EURUSD paritesi, geçen hafta tek gün içinde ve 1.3399'da sonlanan sert düşüşünden sonraki iki gün içinde kendini tekrar 1.3520 üstüne atmanın verdiği momentumla hareket ediyor. 1.3399'a kadar düşerek oluşturduğu tuzak kadar yükselmesi beklenir. Böyle bir durumda hedef 1.3680-1.3720 civarı gözüküyor. Ancak, EURUSD'nin son bir kaç günlük yükselişe rağmen hala çok güçlü olmadığını ve yeni bir beklenmedik sert düşüş ihtimali olduğunu belirtmeliyim. Bu nedenle açılacak uzun pozisyonlarda stop-loss koymanın ihmal edilmemesi gerekir.bu bağlamda 1.3542 den daha aşağısının görülmesi halinde veya 1.3530'dan daha aşağıda bir kapanış durumunda uzun pozisyon taşınmasını riskli görüyorum.
EURUSD'de daha yüksek hedeflerden bahsedebilmemiz için paritenin 1.3710 üstünde günlük kapanışlarını ve fiyatın günlükte Bollinger üst band ile inatlaşmasını görmemiz gerekir. Ancak o zaman, 1.40-1.44 hedeflerinden bahsetmek mümkün olabilir.
Göz ucuyla takip ettiğimiz elliot analizimize göre 1.3650-1.3750 seviyeleri önemli. Bu seviyeler 1.39'dan daha yukarısını gösteren z veya 1.3280'den daha aşağısını hedefleyen minor 3 dalgalarından hangisine sapacağımızı belirleyecek. Son elliot analizime bu linkten ulaşabilirsiniz. http://tr.investing.com/analysis/eur-usd,-teknik-ve-elliott-analizi-21783
29 Kasım 2013 Cuma
27 Kasım 2013 Çarşamba
Altın'da Trend ve Elliott Analizi ne diyor?
Ons Altın, orta-uzun vadeli düşüş trendine ve zayıf seyrine devam ediyor. Şu an itibariyle, her vadede oluşan trend- kanal çizgileri çok net bir şekilde aşağı yönde. 2011 yılında 1920 seviyesinde görülen zirvenin ve 2012 yılında 1795 seviyesinde görülen tepki sonu seviyelerinin, artık çok yukarılarda kaldığını görüyoruz. Orta vadeli bir bakış açısıyla grafiğe ve trend kanallarına baktığımızda, başka bilgilere çok fazla ihtiyaç hissetmeden rahatlıkla gidişata ait gerekli sonuçları çıkartabiliyoruz: Altın, orta-uzun vade yatırım için şimdilik fazlasıyla risk içeriyor. Tabi ki her trendin bir sonu var. Ancak yatırım literatürüne uzun yılların tecrübesi olarak giren “ tepe ve dip avcılığı” yapmanın olumsuzluklarını” hatırlayıp dibi bulmaya çalışmak yerine Altın’ın güç kazanmaya başladığını gördükten sonra yatırım kararı verilmesinin, daha profesyonelce bir yatırım şekli olacağı görüşündeyim. Bu anlamda Altın grafiğini ve fiyatını biraz daha yakından incelemek faydalı olacaktır.
Daha yakın görünümden ve son fiyat hareketlerine odaklandığımızda altın’ın kısa vadede de düşüş trendi içerisinde olduğunu görüyoruz. 2013 ağustos ayından beri fiyat Bollinger alt bandlarda tutunamakta ve her yukarı tepki, akabinde yeni bir diple sonuçlanmakta. Tipik bir ‘aşağı trend devamı göstergesi’ olan bu durumun tersinin, yukarı yönde olduğunu görmedikçe, bir trend dönüşünden bahsedemeyiz. Aynı zamanda 1433 seviyesinden başlayan trendin ve 1361 seviyesinden başlayan iç trendin de düzgün bir şekilde yoluna devam ettiğini görüyoruz.
Önemsediğim bir diğer husus daha var; 20 kasımda meydana gelen td lines kırılması klasik kurallara göre hem filtreden geçmiş hem de erken çıkış vermemiş. Normal şartlarda hedefinin 1160 fiyat seviyesi civarları olması gerekir. Ancak bu gösterge üzerinde benim yaptığım çalışmalar neticesinde oluşturduğum modellemede bahsettiğim bu kırılma sahte görünüyor. Bu nedenle bu kırılmaya şimdilik tereddütle yaklaşıyorum.
Kısa vadede Altın fiyatının bollinger merkez banda yaklaşmasını bekliyorum. Bu hareketin nispeten yatay olması muhtemeldir. Bununla birlikte tüm vadelerde devam eden düşüş trendinin “1276 seviyesinin üstünde günlük kapanış olması halinde” kısa ve orta vadede yükseliş trendine dönmesi muhtemeldir. Bu seviyeyi dikkatle takip etmekte fayda görüyorum.
Gelelim elliott analizimize. Önce uzun vade…
Takip ettiğim elliot sayımı bu. Daha önce bu sayımdaki teknik sıkıntılardan bahsetmiştim. Fiyat elliot analizimize uygun ilerlediği için girmiyorum. Bu sayıma göre 2011 ağustos ayından beri primary A dalgası içerisindeyiz ve bu dalganın yaklaşık %80-85’lik kısmı bitmiş durumda. Primary [A]’nın 1180’den daha aşağıda bir seviyede sonlanması gerekir. Ardından belki de 1500’lü seviyelere kadar gidevek olan bir primary [B] dalgası görmemiz muhtemeldir. Burada şimdilik yakın çekime almamız gereken husus intermediate (4)’ün sonlanıp sonlanmadığıdır. Bunun cevabını bir sonraki grafikte arayacağız
Çok teknik detaya girmeden açıklamak gerekirse intermediate (4) için farklı renklerde gösterdiğim üç alternatifimiz var; Zigzag, flat ve üçgen. Şu an için kırmızı çizgi ile gösterdiğim zigzag ihtimali üzerinden gidiyorum. Buna göre (4) bitmiş, (5) devam ediyor. Ancak bu alternatifin sıkıntısı 1-3, 2-4 kanal çizgilerine uygun olmaması. Bu nedenle diğer alternatifleri de dikkate almamız gerekiyor. Diğer iki alternatife yönelme seviyesi olarak yukarıda trend analizi kısmında zikrettiğim 1276 seviyesini burada da baz alıyorum. Bu seviyenin üstünün görülmesi halinde (4) için flat ve üçgen ihtimallerine yöneleceğiz. Bu durumda altında 1350-1390 seviyeleri gündeme gelir. Ben şimdilik benimsediğim zigzag alternatifin alt dalga sayımını aşağıdaki grafikte veriyorum.
