kadar değil! Biraz daha var. Ama çok da kalmadı desek yanlış olmaz. 
Önce yakın geçmiş elliot analizlerimizi bir görelim.

Üstteki grafik 19 temmuzda Twitter'da paylaştığım kısa vadeli elliot analizimdir.
Aşağıdaki ise gerçekleşeni göstermektedir.

Fazla söze hacet yok. Grafikler her şeyi söylüyor. Neredeyse birebir bir gerçekleşme...

Son olarak bundan sonraki elliot analizi beklentim aşağıdaki gibidir.
















Elliot sayımına göre dolar-tl fiyatı bir kaç gün içinde 2 tl nin üzerine çıkıp ardından biraz gerileyerek yataya girecek gözüküyor. Ama yukarı hareket hemen bitmiyor. Yeniden 2 tl üstünde orta vadeli final var. Sonrasında dolar fiyatının gevşeyeceği ve ilk etapta 1.89 lara düşeceği anlaşılıyor.

YASAL UYARI:   
         Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

BORSALARDA KAZANMAK MÜMKÜN MÜDÜR? (2)

                                                    (Uzun Vadeli Yatırım Tarzı)
Bu yazı Borsalarda Kazanmak Mümkün müdür?(1) yazım İle alakalı olduğundan öncelikle o yazının okunması gerekmektedir.
O yazıda özetle;
1-Borsalarda kazanabilmek için önce 11 altın kuralı uygulayarak "kaybetmemeyi" başarmak gerektiğini ,
2-sonra da ya çağın gereği olan "sistematik alım satım metodu" ile alım satım yapılması gerektiğini; ancak "sistematik alım satım metodu" uygulayamayacak durumda olanların "uzun vadeli yatırım tarzını" seçmelerini önermiştik.
 "Sistematik alım satım modeli" uygulayabilecek yeterliliğe sahip olanlar zaten bu model için gereken bilgilere sahip olduğundan bu tarza değinmiyorum. Ben "uzun vadeli yatırım tarzıyla" ilgili modellememi açıklamak istiyorum.

Aşağıdaki yöntemle borsalarda hayali kurulan yüzde birkaç yüz karlar gerçek olabilir. Yeter ki şartlarına uyulsun. Şatlar aşağıdadır ve kesinlikle sırasıyla uygulanmak zorundadır.

1.Aşama: borsanın zirveden itibaren %38’den daha fazla düşmesinin beklenmesi
2.Aşama: düşüşün ivme kaybetmesi ve borsa endeksinin en azından dalgalı (aşağı-yukarı) hareketlere başlamış olması
3.Aşama: ”Piyasada psikolojisi olumsuzluğu-borsa fiyatı olumluluğu” zıtlığının yakalanması (en önemli aşama)
4.Aşama: 14 günlük macd göstergesinin –endeks zirvesinden sonra- asgari iki olmak üzere çoğunlukla üçüncü dibi yapmış ve ardından al sinyali vermiş olması

Hepsi bu kadar.
Kurallar bu kadardır ama her birinin biraz açıklanması gerekiyor;

1.Aşama: Borsanın zirveden itibaren %38’ den daha fazla düşmesinin beklenmesi: Rehber düşüş oranları %38, %50 ve %61’dir. Ancak realitede tam bu rakamlardan değil biraz sapmayla dönüşler olmaktadır.
2001’de borsa yüzde 78 civarı düşmüştür. Sonraki yıllarda en az artan hisse yüzde sekizyüz artmıştır. Yüzde birkaç bin artan hisseler vardır.  
2006 da borsa yüzde 40 civarı düşmüştür. Sonraki bir buçuk yıl içinde hisseler, hissesine göre yüzde yüz- yüzde beşyüz değer kazanmıştır.
 2009’da endeks yüzde 75 civarı gerilemiştir. Ama sonrasında hisseler yüzde birkaç yüz’ den yüzde birkaç bine kadar artış göstermiştir.
2011 yılında borsa yüzde 45 civarı düşüş göstermiştir. Akabinde hisseler yüzde yüz ve daha fazla değer kazanmıştır.
Bunlar sadece örnektir.

