29 Temmuz 2013 Pazartesi

BORSALARDA KAZANMAK MÜMKÜN MÜDÜR? (1)

Bana göre, evet. Ama nasıl???
Bilinçsiz milyonlarca yatırımcı Zanneder ki borsalar bedava para dağıtma yerleridir! Oysa borsalar savaş meydanlarından sonra en acımasız sayılabilecek yerlerdir. Buralarda kimsenin kimseye, bırakın yüzbinlerce, milyonlarca lirayı; bir kuruşu dahi kaptırmaya niyeti yoktur.
Karşıda, yani Küçük yatırımcının karşısında, parasal olarak korkunç bir güce sahip, büyük yatırımcılar vardır. Bu güce sahip büyük yatırımcılar para kazanma ve servetlerini artırma arzusu yönünden dünyanın en hırslılarının en hırslılarıdır. Zaten doğal olarak öyle de olması gerekir; çünkü öyle olmasalar o kadar servetin sahibi olamazlar. İşin doğası bu. Hırsı olmayan kanaatkar bir insanın istisnalar dışında çok para kazanmış olup borsalarda cirit atması imkansızdır.
Borsanın güçlüleri parasal güçlerinin yanısıra aynı zamanda bilgi, tecrübe, elaman  donanımı, bilgileri önceden edinebilme vasıfları, teknik donanım, vs. olarak ta üstün bir güce sahiptirler. Ayrıca BIST100 endeksinin % 63‘ü yabancıların elindedir. 500 yıllık piyasa bilgisi birikimine sahip yabancıların hedge, emeklilik, sigorta, banka vb. fonlarının ve yatırım bankalarının işlem yaptığı borsamızda karşı tarafın, yenilmesi zor bir güç olduğunu bilmeliyiz. Bu hususu tam olarak algılayamamak baştan kaybetmek demektir.
Borsalarda para kazanmak isteyenlerin aynı zamanda bilmeleri gereken bir husus daha vardır: Borsalar hayır kurumları değildir. Borsalar çoğunluğun kaybetmesi kıstası üzerine tasarlanmış yerlerdir.
“Borsaların kaybetmek üzere kurulu olduğu” düşüncem usulsüzlük veya hukuksuzluk anlamında değil tamamen tekniktir. Borsada manipülatörler dışında hiç kimsenin sizi özel olarak kaybettirme gibi bir düşüncesi yoktur.
Bir örnekle açıklamak isterim. Misal birisinin caddenin köşesinde isteyenlere ücret karşılığında zar attırdığını ve altı’ yı tutturana yatırdığı ücretin iki katı ödül verdiğini varsayalım. Bu durumda ücret karşılığında zar atan altı kişiden beş’i (yüzde 83’ü) kaybedecektir. Zar attıran ise kesin olarak kazanacaktır. Zar attıranın teorik olarak kaybetmesi mümkün değildir. Çünkü kuralları o koymuştur (piyasa yapıcısıdır). Zarın altı köşesinden beşi kendisine çalışmaktadır.
 Aynı şekilde borsaları işlem yapma derinliğine kavuşturanlar (piyasa yapıcıları) da aynı mantıkla hareket etmektedir. Borsada oynayan büyük bir çoğunluk kaybedecektir. Yani kaybetmek asıl, kazanmak istisnaidir, borsalarda. Tıpkı zar örneğinde olduğu gibi.
Kaybetmek asıl ise borsalarda kazanmak nasıl mümkün olabilir o zaman?
Cevabı gerçekten basit;  Kaybetmeyerek...
Borsada işlem yapan birisi ancak anaparasını kaybetmeyerek kazanabilir.
Anaparasının önemli bir kısmını, yarısını, % 60’ını vb. kaybeden bir kişinin kazanması artık imkansıza yakındır. Basit bir matematiksel hesapla bir örnek vereyim; parasının % 10’unu kaybeden bir kişinin zararını tekrar yerine koyabilmesi için devamında % 12 kazanması gerekir ki, bu mümkündür. Ama  Parasının % 50'sini kaybeden bir kişinin kaybını yerine koyabilmesi için devamında % 100 kazanması gerekir. Yüzde 70 kaybeden, % 333;  yüzde 90  kaybeden ise yüzde 900 kazanabilirse anaparayı kurtarabilecektir.
Borsalarda yüzde 330 veya % 900 kazanmak mümkün müdür? Şöyle düşünün; eğer mümkün ise anaparasını kaybetmeyen bir kişi  belli bir vadede böyle bir yüzdeyle kazanmayı başarabilir. Ama anaparasının çoğunu kaybeden kişi onu yerine koymakla uğraşacaktır bu süreçte.
Bu konu, üzerinde kitaplar yazılabilecek kadar detaylı bir konudur (zaten yazılmıştır). Ben şimdilik bu detaya çok girmeyip direkt sonuca geliyorum:

"borsalarda kazanabilmek için ön şart, Önce kaybetmemeyi başarmaktır."
O halde nasıl kaybetmeyiz’i irdelemenin zamanı geldi.
NASIL KAYBETMEYİZ (NE YAPARSAK KAYBEDERİZ)?