Sonuç: gerek trend, gerek elliott analizinde düşüş süreci devam ediyor. Bu analizler çerçevesinde düşüşün 1180’den daha aşağıda sonlanması ve ardından orta vadeli bir yükselişin başlaması muhtemeldir. Bununla birlikte bir iki hafta içinde 1276’nın üstünde bir kapanış hem teknik hem de elliot sayımı olarak 1350-1390 seviyelerine yükselişin yolunu açabilir. 1276 üstünde kapanış olmadığı sürece altındaki olumsuzluğun devam ettiğini varsaymak gerekiyor.
25 Kasım 2013 Pazartesi
USD/JPY Paritesinde Elliott ve Trend ne diyor?
Analizime geçmeden belirtmem gereken bir husus var,
USDJPY için kapsamlı bir analiz yapmaya başlayınca ve işin içinde elliott
analizi olunca doğal olarak zaman alıyor. Fakat pariteler hareket halinde
olduğundan benim grafiklerde görülen seviye ile şu an canlı seviye arasında çok
önemli olmasa da bir fark var. Bu hususun dikkate alınmasını rica ediyorum.
USDJPY paritesi, çok
belirgin bir şekilde yukarı yönlü ve en azından kısa-orta vadeli bir trend
hareketi sergiliyor. Düzgün bir trend kanalı oluşmuş. Bollinger göstergesinde
üst band direnç görevi görememiş ve trend sinyali vermiş durumda. Ayrıca yine
belirgin bir şekilde orta vade oluşumlu bir üçgenin yukarı kırıldığını
görüyoruz. Bu görüntü çerçevesinde kısa pozisyon açılmasını riskli görüyorum.
İlaveten, kanalın alt bandına doğru olası geri çekilmelerde; özellikle 100.39’a
yaklaşan ancak bu seviyenin altında kapanış yapmayan günlerde long pozisyon
düşünülebilir.
Sinyal anlamında değil ama en azından kısa vadeli bir
hedef seviyesi belirleme anlamında Tdlines hedef seviyesini bir grafikle
göstermek istedim. Demark Trendlines hedefi 103.15 ve zaman içinde bu hedefe
varılma ihtimalini yüksek görüyorum. Özetlersem, trend ve fiyat analizi
çerçevesinde usdjpy yukarı yönde oldukça güçlü. Düzeltmeler, indikatör ve stop
kullanmak kaydıyla, alış için fırsat olabilir.
Paritelerde
elliot analizlerini işlem girişi için değil ama paritenin genel gidişatı
hakkında bir bakış açısı oluşturabilmek anlamında kullanabiliriz. Elliott
sayımlarının büyük resmi daha net görmemizi sağlayacağını düşünüyorum. Ancak
özellikle alt dalgalarda (kısa vadeli sayımlarda) alternatiflere sapmaların
mümkün olabileceğini hatırlatmak istiyorum. Zaten Bu analizi güncellememizin sebebi 100.62 seviyesinin yukarı kırılması sonucunda önceki elliott sayımının iptal olmasıdır.
En büyük resimde USDJPY paritesinin 2011 ekim ayından
itibaren başka bir çevrime; Supercycle (b) dalgasına başladığını üstteki
grafikte görmekteyiz. Bu bize uzun vadede genel olarak JPY’nin USD karşısında
değer kaybedeceğini gösteriyor. Ancak arada ciddi düzeltmelerin, yani JPY’nin
değer kazandığı dönemlerin de olacağını hatırlatmalıyım. Bu anlamda bir sonraki
grafik bize daha net şeyler söyleyecektir.
Pariteye daha yakından baktığımızda derin düzeltmelerin
–şimdilik- uzağında olduğumuzu söyleyebilirim. 99.01 seviyesi aşağı
kırılmadıkça doğru bir sayım üzerinde olduğumuzu farzedebiliriz.
Elliot
terminolojisi açısından bakarsak aslında bu vadede sıkıntılı bir sayım
üzerinden yürüdüğümüzü söylemeliyim. Ancak çok fazla bir seçeneğimizin
olmadığını da görmekteyiz. Yapabileceklerimiz; minör 3 yerine intermediate (5)
koymak veya intermediate 3 etiketini minör 1 olarak değiştirmek. Ancak her iki
seçenekte de 1-3, 2-4 kanallarını düzgün biçimde çizemiyor olmamız, mecbur
kalmadıkça bu alternatiflere yönelmememizi gerektiriyor. Son olarak daha yakın
vadeyi gösteren minör ölçekteki sayımı veriyorum.
Bu sayım, şimdilik düzgün
ilerlemekle birlikte soru işaretli bölgenin tipik bir 4'e benzemesi bize minor
sayımda ufak bazı değişikliklere gitme ihtimalinin olduğunu gösteriyor.
YASAL UYARI:
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
24 Kasım 2013 Pazar
Çoğunluğun Dayanılmaz Cazibesi
İkinci dünya
savaşı sırasında Fransız direnişçiler nazi esir kamplarından birine bir saldırı
düzenlerler, kampı ele geçirirler ve ünlü matematikçi Benoit B. Mandelbrot’un babasının da aralarında bulunduğu esirlere,
takviye Nazi kuvvetleri gelmeden kaçmaları söylenir. Tüm esirler tek grup halinde ana yol üzerinden
güvenli bölge olan Limoges’e gitmek üzere yola koyulur. Grup ilerlerken, bir
süre sonra Baba Mandelbrot, bu şekilde kaçmanın hiç de akıllıca olmadığı kanısına
varır ve ana yolu terkedip ormanın içine saparak tek başına yürümeye başlar.
Aradan yarım saat geçmeden esir kampına düzenlenen saldırıyı öğrenen bir alman
uçağı ana yol üzerinde grup halinde ilerleyen esirleri bombalar. Esir kampından
tek kurtulan, mandelbrot’un babasıdır(1).
İnsanlardaki
genel davranış biçimi çoğunluğa uyma ve çoğunlukla ortak hareket etme
yönündedir. Çoğunluğa katılma ve uymada bireydeki özgüven eksikliğinin, tek
başına hareket etmekten korkmanın ve çoğunluğun oluşturduğu sinerjinin bireye
güven vermesinin önemli ölçüde etki ettiği bir gerçektir.
Doğru olanın
çoğunluğa uymak mı uymamak mı olduğu hususunda bir çok araştırma ve farklı görüşler
vardır. Genel kanı; duruma ve şartlara göre sonuçların da değiştiği yönündedir.
Üstteki örnek çoğunluğa uymanın olumsuzluğuna iyi bir örnekse de hayatta bir
çok faydalı girişimin, çoğunluğun katılımıyla sağlandığını görmekteyiz. Burada
anahtar rolü çoğunluğu yönlendirenlerin iyiniyetli olup olmadığı hususu
belirlemektedir.
Ancak finansal
piyasalar sözkonusu olduğunda çoğunluğun cazibesine kapılma, genelde olumsuz
sonuçlar doğurmaktadır. Finansal piyasalar, işin doğası gereği iyiniyetli
yönlendiricilerden yoksundur. Zaten birilerinin kazanabilmesinin başka
birilerinin kaybına bağlı olduğu finansal piyasalarda (sıfır bakiyeli
oyunlarda), hakim duygu iyiniyet değil,
kazanma hırsıdır.
