19 Ocak 2015 Pazartesi

Ons Altın Elliott Dalga Analizi (19.01.2015)


Takip ettiğim sayımda Primary B dalgasının ilerlediğini düşünüyorum. Daha önceki analizlerimde Bu dalganın hedefinin 1400-1600 civarı olduğunu belirtmiştim.  Yaklaşık % 38-% 61 geri alış seviyelerine denk gelen ve geniş sayılabilecek bu hedef aralığındaki seviyeler yerine kalıbın ilerleyişini takip etmek ve dalganın sonlanacağı olası seviyeyi düzeltme kalıbının ilerleyişine göre belirlemek daha doğru bir yaklaşım olacaktır.

Alt dalga sayımlarında olası iki alternatif ilerleyişi grafik üzerinde gösterdim. 1167'den itibaren Minor 3 veya (Y)'nin A'sı  ilerliyor olabilir.

Fiyatın 1345 seviyesini aşması tercih ettiğim sayımı oldukça güçlendirecektir. Bu bize yeni çok yukarı hedefler için değil, Primary B'nin bitişinden itibaren başlaması gerekecek olan en az 800-900 hedefli Primary C dalgasını öngörmemiz için lazım olacaktır.

Yeri gelmişken bir konuya temas etmek istiyorum. (1970-1980 yılları arası yükseliş hareketinin 3 dalgada tamamlandığını düşündüğümden)  Buyük resimde 'Sonlanan Diyagonal' sayımı tercih ediyorum. Bu tercihe göre 1980-1999 yılları arası dönem  Cycle 2 (ikili zigzag) olacağından almaşıklık kuralı gereği 2011-? yılları arasında devam ettiğini düşündüğüm 4 nolu düzeltme dalgasının basit zigzag olarak gerçekleşmesi beklentisi içerisindeyim. Büyük resimde (Supercycle ölçekte) 'Sonlanan Diyagonal' olasılığını bir kenara koyduğumuzda -ya da 'Sonlanan Diyagonal'de Cycle 3'ün henüz tamamlanmamış olabileceği ihtimalini hesaba kattığımızda- 1920-? düşüşünün ikili zigzag kalıpta devam yolu, rehber ilkeler açısından oldukça güçlü bir sayım olarak karşımızda durmaktadır. Bu sayım, Ons Altın fiyatının çok fazla yukarı gitmeden yeniden ayı piyasasına güçlü dönüş yapması olasılığını gündemde tutmaktadır.

Sadece tercih ettiğim Elliott dalga sayımına göre devam edecek olursak bu hafta Ons Altın'da çok fazla bir hareket olmaması gerekir. Kısa mesafeli günlük yükseliş barlarından sonra yine kısa mesafeli düzeltmeler olması, muhtemeldir. Ancak sonrası haftalarda 1345 seviyesine doğru yeni ataklar olmasını beklerim. 

Şu anda elimizde olan verilere göre teknik analizin bize çok fazla faydası yok. Halihazırdaki durumu göstermek üzere bütün osilatörler aşırı alım bölgesindedir ve aynı şekilde bütün trend göstergeleri yukarıyı gösteriyordur. Şimdilik önemsememiz gereken şey, geçen hafta kırılan 1226 seviyesi aşağısında haftalık kapanış olmadığı sürece orta vadeli yukarı yönlü bir trend atağı içerisinde olduğumuzdur. Çok fazla yükseliş olmadan bu seviyenin altında haftalık kapanış olması sadece Orta vadeli teknik görünümü değil bu görünümün bozulmasına bağlı olarak grafikte gösterdiğim tercih ettiğim sayımın olası hedeflerini de şüpheli hale getirir. 

YASAL UYARI:
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

5 Ocak 2015 Pazartesi

Bist100 Teknik ve Elliott Analizi (05.01.2015)

Bist100 endeksi için yaptığımız son analizde 85 bin bölgesinde bulunan fiyat boşluğunun önemine, endeksin bundan önce o bölgeyi -kalıcı olarak- yukarı geçme denemesinde altı defa başarısız olduğuna ancak bu seferki denemenin öncekilerden daha güçlü olacağına vurgu yapmıştık. Nitekim ilerleyen günlerde endeksin 81 bin civarından 87048'e kadar yükseldiğini, akabinde 79 bin-85 bin arasında dalgalanmaya başladığını ve yılı 85721 seviyesinde kapattığını görüyoruz.