Uzun vadede doğru bir yatırım yapabilmek için borsanın en az yüzde 38 düşmesini beklemek şarttır. Bu düşüş yüzdesi beklenmesi gereken en asgari rakamdır. Borsa %50 de düşebilir veya % 110 da düşebilir. Ne kadar düşeceğini bilmek imkansızdır. Biz sadece 1. Aşamanın gereği olarak en az% 38’i beklemeliyiz.
Borsalarda almaşıklık kuralı vardır. Yani eğer bir önceki düşüş % 50’den az ise bir sonraki düşüş büyük bir ihtimalle % 50 ten daha fazla olacaktır. Yukarıda yazdığım 2001, 2006, 2009 ve 2011 düşüşlerinde verdiğim oranlara bakarsanız bunu görürsünüz.
%61 değeri fibonacci sayı serisinde altın orandır. %61’den biraz fazla-biraz az düşüş durumunda borsalarda geriye dönüş ve yükseliş ihtimali artar.
Düşüşün ne zamana kadar devam edeceğini kesin olarak bilemeyeceğimize göre en az %38 düşüşü gördükten sonra yukarıda yazdığım 2, 3 ve 4 numaralı kurallara (sırasıyla) bakmalıyız.
2: Düşüşün ivme kaybetmesini ve borsa endeksinin en azından yataya girmesinin beklenmesi:
%38 den daha fazla bir düşüş ivme kaybetmeden, borsalar yükselemez. Bu ivme kaybediş endekste aşağı-yukarı hareketler şeklinde kendini gösterir. Ama hisse almak için bu şart da yeterli değildir. Çünkü endeks buralardan tekrar düşüşe başlayabilir ve hiç ummadığımız yerlere düşebilir. Bu nedenle en önemli aşama olan 3. aşamaya geçmeliyiz.
3: Piyasa olumsuzluğu-fiyat olumluluğu” zıtlığının yakalanması: en önemli aşama budur. Gözleme dayanır. Sübjektif  kuralları olmasına rağmen tespit edilmesi kesinlikle zor değildir. Şöyle ki;
-Çevremizde ve medyada olumsuz haberler, olaylar yorumlar had safhada olmalıdır.
-Borsanın daha da düşeceği yorumları, ekonominin çok kötüye gideceği haberleri, analizleri her gazetede, kanalda boy göstermelidir.
-Özellikle takip edilmediği halde bile –her nasıl oluyorsa- olumsuz haberlerin bir şekilde size ulaştığı görülmelidir.
-İnsanlar hisse almaktan korkar olmalıdır.
Tüm bunlar olur iken;
Borsa artık düşmüyorsa (yeni dipler yapmıyorsa) veya yatay gidiyorsa, hatta yükseliyorsa
Piyasa psikolojisi olumsuzluğu-borsa olumluluğu zıtlığı yakalanmış ve alım zamanı yaklaşmış veya gelmiş demektir.
Borsanın yükseleceğine dair öncü fikir edinme anlamında üstte yazdıklarıma ilaveten birkaç husus daha vardır: mesela endeks zirvelerde iken borsadan bahseden tüm tanıdıklarınızın artık borsanın lafını bile etmiyor olmaları veya konuyu açtığınızda bir-iki laftan fazlasını söylemiyor olmalarıdır.
Borsalara ve borsacılara kötü gözle bakılmaya başlanması veya bazılarının suçlanması, iflas veya benzeri haberlerin yaygınlaşması vs düşüşün sonlanmak üzere olduğunun önemli göstergelerindendir.
Bu aşama en önemli aşamadır. Bu aşamanın en büyük göstergelerinden biri o günlerde borsada işlem yapmanın tehlikeli olduğunun düşünülüyor olunmasıdır. Yani kesinlikle hisse alınmaması gereken zaman aslında tam hisse alınması gereken zamandır.
Mantıklı olunmalı ve şöyle düşünülmelidir: eğer durum bu kadar kötü ise neden fiyatlar çok daha aşağılara gitmiyor da gördüğü son dibin üstünde seyrediyor!!! İşte işin sırrı burada…
Bu aşamayla ilgili son olarak diyebilirim ki eğer hala olumlu haberler ve yorumlar devam ediyorsa ve buna karşılık borsa yükselmiyorsa düşüş daha sonlanmamış demektir.
4.14 günlük macd göstergesinin –endeks zirvesinden sonra- asgari iki olmak üzere çoğunlukla üçüncü dibi yapmış ve ardından al sinyali vermiş olması: Çok önemlidir. Alıma geçmeden önce check edilecek son aşamadır. Macd göstergesine bakmasını bilmeyenler ya öğrenmeli ya da zamanı geldiğinde bilen bir arkadaşından yardım almalıdır. Sonuçta birkaç sene de bir lazım olacak. Bildiğim kadarıyla bigpara ve mynet siteleri bu imkanı sağlıyor.
Bu aşama ile ilgili ilave söyleyebileceğim husus şudur: macd göstergesi benim yaptığım araştırmalara göre çoğunlukla üçüncü dibi yaptıktan sonra borsalar yükselişe geçmektedir. Ancak ne olur ne olmaz deyip olası bir fırsatı kaçırmak istemeyenler 2. Dip görülüp al sinyali oluştuktan sonra da alım yapabilirler. Ancak böyle yapanlar gerektiğinde ufak bir zararla geçici olarak piyasayı terk etmeyi  ve üçüncüde tekrar girmeyi bilmelidirler. Çok derin ve uzun süreli düşüşlerde bu sayı dört olabilir.
Bu dört aşama geçildikten sonra artık hisse alınabilir bana göre. Tabi ki alımdan sonra ilk yazıda bahsettiğim onbir kaybetmeme kuralına harfiyen uymak şartıyla!
Peki hangi hisseleri almalıyız? BIST 30, bilemedin, BİST 50 hisselerinden alım yapılabilir. Ama bana göre sadece bankacılık hisselerinden en az üç tanesinden almak yeterde artar bile!. Böyle düşünmemin çok önemli bir sebebi var: eğer borsa yeni zirveler yapacaksa bu yeni zirvelerin bankalar olmadan gerçekleşmesi imkansızdır. Çünkü endeksin yaklaşık yarı ağırlığı bankacılık hisselerinden oluşmaktadır. Ayrıca bir ülkede diğer sektörler kar elde edecekse bankalar zaten otomatikman kar edecektir. Dünya ekonomik sisteminin kalbi bankalardır. Vücuttaki kanın (paranın) kalbe (bankalara) uğramadan vücudun diğer organlarına (diğer sektörlere) uğraması imkansızdır. Sistemin gereği budur.
Buraya kadarki kısım ne zaman alacağımızla ilgili kısımdı. Peki ne zaman satacağız? Yukarıdaki yönteme göre diplerden hisse alındıktan sonra o iş kolay. Başka bir yazıda inceleriz. Ancak şu kadarını söyleyeyim: endeks en az %116 yükselmeden (yani krizden önceki zirve geçilmeden) hisseler satılmamalıdır.
Ben yukarıda sözel olarak açıkladığım uzun vadeli yatırım yöntemimin dört aşamasını aşağıda iki örnekle  görsel olarak da hazırladım. Örnekler 2009 ve 2011 fırsatlarını açıklamaktadır. Daha önceki 1996, 1998, 2001, 2006 yılındaki fırsatlarda da harfiyen aynı şeyler geçerlidir. Yaptığım testlerde bu yöntemin dünyanın diğer borsalarında da geçerli olduğunu tespit ettim.
Örnek 1:
Örnek 2:


(grafiklerin üzerine tıklayarak büyütebilirsiniz)


YASAL UYARI:   

         Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

22 Ağustos 2013 Perşembe

TL NEREYE?

Hedefin 2 tl olduğunu daha 2 gün önce yazmıştım. Bu o kadar önemli değil. Esas mayıs ayında fiyat 1.79 da iken 2 tl tahminini yapmıştım zaten. Burada önemli olan ortada ne büyüklükte bir ekonomik sıkıntı olduğunun tespitidir. Yabancı fonlar parasını alıp kaçmaya devam ediyor. Daha iki gün önce "diren tl!" başlıklı analizimde şöyle demiştim: "Yakında Merkez piyasaya müdahale ettiği halde doların fiyatında ciddi bir gerileme olmazsa bu bana göre şu anlama geliyor; Ortada global bir risk var! bu durumda sadece dolar'da oluşacak riske değil, başka risklere de bakmak gerekir!!!"
Nitekim Merkez dünden itibaren müdahaleyi otomatiğe bağlamış durumda. yani her gün müdahale var artık. ancak buna rağmen dolar bana mısın demiyor! o halde ortada "global bir riskin olduğu ihtimali" yükseldi. Bu önemli!
Ben ısrarla dolar-tl ile ilgili "büyük resim" analizimin önemli noktalara temas ettiğini düşünüyorum. Orada çizdiğim 1.80-2 tl bandı hayati önem taşıyor. Dolar o band aralığında tutulamazsa ekonominin çok büyük risklerle karşı karşıya kalacağını rahatlıkla söyleyebilirim. Ancak her şeye rağmen doların 2 tl'nin biraz üzerine çıktıktan sonra olağanüstü çabalarla kısa vadede tekrar bahsettiğim band içine geri dönüş olacağını düşünüyorum. ancak altımı çizdim; kısa vadede!
YASAL UYARI:   
         Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