Bunun için aşağıda kalın harflerle yazdığım 11 başlıktan hiçbirinde yanlış yapmamalıyız;
1-ZARARI UZUN, KARI KISA TUTMAK:
Kaybettiren yanlışların en büyüğü ve en önemlisi bu. Doğrusu şudur: zararı kısa, karı uzun tutmak gerekir.
 Yapılan bilimsel araştırmalar; insan beyninin bu kuralı doğru uygulamaya meyilli olmadığını göstermiştir. Yani insanlar genetik ve bilinçaltı olarak zararı kısa kesmeyi ve karı uzun tutmayı başaramamaktadır. Genlerini ve bilinçaltını yenebilenler, borsalarda kazanma adına ilk ve en büyük adımı atmış olurlar.
2-TİYOYLA İŞLEM:
Tartışmasız kesin kaybettiren bir hata. Hızlı kaybetmenin en etkili yolu budur. Harakiri tarzı!
3-HABERLERE GÖRE İŞLEM:
 Haber her zaman fiyat hareketinden sonra gelir (veya gerektiğinde getirilip senin önüne konur). Bizim duyduğumuz haber bizden çok önce kalburüstü yatırımcılara ulaşmıştır ve o haber çoktan fiyatlanmıştır. Yani haber açıklanma zamanı gelinceye kadar fiyat yeterince bile değil; daha fazlasıyla fiyatlanmıştır.  Biz haberi duyduğumuz anda veya biraz sonrasında kar realizasyonu başlayacaktır. İstisnası çok azdır.
4-BAZI ANALİST, UZMAN, YORUMCU, EKONOMİST VEYA ARACI KURUMLARIN  VS.  YORUMLARINA GÖRE İŞLEM YAPMAK (Gerçek analist, yorumcu ve uzmanları bu maddenin dışında tutuyorum):
 Kesin kaybettirir. Bu kişiler bu işi çok iyi biliyor olsalardı, maaş karşılığında yorum yapmak yerine kendileri kazanırlardı. Zaten yorumlarında genellikle  çok laf vardır ama hiçbir şey söylememiş olurlar. mesela şöyle derler:
 “filanca hissenin bilançosu iyi gelirse hissenin fiyatı artar!”
 Peki bilanço iyi mi kötümü gelecek? Cevap yok.
Bazıları da şöyle söyler:
 “endeks 62200'de dengelendi. 65200-66100 ve 66900-67500 seans içinde önem kazanabilecek seviyeler. Bu seviyeler satış fırsatı yaratabilir. 24 ve 12 günlük ortalamalar 63600 ve 63250'dedir. Kar satışı olursa endekste dengelenme olabilir. 60700-61200 sonraki destek bandı olabilir.”
Haydaa!!! 
Eee, biz ne yapalım şimdi. Alalım mı, varsa satalım mı? Alırsak nerde realize edelim? Biz realize ettikten sonra hisse alıp başını gider mi ? yoksa biraz daha bekleyelim mi? Ne yapalım?
Kısaca şöyle ifade edeyim: olasılık zaten özünde bir muammadır. Yukarıda saydığım kişilerin çoğu bir olasılığın olasılığının olası olabileceği açıklamalar yaparlar!
Çok çeşit yazılanları var bunların. Ama bir çeşidi var ki çok komik. Hadi onu da yazayım. Yorumcu şöyle der: 
“80800 direnci  çok önemli. Burası kırılırsa 81100 görülebilir.”
Tam kafa yedirtecek bir yorum çeşidi! Adam seviye veriyor ve çok önemli diyor. Devamını okumasan zannedersin ki en azından bi yüzde 3-5 artış olur. Söylediği hedef ise  altı üstü yüzde 0,3 ötede. Borsa o mesafelerin 3-5 katını yeri geldi mi 20-30 saniye  içerisinde yapıp üzerine de iki destek bir direnç kırıyor.
Bir de ihtimalli yazılıyor: “görülebilir”!
5-TEMEL ANALİZE GÖRE İŞLEM YAPMAK: kesin kaybettiren konulardan biri de bu. Bir kere bir firmanın bilançosu gerçek değerleri yansıtıyor mu? Bana göre genelde yansıtmaz. Muhasebeci tanıdığı olan varsa sorsun.
 Hadi diyelim bilançolardaki veriler tamamen doğru. O bilanço açıklanmadan önce çok kişi tarafından bilinmektedir. Güzel bir bilanço ise büyük bir ihtimalle haftalar-aylar öncesinden fiyatlanmıştır. Açıklandıktan sonra ne bileyim yüzde 3-5 artsa bile sonra kar realizasyonları başlar ve hisse dibe gömülür.
Temel analizcilerin teknik analizcileri suçlayan meşhur bir sözü vardır; “teknik analiz geleceği değil geçmişi anlatır”. Sormak gerekir; temel veriler neyi anlatır?
Temel analizin tek bir faydası  vardır: binlerce iktisat, işletme mezunu genç; gazete, tv, dergi, aracı kurum, banka vs.’de iş bulmuş olur!!!
6- ORTALAMA YAPMAK (bir hisseyi aldıktan sonra hisse epey düşünce ilave alım yapmaya deniyor):
Alın size katmerli kaybetme seçeneği. Borsalarda iyi para kaybetmiş biri tanıyorsanız size açılmasını sağlayın. Göreceksiniz ki kesinlikle “ortalama” yapmıştır. Ortalama yapan yanar.
7-DERİNLİĞİ OLMAYAN, MANİPÜLATÖRLERİN CİRİT ATTIĞI HİSSELERE BULAŞANLAR:
Bu hisseler kaybettirmezler de, doğrudan iç kanamadan götürürler! Tabiri caizse (Allah korusun) ocak söndürürler!
8-ARKADAŞ, DOST, DERGİ, İNTERNET SİTESİ VS. al-sat-tut ÖNERİLERİYLE HİSSE ALIP SATMAK:
 Bir şey yazmaya bile gerek görmüyorum. Beyhude çabadır. Gıdım gıdım kazanıldıktan sonra bir hatada hepsi gider.
9-EKONOMİK VERİLERE VEYA ÖNCÜ GÖSTERGELERE GÖRE HİSSE ALANLAR:
Ekonomik veriler daima geçmişi gösterir. Gelecekte ne olacağını söylemez. Bu yıl büyümenin misal yüzde 8 olması ertesi yıl da büyüme olacağı veya yüksek büyüme olacağı anlamına gelmez. Oysa borsalar bir kaç ay, bazan bir-iki yıl sonrasını bazan daha da fazla yılı fiyatlarlar.
 Bana göre borsalardan daha öncü bir gösterge yoktur. Yani esasında borsaların bizzat kendisi öncü göstergedir. Hem de en öncüsü!  Misal 3-5 aylık bir borsa düşüşü kötü ekonomik verilerin geleceğinin habercisidir. Borsalar epeydir yükselmişse çok iyi ekonomik veriler gelecek, demektir. Borsalar yanılmaz.  Ben borsalara “İMPARATOR GÖSTERGE” diyorum.
10-OMUZ-BAŞ-OMUZ (OBO), ÜÇGEN FORMASYONU, BAYRAK FORMASYONU, DESTEK-DİRENÇ GİBİ KLASİK VE ORTA MALI OLMUŞ TEKNİK ANALİZ YÖNTEMLERİNE GÖRE İŞLEM YAPMAK:
 Bunlar yukarıdakilere göre daha az kaybettirir ama yine de kaybettirir. Destek dersin, bir bakmışsın kırılmış, direnç dersin fiyat uçarak atlamış üzerinden ve yeni zirvelere yol almış. Hatta benim tespit ettiğim kadarıyla fiyatlar çoğunlukla hiç destek ve direnç olmayan yerlerden destek ve direnç buluyor. Açın grafikleri bakın!
Piyasalar trendler oluşturarak ilerlerler. Bu güne kadar böyle oldu. Obo ise bu olguya aykırı bir formasyon. Boyun çizgisi kırıldı deyip pozisyon alırsın, bir bakmışsın ki hisse trende devam etmek üzere yeni bir zirve yapmış. Tobo, obo’dan biraz daha iyi. En azından trend dostu. Üçgen diye pozisyon alırsın, bir bakmışsın ki kalıp dörtgene dönmüş. Tamam bu bayraktır dersin, fiyat olmadık biçimde ilerler ve ters üçgenimsiye (genişleyen yassıya) dönüşür.
Yine de teknik analiz, temel analizden kat kat daha iyidir. Modern teknik analiz yöntemleri  (çoğunlukla indikatörler) ve iyi çizilmiş trend çizgileri sistematik olarak kullanıldığında (bir alımsatım sistemine dönüştürüldüğünde) güzel sonuçlar verir. En başta hem band hareketlerinde hem trend takipte kullanılabilen bollinger band indikatörü, macd gibi trend takip indikatörleri ve diğer bir çok indikatörler tek başına kullanmamak kaydıyla, kazanmak için kullanılabilecek araçlardır. Başka güzel indikatörler de vardır. Başka bir araştırma konusudur.
11-TEPE VE DİPLERİ BULMAYA ÇALIŞMAK:
Loto’da altı rakamı bilmek daha kolaydır. Tepe- dip bulmaya çalışırken ya büyük bir fırsatı kaçırılır, ya da kötü bir düşüş şelalesine yakalanılınır. Tepe ve diblerin neresi olduğunu bilmek Allah’ın işi.