Bist100 endeksi 2013 yılından kalma fiyat (gap) ve zaman boşluğunu sadece fiyat olarak değil zaman olarak da doldurmaya çalışıyor; tabiri caizse umuda tutunmaya çalışıyor. Endeksin -teknik olarak- 2015 yılının çoğunda izleyeceği rota biraz da bahsettiğim gap bölgesinin ne tarafına kendini atacağına bağlı. Biraz daha açıklayıcı olabilmek için Bist100 endeksini önce trend ve teknik analiz yönünden sonra Elliott Dalgaları perspektifinden irdeleyeceğim.

Sık sık kullandığımız TD Sequential göstergesine göre 24 ekim 2014; 78968 seviyesinden beri orta vade trend yukarı yönde. İki ayı aşkın bir süredir devam eden bu trendin çok güçlü olduğunu söyleyemeyiz. Bunu hem, 9 etiketli son sat sinyalinin neredeyse ideal hedefine varmış olmasından hem de 86839 seviyesinde trendin kendi yoluna yeni bir engel çıkartmış olmasından anlıyoruz. Endeksin bu engelin +- %1 puan civarında dirençle karşılaşmasını ve devamının kısa vadeli satış baskısı olarak gelmesini beklemek gerekir.

Olası satış baskısının yaklaşık 78 bin civarına kadar serbestliği bulunmakla birlikte şimdiden ne kadarının gerçekleşeceğini kestirmek zor. Ancak 83980 seviyesi altında günlük kapanış olması halinde 80 bin civarına kadar, 80660 seviyesi altında haftalık kapanış olması halinde ise 77-78 bin seviyelerine kadar düşüşler olabileceğini söyleyebilirim.

 En nihayetinde 86839 seviyesinde bulunan TDST Direncinin yukarı yönde kurallı kırılması (86839 üstünde kapanış+sonraki günün yeni bir yüksek yapması) halinde trendin devam edeceğini ve yaklaşık, aşağıda oluşan son tuzak miktarı kadar (87 bin-78 bin= 9 bin puan) daha yukarı bir hareket oluşabileceğini söyleyebiliriz.

TD Sequential göstergeye göre orta vade yönün aşağı dönebilmesi için 78403 TDST Desteğinin aşağı yönde kurallı kırılmayla geçilmesi gerekiyor. Bunu yazmışken Yine bu göstergenin ortaya koyduğu önemli bir tespiti aktarmak istiyorum: son 5-6 aydır endekste hem aşağı hem yukarı yönde orta vade trend değişim sinyalleri 78 bin-79 bin civarında gerçekleşiyor. Bir kez daha bu bölgenin görülmesi ve aşağı yönde geçilmesi halinde endeksin toparlanma ihtimalinin oldukça zayıf olduğunu ve bu bilginin not edilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Bist100 endeksinde trend ve teknik göstergeler en azından şimdilik yukarı yönü gösterirken takip ve tercih ettiğim Elliott Dalga Sayımı an itibariyle olmasa da orta vade perspektifte tam tersi yönü; aşağıyı göstermektedir. Sayımda rehber ilkeler açısından bir sıkıntı görünmüyor. İkili zigzag düzeltme kalıbı 2008 yılında gerçekleşen (2) nolu zigzag düzeltme kalıbının hem kalıp olarak hem zaman olarak almaşığı. Gerek W dalgası, gerekse (2014 Nisan-Mayıs aylarında gerçekleşen sert yükselişe rağmen) X dalgası hala düzeltme dalgası formunda. Minute c dalgası a'ya göre biraz kısa kalmış görünüyor. Bunu X dalgalarında zaman zaman gördüğümüz uyumsuz kalıplarla izah etmemiz mümkün. Sonuçta X veya B dalgaları düzeltme dalgalarının tam göbeğidir ki alt dalgalarında uyumsuz kalıplar oluşması gayet normal. 2013 Mayıs-2014 Aralık ayları arası kalıba bütün olarak baktığımızda da an itibariyle net bir düzeltme dalgası formu görmekteyiz.  tereddüt oluşturacak tek husus, X dalgası geri alışının Altın Oranı % 15 kadar aşmış olması ve 2014 yılı içinde başlamasını beklediğim Y dalgasının o yıl içinde başlamamış olması.