20 Ağustos 2013 Salı

DİREN TL!

Temennim bu. Ama pekte direnecek gibi durmuyor. Aslında Merkez Bankası elinden geleni yapıyor. Ancak eğer yurttışına global fon akışı oluyorsa ve olmaya devam edecekse bu durumda yapacak pek bir şey de yok. 
















Dolar-tl bu gün 1.9550'leri gördü. Beklentim daha da yukarı çıkacağı yönünde. Üstteki grafikte bu beklentimi kırmızı okla gösterdim. Hedef psikolojik sınır olan 2 tl ve üstü olarak gözüküyor. Fiyat geri dönüp 1.90'dan daha aşağısını görürse yeniden değerlendirme yapacağız.
İki mavi çizgi 1 ağustos 2013 tarihli DOLAR-TL, BÜYÜK RESİM. analizimde bahsettiğim 1.80-2 tl arasınıdaki yeni denge seviyelerini gösteriyor. Eğer o analizimi okumadıysanız, okumanızı öneririm. Burada çizdiğim bir kaç çizgiye anlam verebilmek için o yazıyı okumak şart.
İlaveten geçerliliğini daha önce test ettiğim bir bilgi vereyim: Yakında Merkez piyasaya müdahale ettiği halde doların fiyatında ciddi bir gerileme olmazsa bu bana göre şu anlama geliyor; Ortada global bir risk var! bu durumda sadece dolar'da oluşacak riske değil, başka risklere de bakmak gerekir!!!
son olarak  parite, son yaptığım kısa vade elliot sayımlarına uygun, hatta birebir ilerliyor.  Tekrar hatırlamak isteyenler arşivden bakabilir. yakında güncelleyeceğim. 1.90'dan daha aşağısı görülmediği sürece geçerlilikleri devam ediyor.
YASAL UYARI:   
         Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

10 Ağustos 2013 Cumartesi

BIST 100, TEKNİK ANALİZ

Her gün medyada yüzlerce borsa analizi yayınlanıyor. Bu analizleri yapan  uzmanların, analistlerin ne yapmaya çalıştığını anlamak mümkün değil! Misal "74450 yukarı kırılırsa 76100 olur" diyor. olur da ne olur? Bunun bize ne faydası var? "Biz senet almalı mıyız?" sorusuna cevap değil bunlar. Bize lazım olan esaslı bir kazanç elde edilebilmesi için ortada bir fırsat olup olmadığının tespitidir. Misal; güncel durum için konuşursak "endeks buralardan fazla aşağıya sarkmadan yeni bir zirve yapacak mı? Uzman, analist güruhunun cevap vermesi gereken husus budur. 
Neyse, uzmanlar bu hususlara cevap veremedikleri için ve hiç bir zaman da veremeyeceklerinden biz başımızın çaresine bakalım.
