Piyasa
oyuncularını farklı bir tanımlamayla; profesyoneller (piyasanın büyük
oyuncuları) ve amatörler olarak ikiye ayırdığımızda profesyonellerin bildiği veya
bilmesi gereken hususlardan biri, kendi kazancını normalin üstünde artırmak
istediğinde (istisnalar haricinde) bunu başka profesyonellerin kaybetmesini
beklemesiyle yapamayacağı gerçeği, gelmektedir. Öte yandan tek tek ele alındığında amatörlerin piyasaya
kattıkları yatırım miktarı, profesyonellerin hedeflediği miktarla
kıyasladığında komik kalmaktadır. Ancak milyonlarca amatörün ortaya koyduğu
miktarı topladığınızda sonuç değişmektedir! Örneğin bir milyon kişinin 10
dolar’ını hesapladığınızda 10 milyon dolar, 1000 dolar’ını hesapladığınızda bir
milyar dolar, demektir. Tabii ki özellikle yatırım araçlarının ve yatırımcı
çeşitliliğinin had safhaya çıktığı günümüzde profesyonel-amatör ayrımını ve
kimin kazanma kimin kaybetme potansiyeline sahip olduğunu kesin çizgilerle
belirlemek mümkün değildir. Ancak genel mantık budur.
Burada
özetlediğim mantık açısından bakarsak piyasalar sözkonusu olduğunda çoğunluk
amatörlerden oluşmaktadır ve hedeftir. Daha doğrusu piyasalarda
profesyonellerin büyük karlar elde edebilmesi amatörlerden oluşan büyük bir
çoğunluğun piyasaya katılmasına, yani çoğunluğun oluşmasına bağlıdır.
Bir örnek
vermek gerekirse; profesyonel yatırımcıların çoğu, 2001 yılından itibaren ve
ons fiyatı 250-350 dolar civarında dalgalanırken, altın’a yatırıma başlamıştı.
2011 yılının ilk aylarına gelindiğinde altının fiyatı 1500’lü rakamlara
yükselmiş, çoğunluğun da dikkatini
çekmeye başlamıştır. O dönemde altına yatırımda çoğunluğun oluşmasında bir çok
faktörün yanında altın ile ilgili olumlu haber ve yorumların ve bankaların
altına yatırımı kolaylaştırmada gösterdikleri gayretin de etkisi olduğunu
hatırlıyoruz. Ardından gelen ve 1920’li fiyatlara varan sansasyonel yükselişle
birlikte altın yatırımında çoğunluğun daha da arttığını ve adeta bir sürü psikolojisine
dönüştüğünü görmekteyiz. Bu dönemde çoğunluğa katılmayanlar veya daha önceden
katılıp zamanında terkedenler, daha sonra meydana gelen altın fiyatlarındaki
çöküşün zararından etkilenmemiş oldular.
Geçmişi
dikkatli incelediğimizde yukarıda anlattığıma benzer çokça örnek tespit
edebiliriz. Günümüzde hangi yatırım türlerinde çoğunluğun oluşumunun
tamamlandığının veya tamamlanmak üzere olduğunun belirlenmesi ayrı bir inceleme
konusudur. Ancak belirtiler açıktır; sözkonusu yatırım aracına kitlesel yönelme,
yatırımın eskiye göre daha kolay ve herkes tarafından yapılabilir hale gelmiş
olması, düşük gelirlilerin de alabilmesi amacıyla daha küçük parçalara
bölünmesi (örnek: 1 gramlık altın), haber ve yorum yaygınlığı vs.
Finansal
piyasalarda çoğunluk hedeftir ve olumlu yönlendirmelerden yoksundur. İşin
doğası da budur. Yani böyle olmak zorundadır, çünkü böyle olmazsa spekülasyon
olmaz, piyasalar da olmaz. Her yatırımcı bu anlamda kendini bireysel olarak
hedef olmaktan korumak zorundadır. Finansal piyasalarda çoğunluğun dayanılmaz cazibesine kapılmak
kötü sonuçlar doğurabilir.
(1)Kısa anı,
Benoit B. Mandelbrot’un “Finans Piyasalarında Saklı Düzen” kitabından özetlenmiştir.
21 Kasım 2013 Perşembe
EURUSD, USDTRY ve GOLD'da Son Durum ne?
EURUSD, zaten
momentumsuz olan 7 günlük yükselişinin
yarısını tek günde geri aldı. bu hareket EURUSD’nin yükselme arzusunda bir problem olabileceğini akla getiriyor. Bu anlamda dünkü sert düşüşün
sahte olabileceği ihtimaline karşı bugün veya yarın yeniden 1,3520 seviyesinin
üstüne ters bir hareket olmaması halinde önümüzdeki hafta yeniden daha derin
düşüşler görebiliriz.
USDTRY, tam da
beklediğimiz gibi hareket edip 2.0014’e kadar düştükten sonra yine beklediğimiz
şekilde yukarı bir tepki verdi. bu
tepkinin USDTRY perspektifimde çok fazla bir hareket alanı yok. 2.0350-2.0400
seviyelerine kadar tepki mümkün. Ancak tepkinin sonlanması ve devamında 1.99’lara
varabilecek bir düşüşe karşı dikkatli olunması gerekir.
GOLD,
zayıflamaya devam ediyor. Kısa orta, uzun vade; farketmez, her vadede ayı
piyasasında. Orta vade analiz
güncellemesini ve elliot güncellemesini haftanın kapanışı sonrasına bırakarak haftanın
son iki gününe ve long pozisyon açma düşüncesine odaklanmak istiyorum.
Aslında Gold’un
yatayda bollinger alt banda dayanması ve yine yatayda tamamen boşlukta olması (yatay
destek olmaması) en azından bir tepki sebebidir. Ancak ons Altın o kadar zayıf
ki bu tepkiyi bile veremeyebilir. Bana göre bugün (az veya çok) 1240’dan daha
aşağısının görülmesi teknik olarak gold’un 1180’den daha aşağısının görülme
ihtimalini artırır. Yön-trend değiştirme seviyem 1277’dir. Bu seviyenin bir kaç
gün içinde görülmesi ayı tuzağını gündeme getirebilir.
YASAL UYARI:
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
19 Kasım 2013 Salı
USD-TL'de Riskler Devam Ediyor mu?
USD-TL, beklediğimiz gibi kısa
vadeli düşüşüne devam ediyor. Düşüşün, 2.0170 den daha aşağılara kadar devam
edeceğini, ardından ufak bir yukarı tepkiden sonra tekrar düşmeye başlayacağını
düşünüyorum. Bu anlamda beklediğim gerileme, 1.9950 seviyeleri civarına kadar
gerçekleşebilir. 2.0310 üstünde kapanış olmadıkça kısa vade beklentim bu
şekilde. Bu seviye üstünde kapanış olursa yatay veya yukarı bir hareket
ihtimali artabilir.