Özetle, sayımın ihtiyacı olan tek şey, teyit, yani (duygularımız böyle olmasını istemese de) düşüş; eh, o da piyasanın (yapa)bileceği şey.

Sonuç olarak; Endekste kısa ve orta vade yön yukarı. Teknik göstergeler de yukarı yönde hareketlerin beklenmesi gerektiğini gösteriyor. Bu anlamda 86-87 bin bölgesi yeniden zorlanabilir. Bu bölgenin geçilmesi durumunda endekste olması muhtemel fiyat hareketini yukarıda yazdım. Bu hafta içinde 83980 aşağısında günlük kapanış gerçekleşmesi halinde ise kısa vadeli olumlu görünüm bozulur. Haftalık kapanışın 80660 seviyesinden daha aşağıda olması beraberinde daha etkili bir düzeltme oluşmasına neden olur. Ancak bunlar Endeksin orta vadeli yukarı yönlü trendini bozmaz. 

Orta vade trendin değişiminden ve dolayısıyla daha derin düşüş olasılığından bahsedebilmek için 78 bin seviyesinden daha aşağıda fiyat hareketleri görmeliyiz. Bu oluncaya kadar tercih ettiğim Elliott sayımını en fazla, göz ucuyla takip etmek gerekir. 78 bin seviyesinden daha aşağıda bir endeks seviyesi, tercih ettiğim sayımdaki Minor Y dalgasının (beklentim, 48 bin-EWP kuralı asgari hedefi 58 bin) hedef seviyelerini gündeme getirebilir ki böyle bir olasılığın belirginleşmesi durumunda zaten güncelleme yapmış olacağız.

  YASAL UYARI:
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

26 Aralık 2014 Cuma

Altın, Emtia Döngüleri ve Elliott Dalgaları Üzerine...


Bir finans yılı daha sonlanmak üzere. Konuya Ons Altın'ın (XAU/USD) yıllık grafiğiyle başlayalım. Grafikte 1999'dan itibaren 2011 yılına kadar 12 yıl süren soluksuz bir yükseliş görüyoruz. Hiç bir yılın zirvesi bir öncekinden daha aşağıda olmamış; aynı şekilde (2001 hariç) hiç bir yılın dibi de bir öncekinden daha aşağıda değil. Buna bir tür 'süper boğa piyasası' diyebiliriz. Bunun öncesinde ise Ons Altın'ın % 76 değer kaybetmesiyle sonuçlanan ve tam 20 yıl süren bir ayı piyasası var. 

Altın her halükarda bir emtia. 1999'da başlayan 'Emtia Boğa Piyasası'nın hemen öncesinde kapitalizmin fazla mürekkep görmemiş (her kitapta yazmayan) inceliklerine vakıf olan emtia yatırım gurularının, bir çok dev finans kurumunun ve çoğu fon'un ve doğal olarak emtia üreticilerinin, yakında başlayacak olan  bu piyasaya bir kaç yıl öncesinden hazırlık yapmış olduğunu biliyoruz. 1980'den sonra yavaş yavaş küçültülen ve sonra çoğu kurumca kapatılan emtia departmanlarının boğa piyasası  başlangıç yılı öncesinde yeniden açıldığını, sadece boya, badana ve teknik ekipman vs ile değil, bir kaç yıl hiç bir iş yapmadan bekletilme maliyeti göze alınan uzman personelle de donatıldığını bilmekteyiz. 