Endeksin son bir kaç aylık görüntüsü bu.  Cuma kapanış değeri 73544. Çok sert satışlardan sonra ya mola verdi de dinleniyor, ya da yeni bir yükseliş hazırlığı yapıyor. Görüntü bu; ve bundan başka da bir şey söylemiyor.
Teknik analiz olarak tobo dan tutun da üçgene ve bayrağa kadar bir çok formasyon oluşmak üzere ama bu formasyonlara güvenerek şu an için kesin bir şey söyleyemeyiz.
Yayınlanmış temel veri ve ekonomik veri analizi de borsalarda bir anlam taşımaz. en az bir kaç ay öncesinden bazan bir-iki yıl öncesinden fiyatlanmış verilerle analiz olmaz. Henüz orta malı olmamış temel veya ekonomik veri bulsam ben de analiz edeceğim.
Ben her zaman fiyatı analiz ediyorum. sonuçta açıklanmış, açıklanmamış tüm veriler fiyatın içinde.
Yaptığım fiyat analizinde şimdilik belirsizlik var. O halde belirsizlik ortadan kalkıncaya kadar biraz beklemeliyiz. Yine de üzerinde durulması gereken bir iki konu  var...
Grafikte kırmızı çizgi ile gösterdiğim seviye 70 binden geçen destek çizgisi. Herkes bundan bahsediyor. "Bu destek aşağı kırılırsa borsa çok daha düşer", şeklinde yorumluyorlar. Ancak ben öyle düşünmüyorum. Önemli olan kırıldıktan sonra ne yapacağı. Ben binlerce destek kırılması gördüm piyasalarda. Ancak çoğunda fiyat tekrar geri dönmüştür.
Bu günlerdeki belirsizliği ortadan kaldırmada bize yardım edecek bir göstergemiz daha var; borsadaki Yabancı Oranı.
Yabancı Oranı tek başına bir anlam ifade etmez ama diğer etkenlerle birlikte kullanıldığında çok işe yarayabilir. yabancılar daima iyi koku alır!
Yabancı oranı grafiği aşağıda...




















Yukarıdaki grafiğe dikkatli baktığımızda endekste kısa vadeli destek henüz aşağı kırılmadığı halde aynı tarihlerdeki yabancı oranında desteğin (mavi çizgi) aşağı kırıldığını hatta orta vadeli desteğin de (kırmızı çizgi) aşağı kırıldığını görüyoruz. Şimdilik bu kırılmalar o kadar önemli değil. Kırılan desteğin üzerine yeniden dönüş her  zaman mümkündür. Burada dikkat etmemiz gereken iki husus var: 
İlki; eğer endeks 70 bin'i aşağı kırarsa kırdıktan sonra yabancının ne yapacağıdır. Sert satışa geçerlerse (oran düşerse) borsanın da çok düşeceğini söyleyebiliriz. 70 bin aşağıya kırıldıktan sonra yabancı oranında peşpeşe yükselişler olursa bu endeksin en azından 87 binlere gideceğinin, belki de yeni zirve yapacağının göstergesidir. İkincisi 70 bin desteği aşağı kırılmasa bile yabancı oranında meydana gelebilecek ciddi artışlar da borsada ciddi bir yükselişin öncü göstergesi olacaktır.
Artık bu günlerde endeks bir elliot analizini hakediyor. Yakında yayınlamayı düşünüyorum. O taktirde önümüzü daha rahat görebileceğiz.
Özetle şimdilik "yabancı oranlarını takibe devam" diyorum.

YASAL UYARI:   
         Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. 

8 Ağustos 2013 Perşembe

EURUSD, ALTERNATİF ELLİOT SAYIMI

EURUSD Paritesinde alternatif elliot sayımım üstteki grafikteki gibidir. Ancak sayımın iptal olma sınırına çok yaklaşıldı. Eğer 1.3416 görülürse sayım iptal olacak. 1.3416 görülmediği sürece hedef en az 1.25'lerdir. bu hafta 1.3416'nın kırılıp kırılmayacağı netleşir zaten.

1 Ağustos 2013 Perşembe

DOLAR-TL, BÜYÜK RESİM.