1.9950’den daha aşağısına “ciddi bir
sarkma” olup olmayacağı önümüzde duran sorulardan biri. Ben şimdilik böyle bir
beklenti içerisinde değilim. Ancak bahsettiğim seviyeleri görürsek güncel
duruma bakarak daha sağlıklı bir karar verme imkanımız olacak.
Forex işlemleri dışında, USD-TL ile ilgilenen geniş bir yatırımcı kesimi var. Bu
kesimin esas merak ettiği, kısa vadeden ziyade Dolar’ın orta-uzun vadede çok
yükselip yükselmeyeceği. Mesela 2.20 veya 2.40 seviyelerine bir yükseliş
olabilir mi? Diğer yandan, son 10-12 yılda sık sık olduğu gibi dolar, ciddi bir
düşüş trendi içerisine girebilir mi? Bu da merak ediliyor.
Ben bu hususta risklerin devam
ettiğini düşünüyorum. Merkez Bankası’nın son altı ayda defalarca ve ciddi
montanlı hacimlerle müdahalelerine rağmen fiyatın zirvelere yakın seviyede
olması ciddi bir gösterge. En azından şunu söyleyebiliriz; ekonomik ve finansal
açıdan hala riskler bulunduğunu düşünen
yerli-yabancı, önemli (ve büyük işlem
hacimlerine sahip) bir yatırımcı kesimi var! Öyle olmasa USD-TL’nin en azından
1.80’lere varmış olması gerekirdi. Habire kendini 2 tl üstüne atan Dolar
fiyatının, Dolar’a olan rutin talepten kaynaklandığını düşünmek, bana göre
fazla iyimser bir yaklaşım.
Önemli gördüğüm bu hususa, USD-TL
fiyatında ihtimal dahilinde gördüğüm kısa vadeli gerilemeden sonra tekrar dönüş
yapacağım.
YASAL UYARI:
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
18 Kasım 2013 Pazartesi
Bist100 Yeniden Sıkışma Bölgesinde
Endeks
geçen haftayı başladığı yere yakın seviyede, 74273’de kapattı. Önce sert
sayılabilecek bir düşüşün ardından gelen iki günlük yükseliş oldukça ivmeli.
Endeksi fiyat analizi açısından
incelediğimizde, Sarı band ile gösterdiğim 2013 haziran ayı panik satış
bölgesi ile daire içerisinde gösterdiğim
ayı tuzağının hemen üstü arasındaki 73 bin- 82 bin bölgesi endeksin sıkışmaya
devam edeceği bölge olarak gözüküyor. Geçen hafta iki günlük aşağı sarkmadan
sonra endeks tekrar bu bölgenin içinde. Önemli bulduğum bu geri dönüş hareketi
en azından kısa vadeli bir yükseliş potansiyeli taşıyor olabilir.
Riskler yönünden
değerlendirdiğimizde 72050 seviyesinin altında kapanış tekrar sert satışlara
neden olabilecek bir seviye. Bu seviye aynı zamanda olası bir yükselişi kaçırmama
adına yapılmış alışlar için güvenlik şeridi olarak kullanılabilir.
Elliot sayımımızda soru
işaretleri ve ihtimaller oldukça fazla. Zaten böyle olması gayet normal. Çünkü
bir düzeltme formasyonu içerisindeyiz ve bu düzeltme karmaşık bir yapıda
ilerliyor.
Neticede elliot sayımı olarak iki alternatifimiz var.
İlki grafik üzerinde yeşil yön çizgileriyle gösterdiğim ve 75800-77 bin
seviyesine kadar bir yükseliş ihtimalini taşısa da devamında ciddi bir düşüş öngörüsü
var. Gri yön çizgileriyle gösterdiğim ikinci alternatifte 80600 den yukarısı
görüldükten sonra böyle bir düşüşü öngörüyor. Endeks hisselerinden endeksle
korole olanlarında bu ihtimallerin dikkate alınmasında fayda görüyorum. YASAL UYARI:
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
16 Kasım 2013 Cumartesi
EURUSD, Teknik ve Elliot Analizi
Eurusd haftayı yükselişle
kapattı. Ancak yükselişin momentumlu olduğunu söyleyemeyiz. Bu yükselişi şimdilik
kısa vadeli bir trendden ziyade tepki
olarak görmek gerekir ve bu tepki hala 7 kasımdaki sert düşüş gününün fiyat alanı
içerisinde hareket ediyor.
Eurusd, orta vadede 1.2754
dibinden itibaren oluşturduğu trendi daha uzun vadeye taşımak istiyor. Ancak bu istek, 1.38 seviyelerindeki ufak
taşkınlıktan sonra 1.3294’e değen sert düşüşle ciddi bir yara aldı. Gerçekleştiği
süreye bakarsak düşüşte de bir miktar aşırılık olduğu görünüyor. Zaten ardından
gelen tepkinin sebebi bu olsa gerek.
Önümüzdeki hafta paritenin öncelikle,
şu an 1.3596’da bulunan bollinger orta
banda kavuşma çabası içerisinde olacağını düşünüyorum. Bu hareketin yarıda
kesilmesi olasılığına karşı kritik seviyem 1.3405. Bu seviyenin altında kapanış
grafikte kırmızı çizgiyle gösterdiğim bir trend oluşumu başlatabilir.
Genel gidişatta bir fikir edinme ve riski kontrol etme
anlamında Elliot sayımlarına gözucuyla bakmayı faydalı buluyorum. Ancak daha
fazlasını beklememek gerekir. Çünkü fiyat kalıpları müdahalelerden etkileniyor. Merkez bankalarının,
asli görevleri olan fiyat istikrarını sağlama amacıyla para birimlerine sık sık
müdahale etmekten hoşlandıklarını
biliyoruz.
2008 yılından itibaren cycle
ölçekte devam eden üçgen kalıbın [E] dalgasının sonlanmış olma ihtimali var. Bu
durumda yeni orta vadeli hedefin 1.18’den daha aşağısı olması gerekir. Buna bağlı
olarak alt dalgalarda minör 1 veya 2 içinde olmalıyız. Ancak [E] dalgasının,
ideal hedefi olan 1.44 seviyesinin uzağında kalması, pek sık görülmeyen bir
düzeltme şekli olan üçlü zigzag ihtimalini gündeme getirebilir. Bu ihtimal
gerçekleşirse 1.3832 üstünü görebiliriz.