Kaybetmeme yasalarımız burada bitti.
Sonuç:  Kazanabilmek için kaybetmemek gerekiyor. Bunun için yukarıdaki 11 kurala harfiyen uymak gerekiyor. Biz de yukarıdaki kurallara uyduk ve kaybetmedik, diyelim.
 Peki nasıl kazanacağız?
Bana göre kaybetmedikten sonra kazanmak daha kolay.
KAZANABİLMEK İÇİN aşağıdaki  iki yöntemden birini uygulamak gerekir.
1-SİSTEMATİK ALIM SATIM YÖNTEMİ:
Çağın gereği budur. Bu yöntem sayesinde alım satım yapanlar, yukarıda yazdığım kaybetmeme esaslarını da uygulayarak piyasalarda para kazanabilirler.
Ancak şu kadarını söylemeliyim: kendi sistematik  alım satım yöntemini oluşturamayacak kadar yetersiz bilgiye sahip olanların ya borsalardan uzak durması, ya da alttaki ikinci yönteme göre borsalarda işlem yapması gerekir. Bu cümlede altını çizdiğim kelimelere özellikle dikkat çekmek istiyorum: sistem bizzat yatırımcının kendisi tarafından hazırlanmalıdır. Hazır sistem satın almak isteyenler doğru ve kaliteli bir sisteme ulaşıncaya kadar çok para ve zaman kaybedebilirler. Hatta dolandırılabilirler bile.
Yazıyı uzatmama babında bu konunun inceliklerini açıklamayı önümüzdeki günlere bırakıyorum.