          Üstteki grafik Dolar-TL’nin tarihsel grafiği. altı sıfır silinmiş olduğundan,  1 Dolar’ın yaklaşık 2 TL olduğuna bakmayın. 1940’lı yıllarda 1 Dolar  1 TL iken, 2013 yılında 1 Dolar  1.940.000 değerine ulaşmış. İşin aslı şudur; TL, Dolar arşısında 70 yılda 2 milyon kat değer kaybetmiş.
        Yine grafiğe baktığımızda 2002 yılına kadar inanılmaz bir yükseliş var. 2002’den itibaren  Dolar-TL’nin genelde 1.20-1.80 arasında 12 yıldır aşağı yukarı sallanıp durduğunu görüyoruz.
        Grafikten ve benim çizdiğim kırmızı çizgilerden anlıyoruz ki Dolar-TL’nin fiyatı son 11 yılda Merkez Bankasınca 1.20-1.80 arasında dengelenmiş
          Bu dengelemenin sebebleri ise belli.
    Ucuz Dolar duruma göre doğrudan veya dolaylı olarak enflasyonu, faizi ve işsizliği azaltır. Ucuz Dolar'la bu nasıl olur’un detayına girmiyorum. Çünkü konumuz bu değil. Ama bir iki örnek verebilirim. Dolar'ı ucuz tutarsan ithalatı ucuzlatırsın ve enflasyon düşer. Dolar ucuz veya stabil tutarsan şirketler Dolar’la borçlanmaktan çekinmezler. Borç aldıkları parayı yatırım yaparlar ve işsizlik azalır. Bunun gibi daha onlarcası sayılabilir.
        Burada önemli olan Merkez Bankasının ortaya koyduğu bu hedefte başarı sağlanmış mı ve şu anda durum ne?
         Merkez Bankasının 2002 den beri uyguladığı bu politikada başarı sağladığını görüyoruz. Tabi ki Dolar'ın sahibinin de Dolar’ın değerini düşürmesi sayesinde…
         Ancak üsteki grafiğe tekrar baktığımızda görüyoruz ki 11 yıldır 1.20-1.80 arasında oluşan denge son bir yıldır bozulmuş. Yani dengenin sınırı olan 1.80 seviyesi (kırmızı çizgi) aşılmış.
         Dengenin bozulması hayra alamet değil, tabii. Enflasyondan, yabancı sermaye girişine, sanayicilerin maliyetlerinin artmasından ithal tüketimin kısılmasına kadar bir çok temel faktörü etkilemektedir. Yani bir ülkenin gelişmesi ve refahı üzerinde olumsuz etki edebilecek üç baş belası; enflasyon, faiz ve işsizlik artmaktadır. Burası çok önemlidir ve bugünkü güncel durum da budur.
      Merkez Bankası Dolar fiyatını tekrar 1.80’den aşağıya düşüremedikçe bu olumsuz durum devam edecektir. Fiyatın 2 TL ve daha yukarılara çıkması ise enflasyonu, faizi ve işsizliği azdıracaktır. Merkez Bankası bu durumda doğal olarak sırasıyla iki şey deneyecektir:
    1) Dolar fiyatını tekrar 1.80’den daha aşağıya çekerek tekrar eski tatlı günlere dönüşü sağlamak.
   2) Bunu başaramıyorsa bile kötünün iyisi bir seçeneğe yönelmek, yani 1.80-2 tl arasında yeni ve geçici bir denge oluşturmak. hedeflenen bu yeni denge seviyesini aşağıdaki grafikte yeşil band olarak gösterdim.
   


         Burada  sorulması  gereken  soru  şudur, Merkez  birinci seçeneği; o olmuyorsa ikinci  seçeneği başarabilir mi?      
           Bana göre dünya ekonomi-finans konjonktüründe ciddi bir kriz meydana gelmezse en azından ikinci şıkta yazdığım 1.80-2 TL dengesini rahat başarır. Ancak şurası çok önemlidir ki uluslararı bir ekonomi ve finans krizi  olması durumunda (temenni etmem ama) pek bir şey yapılabileceğini zannetmiyorum. Geçtiğimiz ay gördük: Merkez her gün adeta nefes almadan müdahale etmesine rağmen Dolar bana mısın, demedi. Ne zaman ki küresel riskler azaldı, Dolar’ın da ateşi düşmeye başladı.
          Şunu unutmamalıyız; Türkiye’ye sıcak para getirmiş olan yabancı banka ve fonlar Küresel bir risk durumunda sürü psikolojisiyle ve arkalarına bile bakmadan Dolar’larını alıp kaçmak isteyeceklerdir.
           Şimdi gelelim Dolar-TL’de bundan sonra neler olabileceğine