YASAL UYARI:
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
14 Kasım 2013 Perşembe
DOLAR-TL'DE SİVRİ TEPELER
Dolar-tl
paritesi, fiyatı 1.99 iken alelacele twitter’da paylaştığım 2.05-2.06 hedefine
vardı. Bunu yazmamın sebebi “nasıl bildim” için değil! 1.96-2.06 hareketi, bana
göre onu tahmin etmemizden çok daha önemli anlamlar içeriyor. Şöyle ki:
Grafikte okla
gösterdiğim seviyelere dikkatli baktığımızda, bunların hepsinin sivri tepeler
olduğunu ve devamında dolar-tl’nin ciddi ve orta vadeli düşüş trendine
girdiğini görmekteyiz. Başka bir şekilde
ifade edersek, Türkiye’de doların fiyatının serbest piyasada belirlenmeye
başladığı 2001 yılından beri orta vadeli düşüş trendine girdiği üç dönem vardır
ve üçünde de yaptıkları son zirveler sivri tepe şeklinde oluşmuştur. Bu açıdan
baktığımızda ekim kasım aylarında gerçekleşen 1.96-2.06 hareketi ağustos ayında
gerçekleşen sert yükselişin sivri tepe olarak kalma ihtimalini ortadan
kaldırmıştır. Bana göre bunun anlamı -en tedbirli yaklaşımla bile- şudur: usdtl
paritesinde yeni zirvelerin görülme olasılığı çok yüksektir ve en azından
şimdilik orta vadeli bir düşüş süreci başlamamıştır! Tedbiri biraz
gevşettiğimizde dolar’fiyatı için çok daha yüksek seviyeler öngörebiliriz.
Tabiki “Geçmişte
böyle olmuştur diye şimdi de öyle olacak” şeklinde kesin bir yargıya varamayız.
Sözkonusu olan geleceği tahmin etmek olduğunda hiçbir tespit ‘mutlak’ değildir. Ancak
geçmişte usdtl paritesinde derin düşüşler öncesinde sivri tepeler oluşmasının
bir temel dinamiği ve mantığı vardır. Bunu da izah etmek istiyorum.
Her ne kadar Türkiye’de
sade vatandaşlar tarafından dolar bir yatırım aracı olarak görülüyor olsa da
yabancı yatırımcı ve yerli büyük yatırımcı için değildir! Bu kesimler için
yatırım araçları borsa ve tahvil piyasasıdır. Yerli-yabancı büyük yatırımcı, özellikle küresel çapta bir finansal tehlike
gördüğünde yatırımlarını terkeder ve çok hızlı bir şekilde “güvenli liman”
olarak gördükleri dolar’a (ve tahvillerine) geçiş yapar. Bu hızlı geçiş
dolar-tl’nin fiyatını sert bir şekilde yükseltir. Ancak sonrasında bir tehlike
kalmadığını anladıklarında (tehlike ortadan kalktığında) yine aynı hızda dolar’ı terkederler ve yatırım araçlarına geri dönerler. böyle olduğunda Dolar-tl paritesi
hızla düşer. Ortaya yukarıdaki grafikte işaretlediğim sivri tepeler çıkar!
Bu yaz 2.08’lere
giden hızlı yükselişin sivri tepe olarak kalması artık mümkün değildir. Bunu şöyle
yorumluyorum: piyasaya yön verecek
büyüklükteki işlem hacimlerine sahip büyük yatırımcıların 2013 yazında gördükleri
finansal risk her neyse, o risk halihazırda devam etmektedir.
Kısa vadede
2.0425’den daha aşağıda bir kapanış olması halinde fibonacci %50-%61 geri alış
bölgeleri aralığı olan 2.0195-1.9950 aralığına bir hareket bekliyorum.
YASAL UYARI:
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
11 Kasım 2013 Pazartesi
ALTIN ANALİZİ, GÜNCELLEME 11.11.2013
Altın, son analizimizde
çizdiğimiz kanal içerisinde aşağı yönlü hareketine devam ediyor. Yukarı bir
trendden bahsedebilmemiz için yeni parametre seviyem 1326.
İşin
açıkçası çok bir değişiklik yok. Son birkaç analizimi dikkate alanlar zaten altından uzak durulması görüşünde
olduğumu anlamıştır.
İlaveten
altında Perşembe günü oluşan kırılmayla birlikte aşağı yönlü ve 1239 civarı
hedefi olan bir Tom Demark trendlines sinyali oluşmuştur. Bunu aşağıdaki
grafikte gösterdim.
Bu sinyal bize
altında kısa vade için fikir vermektedir. Zaten yazmamın sebebi işlem tavsiyesi
için değil, kısa vade belirsizliğini biraz netleştirmek içindir. Ayrıca bilindiği
üzere her sinyal hedefe gidecek diye bir kural yoktur. Bu anlamda 1314 bu öngörümün iptal seviyesi olacaktır.
Altında uzun
vadeli elliot sayımını vermiştim. Ancak hala kısa vade sayımı vermedim. Bunun sebebi
var: alt sayımlarda karmaşa ve bol alternatif olduğundan kısa vade elliot
sayımı alternatiflerini ortaya dökmek bize fayda sağlamayacaktır. İhtimallerin ve karmaşanın azalması halinde
paylaşımda bulunacağım. Zaten şimdilik teknik analizin bize yettiğini
düşünüyorum.
YASAL UYARI:
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
10 Kasım 2013 Pazar
GARAN ANALİZİ, 10.11.2013
Garan hissesi
bist100 ve bist30 endekslerinin lokomotifi. Bu endekslerde en fazla ağırlığa sahip
olan hisse. Ayrıca banka hisselerinin de bir nevi göstergesi. Uzun vadeli ve
sağlam yatırım yapmak isteyenlerin daima dikkatini çeken bir hisse. Yani garan
hissesini teknik ve elliot analiz sınırları içerisine almamız için yeterli
sebep var.
Görüldüğü gibi
garan hissesi mayıs ayından itibaren zirveden sert bir kopmayla birlikte yukarı giden orta vadeli trend kanalını
kırarak bir düşüş perioduna girmiş. Bu çok net bir görüntü. En başta bu görüntüyü gözardı etmemeliyiz.
Düşüş trendinin
tahmini devam kanalını kırmızı çizgilerle gösterdim. Muhtemel ilerleyiş yolu
tahminim bu olmakla birlikte her düşüş trendinin bir sonu olduğunu da
biliyoruz. Gri band içerisinde gösterdiğim pasif kanal içerisine bir dönüş ve
devamında yeni bir zirve ihtimalini de hesaba katmalıyız. Aşağı giden bir
fiyatın önüne balıklanma atlamayacağımıza (veya dip-tepe tutturmaya
çalışmayacağımıza) göre yukarı dönüş ihtimalini nasıl değerlendirebiliriz?
Bunun bir çok
yolu var: seviyeler belirlenebilir veya onlarca göstergeden biri
kullanılabilir. Benim bu konuda favori göstergem bollinger band’dır.
Bollinger bandlardan
ortadaki olanı trend göstermektedir. Günlükte (ve haftalıkta) bollinger
göstergemiz, trendin –hala- aşağı yönlü olduğunu ortaya koymaktadır. Orta bandın
günlükte yukarı dönmesi halinde gri band ihtimali değerlendirilebilir. Bazan trend
göstergesi bir aşağı bir yukarı salınmaz mı? Tabiki salınır! Bu da işin
cilvesi. Sonuçta ihtimalleri sistematik bir biçimde değerlendirenler-deneyenler,
olası zararı kısa tutup karı uzun tutanlar (risk kriterlerine harfiyen uyanlar)
kazanır.