2- ÇOK DÜŞÜKTEN ALIP ÇOK YÜKSEKTEN SATMAYA DAYALI UZUN VADELİ YATIRIM TARZI: 1 numaralı seçeneğe göre alım-satım yapamayacak olanlar bu yöntemi uygulayabilirler. mesela sırasıyla 2001, 2006, 2009 ve 2012 yıllarının uygun zamanları, alım dönemleri; 2005, 2008 2010 ve 2013 yıllarının uygun zaman dilimleri satım dönemleridir.
 Bu konu da detaylandırılması gereken bir konudur. Bu seçeneği açıklamayı da önümüzdeki günlere bırakıyorum
Özetlersek: borsalarda kazanmak mümkündür ama önce kaybetmemek için yukarıda yazdığım 11 "kaybetmeme" kuralına uymak gerekir. Sonra, hemen yukarıda kısaca açıkladığım “sistematik alım satım” veya “uzun vadeli alım satım” yöntemlerinden birini uygulamak gerekir.
Bu yazıda yazdıklarım tabi ki kendi tecrübe ve bilgi birikimime göre oluşmuş fikirlerdir. Kimseyi bağlamaz. Bu konuda yapılmış binlerce bilimsel çalışmalar, yayınlanmış kitaplar ve borsalarda gerçekten başarılı olmuş trader'ların önerileri vardır. İsteyenler araştırabilir. Ancak bana göre ne kadar araştırılırsa araştırılsın hepsinden çıkartılacak ortak sonuçlar bu yazıda varılan sonuçlara yakınsar.

                                                                                                                                                                Bilgeanalist

25 Temmuz 2013 Perşembe

USD-TL KISA VADE, ELLİOT ANALİZİ

19 Temmuzda twitter'dan alttaki grafik-analizi paylaşmıştım.
 
Aradan geçen süre içerisinde USDTL gerek kalıp olarak gerekse fiyat olarak aynen yazdığım ve çizdiğim gibi hareket etti. Çizdiğim Ending Diagonal kalıbı aynen oluştu ve tamamlanarak yukarı kırıldı. Güncel grafik ve  sayımım ise aşağıda...
 
Oluşan bu hareket elliot sayımı olarak doğru yolda olabileceğimiz ihtimalini artırdı. Eğer sayımım doğru ise fiyat 2 tl'yi rahat görecektir. Burada parantez açmamız gereken tek konu minör 4'ün ikili zigzag'a dönerek uzatma yapıp yapmayacağıdır.
Teknik analiz olarak bizzat kendi formasyonum olan FKB göstergesine göre 1.92-1.8950 bandı önemli. Fiyatın bu bandın içine girmesi çok önemli değil. Ancak bandın (1.8950'nin) aşağı kırılması USDTL'yi her açıdan yeniden değerlendirmemize yol açacaktır.
 
 YASAL UYARI:   
         Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. 
 
 
 

24 Temmuz 2013 Çarşamba

BIST 100, KISA VADE...

      En son 23 Temmuz'da  twitter'dan endeksin kısa vade teknik analizini yazmıştım. Yukarıdaki linkten bu analize ulaşabilirsiniz.
     Aradan geçen iki iş gününde endeks o grafikte çizdiğim bandı (75220'yi) aşağı kırarak çizdiğim ok yönünde aşağı hareket etmeye başladı. Son durum aşağıdaki grafiktedir.
 
      Ben ufak tefek geri çekilmeler olsa bile aşağı hareketin devam edeceğini ve en azından 70 bin'den daha aşağısının görüleceğini düşünüyorum. 75220'nin aşağı kırılmasını dikkate almayıp ta hala elinde hisse tutanların 14 Temmuz tarihli BIST100 analizimde yazdığım gibi 73100 seviyesinden daha aşağıda bir günlük kapanışta geçici olarak piyasayı terketmelerini faydalı buluyorum. piyasa 70 bin'in biraz altına sarkıp oralarda tutunamazsa çok sert satışlar gelebilir. o seviyelere (68 bin-69 bin) geldiğimizde tekrar durum değerlendirmesi yapacağız. şimdilik özet olarak şunu söyleyerbilirim: Endeks 77355'ten daha yukarı çıkmadıkça yönü "aşağı" olarak görmeliyiz.
     
     Piyasalarda işlem yapan herkesin bilmesi gereken en temel kuralın "önce kaybetmemeyi başarmak" olduğunu bilmesi gerekir. Diğer tüm kurallar bu kuraldan sonra başlar.
     Bu kural öyle bir kural ki uymayan kim olursa olsun, acımıyor. Piyasalar,bu kuralı unutan çok cambridge'liye, Harvard'lıya, piyasanın bir çok eski-yeni kurtlarına, bazı hedge fon sahiplerine, nobel ödüllü bazı iktisatçılara, hatta bir çok yatırım bankasına  vs sıfırı tükettirmiştir. Kaybetmemeyi başarmak hiç zarar etmemek demek değildir. Ufak tefek zararlar olması işin tekniği ve doğası gereğidir. Bir seferde anaparanın yüzde iki'sini geçmeyen zararlar bana göre normaldir. Bu konuda kitaplarda ve internette bir çok kaynak var. Risk ve para yönetimi başlığı altında anlatılan bu hususları araştırmanızı öneririm. Bendeniz bu hususla ilgili olarak hafta sonuna kadar faydalı bir yazı yazmayı düşünüyorum.
     Bu hususu şimdi araya sıkıştırmamın sebebi risk ve para yönetimi yapmayanlara yüksek ihtimalle kaybedeceklerini hatırlatmak içindir. Bu kuralı uygulamak çok ta zor değildir. "zararı kısa, hatta çok kısa kes", o kadar. Sonuçta para sizin paranızsa piyasaya her zaman girersiniz.
  YASAL UYARI:   
         Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.  
 