           Yukarıdaki grafikte üç önemli seviye (çizgi) çizdim. Bunlar bize gelecekte neler olabileceğiyle ilgili gerçek ipuçları verecektir. Çizgileri tek tek açıklıyorum:
          Kırmızı yatay çizgiler 1.20-1.80 arasını kapsıyor. Dolar bu çizgiyi kırarak 11 yıllık güzel günlere (yüksek büyüme ve refaha) en azından şimdilik son vermiş. Fiyat tekrar bu iki çizgi arasına girmedikçe eskiye göre daha fazla enflasyon, yüksek faiz, ve işsizlik olması muhtemeldir. Şu anki görüntü Dolar'ın fiyatının tekrar o seviyelere gelmesinin hayal olduğunu gösteriyor.
        Yeşil band alanı: 1.80-2TL arası bir fiyatı temsil ediyor. eğer Dolar en azından bu bandın içinde tutulamazsa, yani Dolar-TL’nin fiyatı 2 TL’yi aşarsa ekonomik durum gerçekten kötüye gider. Bu band aralığı,  Merkez Bankasının fiyatı bu band içinde tutmak için her şeyini ortaya koyacağı seviyelerdir.
          Ben şahsen önümüzdeki aylarda bu bandın yukarıdan delineceğini ama Merkez’in çabalarıyla tekrar fiyatın  bandın içine gireceğini düşünüyorum. Sonrasını zaman ilerledikçe tekrar irdeleriz. Ama şimdilik şöyle bir sonuca varabiliriz:. 2 TL’nin üstü bir fiyat piyasayla Merkez’in kapışma bölgesidir.
         Mavi trend çizgisi: bu trend çizgisi çok önemli ve biraz da ürkütücü. 2008’deki fiyatı olan 1.15-1.20 leri kendine sağlam bir taban yaparak bu güne kadar güçlü bir trend oluşturmuş. Bu trend aşağı kırılmadıkça bana göre Dolar'da orta vadede yatay hareket bile hayal. Şu anki görüntü; oluşan bu trendin kolay kolay terse dönemeyeceği. Bu trendin sürekli takibi gerekir diye düşünüyorum. Bu trend bozulmadığı (aşağı kırılmadığı) sürece Dolar, 2.20-2.30’ları bile aşabilir.
         Burada özellikle vurgulamak istediğim bir husus var. Merkez Bankasının müdahaleleri sadece ülke içi ekonomik ve finansal problemlerde işe yarar. Küresel bir kriz durumunda maalesef Merkez Bankasının yapabileceği pek bir şey yok. Yani şunu demek istiyorum: Dolar-TL nin fiyatını düşürmek sadece bizim çabamızla olmuyor. Dünyadaki yatırım bankalarının ve fonlarının da Doları talep etmekten vazgeçmesi ve ayrıca  ABD’nin Dolar'ın değerini düşürmeye devam etmesi (para basmaya devam etmesi) gerekiyor. Gerçi Dolar'ın değerini düşürmek için aslında ABD elinden geleni yapıyor. Ama olmuyor demekki.
                  Aşağıya yerleştirdiğim grafiğe bir bakın. Bu grafik ABD’nin bastığı Dolar’ları gösteriyor.
          2008’den itibaren inanılmaz miktarda Dolar basılmış. İkiyüz küsür yılda basılan Dolar’ın 3 katından fazlası son dört yılda basılmış. İnanılmaz!!!
          Ekonomi kitapları şöyle der: “çok basılan para değer kaybeder”. İşte size ekonomi kitaplarında yazılan bir çok şeyin fasa fiso olduğunun kanıtı. Dolar bu kadar çok basıldığı halde neden  aynı dönemde neredeyse hiç basılmayan TL karşısında; hatta diğer paralar karşısında değer kazanmış!
        Sonuç ve özet: Dolar-TL denge sınırı olan 1.80 seviyesini aşmış. Hatta yukarı yönlü güçlü bir trend oluşturmuş. Yeni denge noktası olarak 1.80-2 TL arası bölge olarak belirlenmiş durumda. Gidişat gösteriyor ki bu yeni denge noktası da yakında aşılacak. Ama benim beklentim yeni denge noktası (2TL) aşılsa bile  tekrar bu yeni dengenin içine girileceği yönünde. Devamında yani orta vadede küresel bir kriz durumunda ise 2.20-2.30 bekliyorum.
          Ancak Dolar’ın 1.80 seviyesinin altına inmesi gidişatı (trendi) durudurur ve ekonomi için güzel günlerin müjdecisi olur.