Bollinger göstergesi
yanında FKB olarak isimlendirdiğim kendime ait bir gösterge var. İsmini yazmadan
diğer bir çok analizimde bunu kullanıyorum. Bu gösterge kısa vadeli bir band
hareketinin tükenişini ve ters yönde ve yine kısa vadeli bir band hareketini
başladığını (yaklaşık yüzde 80 doğrulukta) bulmaya çalışıyor. Garan hissesi
için üstteki grafikte çizdiğim kırmızı kanalın tükenme ve yeni bir kısa vadeli
kanal başlama seviyesi 7.82 üstüdür.
Benim için
teknik analiz sonucu: şu an bu hisseyi (veya bu hisseyle aynı hareket
kabiliyetine sahip diğer bir çok banka hissesini almak için sebeb yok. Ancak
takibe devam.
Bu hisse için
bu günlerde teknik analize göre karar vermek gerektiğini düşünmekle birlikte gözücuyla
elliot sayımlarına bakmakta fayda var.
Önce büyük
resmi görelim. İki alternatif sayım ihtimali üzerinde duruyorum.
İlki bu. 2003’te
biten Cycle 4 dalgasından sonra cycle 5
sonlanan diyagonal kalıbında devam ediyor. Alt dalgalarda primary 4’ün
başladığını görüyoruz. Hedefi net olmamakla birlikte birkaç ay içerisinde
5.10-4.80 arası bir yer gözüküyor. Sonrasında hedefte 11-13 arası fiyat
seviyeleri var.
İkinci alternatif
daha radikal bir düşüş hareketi sunuyor. Bu alternatifte yeni bir zirve yok. üstüne üstlük
pek inandırıcı olmayan 0.20-0.30 hedefleri var. Aslında elliot teorisi doğruysa
bu hedeflerin görülmesi gerekiyor. Ancak benim düşüncem bu hedeflerin 2018 den
sonra olacağı yönünde. Yine de belli olmaz. Piyasalarda her şey mümkündür.
Bu iki
alternatif sayım uzun vadeli perspektifi gösteriyor. Bu günlerde esas gözücuyla
takip etmemiz gereken daha kısa vadeli sayım. Daha muhtemel bir sayım olduğu
için sadece 1 nolu alternatif sayımın alt sayımını veriyorum.
Bist100’de verdiğim elliot sayımına benzediği
için tanıdık gelecektir.
Elliot analizi
sonucu: her iki ana alternatifte de orta vadede düşüş görülüyor. Ancak kısa
vadede doğrudan düşüş ihtimali olduğu gibi 9.30 üstüne bir hareketten sonra düşüşe
geçilebilir. Yeni bir zirve halinde iki ana sayım da iptal olur. Hatta belki de elliot
teorisinin itibarı da!
YASAL UYARI:
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
HİKAYELER VE EKONOMİLER
Aslında güzel
bir hikayeydi petrol, Meksika halkı için.
1970’li
yılların başlarında peşpeşe açılan kuyular Meksikanın bilinenden çok fazla
petrole sahip olduğunu düşünenlerin sayısını artırmıştır. Bu hikayeye inananların
başında 1976 yılında başkan seçilen J.L.
Portillo yer alır.
Başkanın ve halkın
bir kısmının iddiasına göre petrol rezervleri 200 milyar varil civarındaydı ve
bu rakam Meksikayı rezervler bakımından S. Arabistan'dan sonra ikinci sırada yükseltmektedir.
Portillo, seçimler
öncesinde ve sonrasında, ülkesinin bir mazlumlar ülkesi olduğunu, ezilen
ülkesinin güçlülere ve küstahlara karşı petrol sayesinde zafer kazanacağını iddia
eder. Bu iddia başkan tarafından “mazlum ve ezilen bir ulusun kurtuluş hikayesi”
kıvamında işlenir. Halk bu hikayeyi çok sever ve benimser.
Portillo iktidara gelir gelmez hızlı bir
şekilde yatırımlara başlar. Halk’da başkanın bu petrol ve zenginlik hikayesine
inanmış, güven duygusu yükselmiştir. Zengin
olma hayali ve güven duygusu ile ortaya çıkan motivasyon, ekonomiye hemen
yansır. Yatırımlar hızla artar.
Yatırımlar için
para kaynağı, çıkarılacak petroller karşılığında alınan devasa dış borçlardır.
Yatırımlarla birlikte
bir bolluk dönemi oluşur. Gsmh hızla artar. İşsizlik ve enflasyon düşer. 1979
yılına gelindiğinde ikinci petrol kriziyle birlikte petrol fiyatları tavan
yapınca Portillo’nun mazlumluktan zenginliğe giden hikayesinin heyacanı ve motivasyonu hem kendisini hem de halkı daha
da coşturur. Hatta Başkan Portillo artık mazlum ülkelerin liderliğine soyunmaktadır.
Portillo, “çağımızda
ülkeler ikiye ayrılır, petrolü olanlar ve olmayanlar” der ve artık zengin bir
ülkenin başkanıymış gibi davranmaya başlar.
İlk önce uluslararası
camiaya (enerji krizinin çözümü için) kendi çözümü olan ‘Küresel Enerji Planı’nı
önerir. Ardından Orta Amerika ve Karayip ülkelerine ayrıcalıklı fiyattan petrol
satmaya başlar. O yıl Papa Meksikayı ziyaret eder. Bu bir işaret olarak
yorumlanır. Meksika artık zengin ve refah bir ülke haline gelir. Başkan, fakir
ülkelere dış yardım teklif etmeye bile başlar.
Ancak 1980’den
itibaren her şey bir anda değişir. Ekonomi, ciddi bir duraklama dönemine girer.
Ne olduğunu, neden olduğunu kimse anlayamaz.
Yatırımlar hızla azalmaya başlar.
Durgunluk devam eder ve Portillo’nun başkanlığı
bıraktığı 1982’de enflasyon %100’e ulaşır. İşsizlik, Yolsuzluk ve aleni
hırsızlıklar had safhaya çıkmıştır.
Zaman içerisinde
Petrol rezervlerinin 200 milyar varil olmadığı , sadece 12 milyar varil
civarında olduğu anlaşılır. Abartılan rezervlere güvenilerek alınan devasa dış
borçlar ülke hazinesini zorlamaya başlar.
Buna rağmen
halk hala zihinlerine kazınmış Portillo’nun mazlumluktan kurtulma hikayesine
inancını kaybetmemiştir.
Portillo’nun
ardından iktidara gelen yeni yönetim kötüye giden bir ülke, fakat halkın hala
inandığı muhteşem bir ekonomik hikaye devralır. Ancak Kötüleşme devam eder. Devamlı düşen petrol
fiyatları 1986’da dip yapar. Meksika tarihinin en büyük krizine yakalanır. Uzun
yıllar toparlanamaz.