EURUSD, KISA VADE


Çizdiğim mavi renkli FKB bandının üst değeri 1.3222, alt değeri ise 1.3126.  Bandın üst seviyesinden itibaren yukarı yönlü hızlı bir hareket hedefi 1.34-1.36 lara taşıyacakken, paritenin bu bandın üst seviyesini yukarı kırmakta ve bandtan uzaklaşmakta zorlandığını görüyoruz. Bir-iki gün içerisinde yukarı hareket hızlanmazsa bandın aşağı kırılması muhtemeldir. Bu takdirde ilk etapta 1.2950 ler ve daha sonra 1.2730 civarları olmak üzere yönün döneceğini ve aşağı sert bir hareket olacağını düşünüyorum. Aşağı kırılma olursa  bu taktirde kısa pozisyonların stopu bandın üst seviyesi olacaktır. fiyatın band içine geri çekilmesi durumunda anlamsız fiyat hareketleri oluşacağından o bölgede pozisyon taşımama taraftarıyım.

YASAL UYARI:   
         Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.


23 Temmuz 2013 Salı

ALTIN, KISA VADE...

 
Altın son günlerde yukarı yönlü ciddi sayılabilecek bir tepki verdi. Hareketin devamının gelip gelmeyeceğini henüz bilemiyoruz. Ancak şimdilik şöyle diyebilirim: 1290 seviyesi aşağı kırılırsa altında yeni bir dip (1180 den daha aşağısı) bekliyorum. Bu seviye aşağı kırılmadığı sürece altında daha yukarıları (mesela 1450-1500 seviyeleri) görülebilir.
Altın almış olanların veya olası bir fırsatı kaçırmak istemeyenlerin bence 1290 seviyesini kendilerine baz alınacak noktalardan biri olarak görmeleri iyi olur. Bu bağlamda 1290 seviyesi aşağı kırılıncaya kadar 19 temmuz tarihli kısa vade analizimi askıya alıyorum. Sözünü ettiğim seviye aşağı kırılınca tekrar aynı analiz geçerlilik kazanacaktır.
Özetle söylemek istediğim şu: ben altına yatırım yapıyor olsaydım, olası bir yükseliş fırsatını kaçırmama adına bugünkü seviyelerden alırdım ve fiyat  1290 seviyesine gelmediği sürece elimde tutardım. Bu seviye görüldüğü anda -yeni bir dip ihtimali artacağından- az bir zararla da olsa elimden çıkartırdım.
 
YASAL UYARI:   
         Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

19 Temmuz 2013 Cuma

GOLD KISA VADE ELLİOT ANALİZİ

       Başka ortamlarda paylaştığım altın analizimizdeki binyüz'lü rakamlara "tam isabet" dedirtecek şekilde vardık. Ancak oluşan kalıplar, altında düşüşün daha da devam edeceğini gösteriyor.
      Altında elliot analizi olarak iki alternatif sayımım var. Birini üstteki grafikte görüyorsunuz. Diğerini kafa karıştırmamak için şimdilik buraya koymadım. Sadece şu kadarını söylemeliyim; Her ikisinin de hedefi en az 1100'lü rakamlar. Yani yeni bir dip. Fakat yukarıdaki sayımıma göre hedef daha da aşağısı, 950-1000 civarı.
     Bir uyarı yapmalıyım; bu analiz kısa vadeli bir analizdir. Alternatiflere sapma olasılığı her zaman vardır. Biz kısa dalgalara odaklanmışken daha büyük bir dalga şekilleniyor olabilir. 1396 seviyesinden geçen yatay turuncu çizgiyi grafiğe onun için çizdim. Fiyat o seviyeye gelirse altının ilerleyişi bambaşka bir hal alır. Bu nedenle yeni bir dip olmadan  1396'yı görürsek analizimizde köklü değişiklikler yapacağız.
  
 YASAL UYARI:   
         Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
 
 
 
 