          Burada bir ara parantez açmak istiyorum. Dünyada neredeyse tüm ülkeler küresel ekonomik sistemin bir parçası. Kısa vadede olmasa bile orta vadede hepsinin gidişatı aynı yönde. Yani hepsi aynı gemideler. Bazan botlarla kısa süreli gezintiye çıkanlar olsa da döneceği-döndüğü yer yine aynı gemi. Yani nasıl ki sisteme dahil ülkelerde Dolar’ın değeri, faizler, enflasyon ve işsizlik 12 yıldır hep birlikte düşüyorsa; aynı şekilde küresel ekonomik sistemde olumsuz bir gidişat başladığında bunların hepsinin değeri hep birlikte yükselecektir. Sadece olumsuz etkilenme düzeyleri farklı olacaktır.
        Üstteki paragraftan şu sonucu çıkartabiliriz: küresel ekonomik sistemde ortaya çıkabilecek olumsuzluklarla mücadele topyekün olmaktadır. Yani Dolar’ın fiyatında küresel ölçekte ortaya çıkabilecek olumsuz bir artışla başta gelişmiş ülkeler olmak üzere tüm ülkeler mücadele edecektir. Çünkü Dolar hala dünyanın uluslararsı ödeme aracı ve rezerv para birimidir. Gelişmiş ülkelerin ürettiği sanayi ve teknoloji ürünleri ucuz Dolar sayesinde satılmaktadır. Dolar pahalanırsa ürünlerin fiyatı da bu ürünlerin satıldığı ülkelerde görece artar. Bu durumda bu ürünlerin satışı azalır ve gelişmiş ülke şirketleri zarar eder. Aynı şekilde, yani Dolar pahalılaştığında otomatikman teknolojik ürünler pahalılaşacağından az gelişmiş ülke insanlarının düşük gelirlileri de bu ürünleri kullanmaktan vazgeçerler veya satın alacak ekonomik güçleri kalmaz. Yani "alınacak işe yarar son önlem" de alınıncaya  kadar Dolar’ın pahalılaşmasına hiçbir ülke müsaade etmeyecektir.
        Normalde analizim burada bitiyor. Bundan sonra güncelleştirmelerle ve kısa vade analizlerle yola devam edeceğiz. Zaten en son güncellememi 19 temmuzda yapmıştım ve fiyat halen o yönde devam ediyor.
        Ancak; Bize yol gösterici olma babında Dolar-TL nin orta-uzun vade elliot analizini de vermek istiyorum. Yalnız altını çizerek söylemeliyim ki aşağıdaki elliot analizleri yol gösterici niteliktedir. Paritelerde elliot analizi yapılıp yapılmayacağı tartışmalı bir konudur. Yanıltıcı olabilir. Biz aşağıdaki elliot analizlerini analizlerde sapma olmadığı sürece takip edeceğiz.
         Büyük resimde Elliot analizi olarak iki alternatif mevcut. Her iki analizdeki ana sayımlar elliot teorisinin Türkiyedeki duayeni sayın Tuncer Şengöz’e ait. Alt dalga sayımlarında ve çizdiğim devam yollarında ise ben kendi tercihlerimi kullandım. Sayın Şengöz’ün Dolar-TL ilgili tüm analizlerini http://blog.sosyonomi.com/ sitesinde ve kendi twitter hesabında bulabilirsiniz.
 İlk alternatif sayım bu:
            Bu alternatife göre Dolar’ın 2 TL civarına kadar yükselip ardından 1.50-1.60 lara ineceğini, ardından pekte insanın inanası gelmeyecek şekilde 2.50 lere yükseleceğini görüyoruz.
         Bu da ikinci alternatif. Bu alternatif ilkinden daha acımasız. Ufak tefek düzeltmeler dışında hiç mola vermeden 2.50’leri (belki daha da yukarısını) hedef gösteriyor. Dikkat ettiyseniz bu alternatifte 1.50-1.60’lara geri dönüş yok. Ayrıca her iki alternatifte de Dolar’ın 2 TL’ye ulaşıncaya kadar yolları aynı.
        Dediğim gibi yukarıdaki iki alternatiften oluşan elliot analizi sadece yol gösterici niteliktedir. Dolar-TL’nin fiyatı bu alternatiflere uyduğu sürece bu sayımları takip etmekte fayda var.