Meksika’yla
ilgili bu ekonomi hikayesi bir örnek olarak, iki Nobel ödüllü ekonomist G.A. Akerlof
ve R.J.Shiller’in yazdığı “Hayvansal Güdüler” adlı kitabında anlatılmaktadır. Bu
iki yazar; başarıyla kurgulanmış hikayelerin gerek insan gerekse toplumları
yönlendirmede inanılmaz etkili olduğunu idddia etmektedir.
Çıkış noktaları,
insan motivasyonunun büyük bölümünün kendi yaşamımızda bir izi olan
hikaye(lerden) ve bu hikaye etrafında oluşan olaylardan oluştuğu düşüncesinde
yatıyor. Her insanın çocukluğundan itibaren değişik olaylarla örüntülenmiş bir
hikayesi olduğunu ve bu hikaye etrafında hayat mücadelesine katıldığını ve
motive olduğunu iddia ediyor.
Aynı şekilde yapılan bir çok araştırma da
insan bilgisinin temelini –hatta tamamını- hikayelerin veya hikayeleştirilen bilgilerin oluşturduğunu söylüyor. Bir
hikayeyle bağı olmayan bilgilerin akılda kalmadığı, zamanla uçup gittiği, hikayeyle
örüntülenen bilgilerin ise insan hafızasında kalıcı olduğu ispatlarıyla birlikte vurgulanıyor. Hatta
yaşlanıp hafızasını kaybeden insanların sadece hikayesi olan bilgileri hatırlamaları
ve mütemadiyen bunları anlatmalarını hikayelerin insan zihni, bilinçaltı ve hafızası
üzerindeki etkisine bağlıyorlar.
Daha
da önemlisi, yapılan araştırmalar hikayelerin insanların belirli bir yönde
motivasyon ve hareketini sağlaması yanında, aynı zamanda toplumların da
hareketlerini etkilediğini ortaya koymaktadır. zaten Meksika örneği de bunun için verilmiştir.
Toplumların da insanlar gibi, inanılan ve hikayeleştirilen bir düşünce motivasyonuna göre hareket edebiliyor
olması tabi ki bazan olumlu bazan olumsuz amaçlar için kullanılabiliyor.
Topluma aktarılan
hikayelerin sosyal, siyasal, kültürel vb. çeşitleri var. Ancak en etkili
olanları ekonomik hikayelerdir, diyebiliriz. Yukarıda özetini aktardığım “Meksikanın
mazlumluktan zenginliğe petrol ile ulaşma hikayesi” örneği, başkan Portillo tarafından çok iyi
kurgulanmıştır. Ancak sağlam bir zemini olmadığı için petrol fiyatlarıyla
birlikte çökmüştür.
1980’li
yıllarda bankerlerin kurguladığı yüksek faizle zenginleşme hikayesi, borsaların
çok yükseleceği hikayeleri, bazı hisselerle ilgili hikayeler, emlaktan zengin
olma hikayeleri, emeklilik fonu hikayeleri vb. hikayelerin neredeyse hepsi
insanları belirli bir yöne motive etmek üzerine kuruludur.
Tabiki tüm hikayeler kötü amaçlı değildir. Bir
çok hikaye topluma veya insanlığa faydalı olmak üzere kurgulanmaktadır. Ancak kesin
olarak bildiğimiz bir şey var; kötü amaçla kurgulanan veya sağlam bir zemini
bulunmayan hikayeler halkın eninde sonunda hüsrana uğramasına yol açmaktadır.
İnsanların hikaye
örüntüleri etrafında çok daha iyi motive olduğu ve yönlendirilebildiği düşüncesi aslında yeni bir icat değildir. Bu yöntem
tarihte topluluklar üzerinde defalarca kullanılmıştır. Bu detaya girmeyeceğim. Herkes
tarih dersi hafızasını biraz yokladığında onlarcasını bulacaktır zaten.
Ancak devletlerin
halklarını belirli bir yöne ve hedefe yönlendirmelerinde kullandıkları uzun
vadeli ekonomik hikayelerden birkaç örnek vermek istiyorum;
Amerika, hikayesini
(rüyasını) bilim ve sanayi kavramları üzerine yazmıştı. Aynı şekilde İngiltere,
Fransa, Almanya, Japonya gibi ülkeler de öyle. Çağın gereği bilim ve sanayi
olduğu ve hikayeler başarılı yazıldığı için yaklaşık 300 yıldır yüksek refah seviyesinde
yaşıyorlar.
Pakistan, Hindistan,
mısır, Bangladeş, brezilya gibi ülkeler ulusal hikayelerini 10 bin yıllık
ömrünü 18. Asırda tamamlayan “tarım” üzerine yazdılar. Sonuç bence kötü.
İran, ırak, s.arabistan,
Libya, venezuella, Meksika gibi ülkelerin petrol üzerine kurulu ulusal ekonomik hikayeleri
hiçbir başarı sağlayamamış.
Türkiye'nin
hikayesi biraz farklı. Bana göre 1945 yılından beri Türkiye’nin ana ekonomik motivasyon hikayesi yol ve inşaat üzerine.
8 Kasım 2013 Cuma
EURUSD TEKNİK VE ELLİOT ANALİZİ, 08.11.2013
Yaklaşık bir
ay önce paylaştığım Eurusd uzun ve orta vade elliot analizimize uygun bir fiyat
hareketi görüyoruz. Uzun vadeli analizde hızlı değişim olmadığından
güncellemiyorum. O analize ve alternatif sayımlarıma bu linkten
ulaşabilirsiniz.
Orta vade
elliot sayımı güncellemem ise alttaki grafiktedir.
Önceki analizimizde
hedef olarak belirttiğimiz 1.38-1.44 bölgesine parite fiyatının girip çıktığını
görüyoruz. Ancak ideal nokta olan 1.44 seviyesinden uzakta bir gerçekleşme
olduğundan tereddütlerimiz var. Bu nedenle ikili zigzagın, üçlü zigzaga dönüşme ihtimalini hesaba
katmalıyız. Her halükarda 1.36’lara kadar her iki alternatifin
yolu ortak.
Gelelim teknik
analizimize. Kısa vadede yön aşağı. Ancak, 1.3535 seviyesi kısa vade parametremdir.
Bu seviye üstüne çıkılmadığı sürece yön aşağı. Bu seviyenin üstüne çıkılması halinde parite, grafikte çizdiğim mavi kanal hareketine başlayabilir.
Bollingerde fiyatın
üst banddan alt banda çakıldığını görüyoruz. Kısa vadede fiyatın orta banda (1.36-1.37
bölgesine) çekilme ihtimali yüksek.
Dikkat edilmesi
gereken bir husus daha var: günlük bollingerde orta band aşağı döndü. Yani trend
yönü şimdilik aşağı. Bu hususu dikkate almakla birlikte bir kez daha yukarı
dönüp tekrar aşağı dönmesi bana orta vadede 1.18 den aşağısını gösteren elliot
sayımıma daha fazla güvenmemi sağlayacak.