DOLAR-TL KISA VADE ELLİOT SAYIMI BEKLENTİM


18 Temmuz 2013 Perşembe

EURUSD, UZUN VADE ANALİZ

Bir para birimi veya döviz çifti üzerinde ciddi dalgalanma yapabilecek veya trend oluşturabilecek en büyük etkenin faiz olduğu bilinmektedir.
Konumuz EURUSD. Bir tarafında AB, diğer tarafında ABD var.
Şunu anladık ki bu iki ülkeden herhangi biri üst üste faiz artırımları yapamaz; yaparsa, kaos garanti. Bana göre tabii!
İki para biriminden birinin faiz oranı 0,25, diğerinin 0,50. İkisinde de artık  faizin düşeceği yeni derinlikler  yok.
İki paradan da  son dört yılda zibil gibi  basılmış; artık bu vakitten sonra ikisinden birinin dengeyi bozacak kadar basılma ihtimali yok.
Dengeden kastım, paritenin son beş yılda şıkışıp kaldığı ve alttaki grafikte mavi çizgiler arasında gösterdiğim fiyat hareketidir.
Tabi ki büyüme gibi, istihdam gibi makro ekonomik verilerin döviz çiftleri üzerinde etkileri olur. Ama gerçekçi olursak, her iki ülkenin de orta vadede temel verilerinde çok büyük farklılıklar olması mümkün görünmüyor.
Kısaca paritede dengeyi bozacak hiçbir önemli ekonomik, finansal, sosyal veya siyasal olay  gözükmüyor.
Bu durumda mantıken paritenin daha uzun yıllar bu denge içerisinde hareket edeceğini düşünmemiz gerekir.
Ancak bir husus daha var ki bizi böyle düşünmekten alıkoyması gerekir!
Bu husus, tamamen psikolojik bir neden olan “güvenli liman” olgusudur.
Para birimlerinden biri yani USD; güvenli liman, diğeri değil.
İşte pariteyi olağan dengesi dışına çıkartabilecek tek olgu budur, bana göre.
Her halükarda dolar güvenli limandır. En azından çökünceye kadar öyle!
Küresel ölçekte bir bunalım veya ciddi bir kriz kişi, kurum, şirket ve hatta ülkelerin dolar’a (ve tahvillerine) hücum etmelerine yol açacağından eurusd paritesinde denge dolar lehine değişecektir. Parite hızla 1’e hatta belki de 1’in altına sarkacaktır.
Tersi durumda, yani küresel ekonominin kriz ve bunalımdan tamamen uzaklaşması halinde ve uzaklaştığı ölçüde güvenli limana ihtiyaç olmayacağından denge euro lehine bozulacaktır. Böyle bir durumda euro pek fazla reel değer kazanmayacaktır ama dolar çok değer kaybedeceğinden parite 1.70-1.80 civarlarına kadar çıkabilecektir.
Aşağıdaki tarihsel grafik bu fikirlerimi desteklemektedir.
Grafikten de görüldüğü gibi kırmızı çizgiyle gösterdiğim global ölçekte kriz ve bunalım yılları olan 70’lerin sonları, 90’lar ve 2008 sonrası dolar sürekli değer kazanmıştır. Ekonomilerin iyiye gittiği ve mütemadiyen büyüme gösterdiği 80’ler ve  2000'li yıllarda  euro dolar karşısında değerlenmiştir (aslında çoğunlukla  dolar değer kaybetmiştir).
Sonuç olarak temel dinamikler açısından baktığımızda her iki para biriminde de  en etkili silah olan faiz’den en etkisizine kadar hiçbir kriterin dönemsel olarak  pariteyi etkileyecek güçte olmadığını, paritede aşağı veya yukarı yönlü uzun vadeli bir trend oluşturacak tek etkenin güvenli limana ihtiyaç olup olmadığı gibi tamamen psikolojik bir unsura dayandığını söyleyebiliriz.
Analizin buraya kadarki kısmı temel dinamiklere göre yapılmıştır. Kapsamlı bir analizde teknik analizi de hesaba katmalıyız ve temel dinamiklerle bilimsel bir bütünlük sağlayacak şekilde birleştirmeliyiz.
Teknik analiz penceresinden baktığımızda eurusd paritesi 1970 lerden beri bir trend oluşturmuştur. Bu trendi yine yukarıda verdiğim grafik üzerinde göstereceğim.
Görünüşte basit bir grafik dikkatli incelendiğinde bize çok şey anlatmaktadır.
Birincisi; eurusd 1970 lerden beri yukarı yönlü ve euro’nun sistematik sayılabilecek bir şekilde değer kazandığı (doların değer kaybettiği) trend bandı içinde hareket etmektedir. İki kalın kırmızı çizgi ile gösterdiğim bu trend eurusd’nin ana hareketidir.
 Bu gün itibariyle trendin alt band değeri 1.05, üst band değeri ise 1.75 tir.  Daha uzun yıllar parite bu band içersinde hareket edecektir. Bu bandın dışına taşan bir hareket ancak olağandışı küresel ekonomik koşulların varlığı halinde mümkündür. Otoritelerce en ince ayrıntısı, mümkün olabilecek en uzun vadeye kadar hesaplanmış küresel ekonomik denge koşullarına göre doğal olarak oluşan bu trendin dışında bir hareket,  ancak olağandışı ve hesaplanamamış koşulların ortaya çıkmasıyla mümkün olabilir. 6-7 yılda bir tekrarlayan krizlerle bu trendin bozulmasının mümkün olamayacağını düşünüyorum.
İkincisi; grafik üzerinde 1,2 ve 3 olarak işaretlediğim dönemler güvenli liman ihtiyacı sonucu dolara ve tahvillerine talebin patladığı, global ölçekte ve konjonktürel krizlerin baş gösterdiği, sonuçta doların değer kazandığı dönemlerdir.
Üçüncüsü; doların değer kazandığı önceki iki dönem ile şimdi içinde bulunduğumuz ve yine doların değer kazandığı üçüncü dönem arasındaki bariz farklardır.  1 ve 2 nolu dönemlerde dolar sert, hızlı ve şelalemsi bir hareketle değer kazanmıştır. Şimdi içinde bulunduğumuz üçüncü dönemde de dolar euro karşısında değer kazanmaktadır ama bu hareket sert ve şelalemsi değildir. Aşağı yönlü ama nispeten yatay bir hareket sözkonusudur. Bunun sebebi doların yeterince güçlü olmaması olabilir. Ama bence otoritelerce yapılan müdahalelerle doların çok değer kazanmasının önüne geçilmeye çalışıldığından böyle olmaktadır.
 Sonuçta insanoğlu her zaman geçmişten dersler çıkartır. Önceki iki dönemde doların değer kazanmasıyla ortaya çıkan enflasyon ve yatırım-tüketim döngüsünde meydana gelen azalmaların ekonomilere verdiği zararlardan dersler alan otoritelerin bu sefer böyle bir şeye müsaade etmek istememeleri sonucu oluşmuş olma ihtimali bence daha yüksek.
Eurusd’de zaman dilimini biraz daha yakınlaştırdığımızda teknik anlamda ilave bazı sonuçlar daha elde ediyoruz. 2001-2008 yılları arasında iki kırmızı çizgi arasında gösterdiğim ve euro’nun değer kazandığı döneme ait trendin 2008 de sert bir şekilde kırıldığını görüyoruz. O tarihten sonra iki mavi çizgi arasında devam eden ve az da olsa doların değer kazandığı yeni bir dönem başlamış. Halen de bu orta vadeli bandın içindeyiz. Şu an itibariyle bandın dibi 1.13, zirvesi ise 1.45 civarından geçiyor. Daha epey bir süre daha bu bandın içinde kalmamız muhtemeldir. Daha kısa vadelerde trend kanalları da var. Bunları grafikte gösterdim.
Paritede oluşan son beş yıllık formasyonda Macd, rsi, ortalama veya omuz-baş-omuz  gibi teknik göstergelere göre şu aşamada analiz yapmak bana göre anlamsızdır. Çünkü parite bir band içinde hareket etmektedir. Bu gibi teknik indikatörler böyle dönemlerde misal;  “yukarı” sinyali verdikleri anda parite aşağı döner. Tersi durumda da benzer şey olur. O kadar çok omuz-baş-omuz var ki başlardan bir basket takımı çıkartmak mümkün!.  Burada işe yarayacak gösterge bolinger band’dır; ama onun gösterdiğini şimdilik zaten çıplak gözle de görebiliyoruz!
Toparlarsak;  
 Uzun süre Euro veya dolar’da seri faiz indirimleri veya artırımları olamaz. Ekonomik göstergeler her iki tarafta uzun süre benzerlik gösterecek gözüküyor. Paritede yeni bir trend oluşumu için geriye tek bir seçenek kalıyor; aşırı güvenli  veya güvensiz ekonomik ortam. Aşırı güven veren bir ekonomik ortamda parite 1.75 lere kadar bir trend oluşturabilir. Biraz savrulmayla bu rakam 1.80-1.90 lara çıkabilir. Tersi durumda, yani aşırı güvensiz bir ekonomik ortamda paritenin trend oluşturacağı hedef 1.05 civarıdır.  Son birkaç yılda olduğu gibi belirsiz bir ortamda, merkez 1.27-1.44 arası olmak üzere, parite üstteki grafiklerde gösterdiğim iki mavi çizgi arasında (1.18-1.52 arasında) gider-gelir.
Bu analiz uzun vadeye göre yapılmış bir analizdir. Benim şablonumdur. Muhakkak ki ilave edeceğim birkaç husus daha vardır. Ama yazıyı daha da uzatmamak için yazmıyorum. 
 Uzun vadeli bir analizde verilen hedef ve rakamlar yarını veya önümüzdeki haftayı göstermez. Yakın zamanda paritenin ilerleyeceği tahmini yol, bu analiz temel alınarak yapacağım kısa vadeli teknik ve elliot analizleriyle karşılanacaktır. 18.07.2013