Diğer emtialar için ne yapıldıysa Altın emtiası için de aynısı yapıldı. Hatırlayanlar çoktur; tüm tepkilere rağmen siyanürle  altın çıkartma tekniği teşebbüsünden bir türlü vazgeçilmemişti. Üç yıl önce Altın'ın geldiği fiyat zirvesinden (1921$) aşağıya eğilip baktığımızda o zirveye ulaşılacağının, en azından bazı emtia üreticileri tarafından tahmin edilebildiği öngörüsüne bakarsak  bir çok şey yerine oturuyor; ufuktaki muhtemel boğa piyasasından, yani  yüksek  kar beklentisinden vazgeçmek zor olmalı... 

Yine ilk grafiğe dönecek olursak 2011'den günümüze kadar Altın'ın ve genelde tüm emtianın gerilediğini görüyoruz ki bu konunun üzerinde daha önce bir çok kere durduk. Peki, 20 yıllık ayı piyasasından sonra başlamış olan boğa piyasasının 12 yılda (2011'de) bitmiş olabileceğini söyleyebilir miyiz? Bu sorunun cevabı önemli; çünkü cevap evet ise en azından bir kaç üç yıl daha emtia ve Altın ayı piyasasının (güncel düşüş trendinin) devam etmesi gerekir. Benim kişisel tahminim, boğa piyasasının, 2011'den beri devam eden ara düzeltmeye rağmen en azından 20 yılı dolduracağı yönündedir (şu an 15. yıldayız). 

Diğer yandan Elliott Dalga Teorisinin ve Sosyonomi Bilimi'nin bir çok duayeni, genel anlamda kapitalizmin (daha özelde batı uygarlığının ve sanayi devriminin) sosyal, ekonomik, finansal vb. unsurlarıyla birlikte bundan önceki bir kaç yüzyılda görülenlerden daha büyük ölçekte bir düzeltme dalgasıyla (gerileme dönemiyle) karşı karşıya olduğunu iddia etmektedirler (bendeniz de bu görüşteyim). Bu açıdan bakıldığında emtialarda ve Altın'da yarım kalmış bir süper boğa piyasasının mümkün olabileceği ihtimalinden bahsedebiliriz. Bu durumda, kayıt altına alındıklarından beri şaşmadan devam eden emtia döngülerinin sonuncusu (aslında, vazgeçilmek istenmeyen kurulu düzen-sistem) ile Elliott dalga döngüleri (doğa yasası) arasında bir çatışma olduğunu görmemiz gerekir.

İnsanoğlu başka bir doğa yasasını kullanarak bir doğa yasasının gerçekleşmesini -sadece zamansal olarak- engelleyebilen, öteleyebilen tek canlıdır. Örneğin havaya fırlatılan her cisim yer çekimi kanununa maruz kalır ve yere düşer, ancak insanlar başka doğa yasalarını kullanarak (uçağı icat ederek) yer çekimi kanununun sonuçlarını, yani düşmeyi bir süreliğine erteleyebilmeyi başarabilmektedir. Örnekler çoğaltılabilir. Burada önemli olan şudur; sonuç değişmemektedir, sadece zamansal öteleme mümkün olabilmektedir. Bizzat teorinin kurucusu R.N Elliott tarafından doğa yasası olarak tanımlanmış olan 'Elliott Dalga Teorisi'nin -döngü hedeflerinden bağımsız olarak- zaman boyutu için de aynı durumun söz konusu olabileceğini tahmin ediyorum. 

Elliott Dalga Teorisi sadece veya çoğunlukla, bilimin yerleşik kültür haline gelmediği ülkelerin üst karar mekanizmalarında dikkate alınmamaktadır: Gelişmiş Ülkelerin ve uluslararası bir çok antlaşmanın bazı önemli düzenlemelerinde  Elliott Dalga Teorisinin açıkça dikkate alındığını gözlemliyorum; özellikle risk kontrolü alanında. Örneğin kapitalizmin en temel iki unsuru olan ve gelişmiş ülkelerde yoğunlaşan şirket ve sermaye, tüm ülkelere aşamalı ve sadece ödünç olarak transfer edilmek suretiyle diğer artılarının yanında aynı zamanda riskin  dünya geneline dağıtılarak her bir parçanın etki çerçevesinin azaltılmasını, bütüne daha az zarar vermesini hedeflemektedir. Bunu basit bir biçimde daha çok kar elde etme güdüsünün bir sonucu olarak izah etmek kısmen doğru ama eksik bir yaklaşımdır. Tam da Elliott Dalga teorisinin söylediği gibi sanayileşmiş ülkelerin tarihsel yükseliş dalgasının doğal bir sona doğru yaklaştığının ve bu haliyle ilerleyen yıllarda hem büyük bir riskin hem gittikçe azalacak olan kar öngörülerinin belirginleştiğinin farkedilmesi nedeniyle alınan önlemler olarak değerlendirmek daha doğru bir yaklaşım olacaktır.