YASAL UYARI:
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
3 Kasım 2013 Pazar
BİST100 GÜNCELLEME, 03.11.2013
Her gün analiz
güncellemesi yapmak mümkün değil. Zaten her gün analiz yapmanın faydadan
çok zararı olur. Ancak bazan günlük uyarı seviyeleri oluşuyor. Nitekim 30
ekimde 79250 seviyesinde böyle bir durum oluştu ve twitter’dan bunu paylaştım. İyiki
twitter var. güncelleme yapamadığım durumlarda bu tür zamansız sinyalleri twitter platformundan paylaşmaya devam
edeceğimin bilinmesini istiyorum.
Endeks geçen
hafta yazdığım kriterler eşliğinde hareket etti. Yani grafikte gösterdiğim iki
seviye arasında sıkışmaya doğru bir gidişat var. Çok fazla bir şey değişmeyen grafik
güncellemem aşağıdadır.
Endeks, boğa tuzağı bölgesi ile ayı tuzağı bölgesi arasında (sarı band-kırmızı çizgi arası) sıkışmaya devam ediyor. sarkacağı bölge gidişatı belirleyecektir.
Analizlerimden de anlaşılacağı üzere borsada şimdilik risk almaya değecek ve ciddi fırsat oluşturacak bir oluşum görmüyorum.
elliot sayımlarımda (X) dalgası ile ilgili alt sayımlarda bir kaç alternatifl mevcut. muhtemel ikisini gösterdim önümüzdeki günlerde alternatiflerin teke düşeceğini düşünüyorum
YASAL UYARI:
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
2 Kasım 2013 Cumartesi
ALTIN ANALİZİ, GÜNCELLEME 02.11.2013
Para
genişlemesi veya sıkılaştırması ya da diğer bazı ekonomik olaylar altın
fiyatlarını etkiler. Ancak bunlara bakarak altın analizi yapılması bana göre bütünüyle
anlamsız bir uğraş. Çünkü piyasada belli bir yöne hareket oluşturacak kadar
büyük işlem yapanların bu tür ekonomik kararları ne zaman fiyatladıklarını, ne normal vatandaşların ne de ekonomistlerin bilmesi mümkün değildir. Bu tür analiz yöntemleriyle
analiz yapmaya çalışmak beyhude çabadır.
Birkaç örnek
verebilirim: 2001-2008 tarihleri arasında abd’de para genişlemesi %35 civarında
gerçekleşmiştir. Oysa altın aynı dönemde 250 dolardan 1032 dolara çıkmıştır. Yani
% 400 artış göstermiştir. Ortada ciddi bir orantısızlık vardır.
Devam ediyoruz;
2008’den 2011’e kadar dolardaki genişleşme % 300’dür ancak bu sefer altın’da
artış oranı %90’da kalmıştır.
Daha yakın
zamandan ve daha çarpıcı bir örnek vereyim; abd’nin üçüncü para genişleme
paketi eylül 2012’de açıklanmıştır. Bu program doğrultusunda o tarihten beri her
ay 85 milyar dolar (yılda bir trilyon dolar) ilave para basılmaktadır. Ancak gelgelelim
aynı dönemde altın 1920 dolardan 1180 dolara kadar düşmüştür! Yani % 40 civarı
değer kaybetmiştir.
Gerek para
genişlemesi, gerekse başka ekonomik olgularla ilgili bu şekilde onlarca çelişki
örneği verebiliriz. Ama buna gerek yok. Benim için sonuç her zaman şudur:
ekonomik verilere göre altın veya başka bir finansal enstrümanın gelecekteki
fiyatını tahmin etmek ancak tesadüfen olabilir. Çünkü fiyatlama (genelde) çok daha önceden gerçekleşmektedir. Bu nedenle fiyat tahmininde en iyi
yöntem teknik ve elliot analiziyle desteklenmiş trend ve fiyat analizidir.
Gelelim analiz
güncellememize.
Daha önce de yazdığımız gibi Orta vade
gidişatta altının ayı (düşüş) modunda olduğunu biliyoruz. 2011 eylülünden beri
altın fiyatı geriliyor. Bu gerileme bir düşüş trendi oluşturmuş durumda. Uzun vadeli
yatırım için fırsat kollama anlamında tekrar ciddi bir yükseliş göstereceğine
dair bir belirti de yok.
Bollinger bandlarının orta bandının bir trend göstergesi olduğunu biliyoruz. grafikte de görüldüğü gibi haftalıkta orta band hala aşağı yönde ilerliyor.
Özetlersek, altın'da, trend yönü hala aşağıyı gösteriyor ve orta uzun vadeli sağlam bir trend yükselişi belirtilerini henüz göremiyorum.
Şahsi görüşümdür: değerinin artması durumu hariç, ekstra getirisi olmayan bu enstrümanı bu günlerde almanın veya elde tutmanın bir faydası olduğunu düşünmüyorum.
Orta vade gidişatta ciddi bir değişiklik olup olmayacağını takip etmede kısa vadeli kanal-trend hareketlerini de takip ediyoruz. aşağıdaki grafik kısa vadeli öngörümü anlatmaktadır.
Altın
fiyatının kısa dönemde grafikte görülen mavi veya kırmızı kanallardan
hangisinde hareket edeceğini belirlemede 1334 seviyesinin belirleyici olacağını
düşünüyorum. 1334 üstüne sarkma olmadığı sürece aşağı yönde hareket bekliyorum.
Altın fiyatının
günlükte üst bollinger banda çarpıp hızla orta (merkez) banda döndüğünü
görüyoruz. Burada iki önemli husus var; ilki altın yukarı trend oluşturacak
güce şimdilik sahip değil ve ikinci olarak yakın zamanda cılız bir eğimle yukarı dönen bollinger trend, Cuma
günü tekrar aşağı döndü. Sadece bollinger’e göre yorumlarsak, kısa vadede aşağı
veya yatay-volatil hareket ihtimali arttı.
Altın'da ülkemizde
az sayıda bulunan elliot üstadlarından son
zamanlarda elliot analizi göremeyince ve elliotsuz uzun vade perspektifi ortaya
konulamayacağı açık bir gerçek olduğundan bendeniz belli riskler
içeren elliot analizimi geçen hafta paylaşmıştım. O sayım uzun vadeli bir
sayımdı. Kısa vadeye ve alt dalgalara inmemiz gerekiyor. Ancak intermediate 4
dalgasının alt dalga sayımlarının gidişatında fazla sayıda alternatif var. Bu nedenle
ve kafa karıştırmamak için bu hafta paylaşmıyorum. Haftaya elliot anlamında biraz daha net bir görüntü oluşacağını düşünüyorum.
YASAL UYARI:
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.


