 

16 Temmuz 2013 Salı

BLOG TANITIM YAZISI

         Tüm olaylara önce büyük resimden bakmak gibi bir bakış açım var. Küreselleşen dünyada ülke ekonomilerinden ziyade küresel ekonominin belirleyici olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle yakın bir zamanda, küresel ekonominin temellerini, geçirdiği evreleri ve şu an bulunduğu durumu çok basit ama gerçekçi ve derinlemesine bir yaklaşımla kendi penceremden anlatmaya çalışacağım.
     Büyük resme bakış açım net bir şekilde ortaya çıktıktan sonra parçaları çözümlemek daha kolay olacaktır. Bunu hep birlikte göreceğiz.
    Yaşadığımız zaman dilimi, iletişimin, bilgi paylaşımının zirve yaptığı bir çağ. Bu sayede istediğimiz her kişi veya grupla iletişim kurabiliyoruz ve neredeyse her türlü bilgiye ulaşabiliyoruz. Bu çok güzel bir şey. Ancak aynı zamanda gereksiz veya bilinçli bir bilgi bombardımanına da maruz kalmış oluyoruz. Neticede bilgi kirliliği dediğimiz şey ortaya çıkıyor. İşe yarar bir kaç bilgi, işe yaramaz yüzlerce bilgiyle kuşatılıyor ve gerçeği bulmak imkansızlaşabiliyor.
     O halde yapacak tek şey var, bana göre; bilimsel ve metodolojik yöntemlerle ormanın bütünü görmek ve gereksiz ya da amaçlı bilgileri eleyerek parçaları yerine oturtmak.
     Bu yazdıklarım biraz soyut kalıyor. biliyorum. Ancak bir kaç büyük resim yazımdan sonra bu yazdıklarım daha fazla anlam kazanacaktır.
     Bu bloğun amacı kesinlikle borsalarda veya diğer finans piyasalarında alım satım tavsiyesi vs yapmak değildir. Bu şekilde düşünenler başka bilgi kaynaklarına yönelmelidir. Buna rağmen kullanacağım metodolojilerden olan "Teknik Analiz" veya "Elliot Analizi" yöntemleri bu metodolojilerin doğası gereği kendiliğinden bir finansal hedef ortaya koyacaktır. Bu hedefleri bir alım-satım önerisi olarak değil, bloğu okuyan kişinin bakış açısına ilave bir bilgi katkısı olarak görmek gerekir.
     Kapitalizm yaklaşık 500 yaşında ve batı insanının ve kurumlarının kapitalizm ile ilgili 500 yıllık bir bilgi birikimi var. Kapitalizm ile gerçek anlamda daha henüz 40-50 yıllık bir tanışıklığı olan ülkemiz insanı bu konuda yetersiz deneyime ve birikime sahip. Küreselleşen dünya ekonomisinde dışa açık bir ekonomi ve finans sistemine sahip ülkemizde insanların mağduriyetler yaşamaması için asgari bilgi düzeyine erişmiş olması bir gerekliliktir. Bu düzey, ancak bilgi paylaşımıyla mümkündür, bana göre. Bu blog sayesinde bu amaca yönelik olarak -az veya çok- yapılacak katkılar bu bloğun amacına ulaşmasını sağlayacaktır.
     Zaman içerisinde analizini yapmayı düşündüğüm finansal enstrümanlar ve ekonomik konular şunlardır: Küresel ekonominin temel dinamikleri ve gidişatı, DowJones Endeksi, Dolar Endeks, EURUSD, BIST100 Endeksi, Dax endeksi, USD-TL, Altın, Petrol, Faiz, Emlak, JPY,
     Bloğa yukarıda açıkladığım finans ve ekonomi çerçevesinde katkı sağlayacak herkese şimdiden teşekkür ediyorum. 

14 Temmuz 2013 Pazar

BIST100, KISA VADE ANALİZ













     2008'de 21 bin lerden, 2011'de 48 bin'lerden hisse almayıp ta borsa tam ayı (düşüş) piyasasına girmişken hisse almaya yeltenenler artık sinekten yağ çıkartmak durumunda. Bunu yaparken çok büyük risklerin de alınmak zorunda olduğu peşinen kabul edilmek zorunda. 
     Endeks sert düşüşlerden sonra biraz duruldu. Buna paralel olarak endekste yaklaşık yüzde 15-20 gibi bir yükseliş ihtimali belirdi. Ancak bu yükseliş bu seviyeden, (yani 73 bin'lerden)  itibaren olabileceği gibi 68 bin-69 bin'lere geriledikten sonra da olabilir. Ben bunu yukarıdaki grafikte kırmızı ve mavi çizgilerle gösterdim. hedef 84 bin-87 bin civarıdır.  (üzerine tıklayarak grafiği büyütebilirsiniz)
     Daha önce de yazmıştım; endekste bir yükseliş olacaksa bu yükseliş banka hisseleri öncülüğünde olacaktır. Çünkü endeksin yaklaşık yarı ağırlığı  bankacalık hisselerinden oluşmaktadır.
     Yukarıda da yazdığım gibi endeks bana göre orta vadeli bir ayı piyasasına girmiştir. Eğer bu öngörüm doğru ise ilerleyen zamanlarda sert düşüşler yaşanma ihtimali yüksektir. bu husus muhakkak dikkate alınmalıdır. 
    Orta vadeli düşüş döneminde yukarı düzeltmeleri değerlendirmek hevesinde olanlar endeks 73100 den daha aşağıda günlük kapanış yaptığında stoplamak (az bir zararla pozisyonları kapatmak) şartıyla isterlerse alım yapabilirler.  Böyle bir durumda bir- iki defa gir-çık yapmak gerekebilir. Doğrusu da budur. Yüzde 40-50 zarar etmektense bir-iki defa yüzde-2-3 zarar yapmak ve ardından iyi bir yükselişi yakalamak daha güvenli ve akıllıcadır. 
   Özetlemek gerekirse 84 bin-87 bin hedefi olasılığına karşı yarından itibaren şansını denemek isteyenler ilk denemesini isterlerse yarın yapabilirler. Ancak bu ilk deneme başarılı olamayabilir. Bu nedenle zarar büyümeden pozisyonları yukarıda yazdığım seviyede kapatmak ve ikinci deneme için fırsat beklemek gerekir.
     Bu analiz sadece kısa vade perspektiftir. Önümüzdeki günlerde orta-uzun vade perspektifi analiz edeceğim. O taktirde yeni zirveler veya yeni dipler hakkında daha berrak düşünebileceğiz.
      YASAL UYARI:   
         Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.


DOLAR-TL, KISA VADE ANALİZ

         7 Mayıs'ta yaptığım analizde fiyat o tarihte 1.80'lerde iken hedefi, "bir-bir buçuk ay içerisinde 1.95-1.99 arası" olarak belirlemiştik. Nitekim hem zaman olarak hem fiyat olarak belirlediğimiz hedefe ulaştık.
          Bu günlerde paritenin yukarı-aşağı hareketler yaptığını görmekteyiz. Ben bu hareketlerin bir geri dönüş belirtisi değil, düzeltme olduğunu düşünüyorum. yani beklentim 2 tl üstü bir fiyat. Ancak şimdilik paritenin bir süre daha 1.90-1.98 arasında gidip geleceği kanaatindeyim. Sonrasında 2 tl ve yukarısını görebiliriz.
       Daha önceki yazılarımda özellikle vurguladığım bir konuyu tekrar açmak istiyorum. Hatırlarsanız özet olarak şöyle diyordum: "kendi iç dinamiklerimizle ortaya çıkan problemlerimizde Merkez Bankası'nın dolar-tl'ye yapacağı müdahaleler her zaman etkili olur. Ancak küresel ölçekte riskler ortaya çıktığında merkez'in müdahalesi pek işe yaramaz"
         Son bir kaç haftada dolar-tl'de yaşananlar benim ısrarla söylediklerimi teyit eder nitelikteydi. Devasa boyutlarda ve haftalardır süren müdahalelere rağmen dolar banamısın bile demedi. Her sert müdahaleden sonra düşeceği yerde, yükseldi. Ben bu durumun küresel risk ortadan kalkıncaya kadar süreceğini düşünüyorum.
Bu analizim kısa vadeli perspektiftir. Orta-uzun vadeli perspektifimi önümüzdeki günlerde yapmayı düşünüyorum. O taktirde ormanın bütünü görme şansımız daha yüksek olacak.

        YASAL UYARI:   
         Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.