Emtialar diğer finansal enstrümanlardan farklıdır; fiyatları, doğrudan üretimde kullanılmalarından kaynaklanan reel-fiziki talep ile oldukça ilişkilidir. Düşen emtia fiyatları sadece güncel talep azlığı-arz fazlalığının değil, aynı zamanda yakın gelecekte gerçekleşmesi beklenen talep ve dolayısıyla ekonomik aktivite daralmasının da işaretidir. Elliott Dalga teorisine göre beklenen tarihsel ölçekteki düzeltme dalgası ve emtia fiyatlarının kayda değer gerilemesi sürecinin, düşük küresel ekonomik aktivite beklentisiyle aynı yönde ilerliyor olması dikkate alınması gereken önemli bir sinyaldir.

Bundan önceki bir kaç yüzyılda ekonomik gelişme-büyüme dönemlerinde Varlık (Emtia, Hisse Senedi, Şirket, G.Menkul vs.) fiyatlarının reel değeri artarken Para'nın reel değerinin düştüğünü gördük. Aynı şekilde ekonomik gerileme-kriz dönemlerinde ise varlık fiyatlarının düştüğünü, Para'nın reel değerinin arttığını gözlemledik. EW perspektifinin bu seferki öngörüsünün büyüklük ölçeğinin karşılığı, bir anlamda hem Varlık hem de Para'nın birlikte reel değer kaybetmesini ifade ediyor. Bu nasıl olur? Şimdilik bölgesel boyutta gerçekleşen negatif faiz (para'ya olan talep gücünün zayıflığı) ile emtia fiyatlarındaki zayıflamanın aynı dönemde birlikte gerçekleşiyor (gerçekleşebiliyor) olması, bu sorunun cevabı olabilir.

Alınan otorite önlemleri işe yararsa problemlerin 5-7 yıl daha ötelenip ilk etapta altın ve petrol gibi öncü emtialar olmak üzere tüm varlık fiyatlarının fiyat patlaması yapması ve dolayısıyla 2008 yılı öncesi zirve fiyatlarının görülmesi, hatta çok üzerine çıkılması olasılığı yüksektir. Tersi olur ve önlemler işe yaramazsa entresan bir şekilde hem Varlık yatırımlarından hem paradan (doğal-mecburi) kaçış başlar ve "merak etmeyin, sahip olduğum gücümle, en geç 30 yılda gerekirse yeni bir düzen kurarım" anlamına gelen 30 yıllık ABD Hazine Bonosu tek güvenli liman olarak sahnedeki yerini alır.

Güvenli liman olduğunu kesin olarak bildiğimiz 30 Yıllık ABD Hazine Bonolarının, bir önceki paragrafta bahsettiğim anlama gelip gelmediği, araştırdığım bir husus değildir. Sadece öyle olduğunu tahmin ediyorum. ABD'nin öncü ekonomik ve küresel güç haline geldiği son 100 yıl içerisinde, Birinci ve İkinci Dünya Savaşı dönemleri ile 1970-Bretton Woods sisteminin çöküşü dönemi olmak üzere küresel ekonomik sistem, üç defa büyük  tehlikeyle karşılaşmış, üçünde de ABD gereğini yaparak  sistemin devamını sağlayabilme başarısını göstermiştir. Bu nedenle hem tüm büyük ulusal-uluslararası sermayelerin hem de çoğu ülkenin bu çerçevede ABD'ye (doğal olarak 30 yıllıklara) olan güveni, hatta gerekirse desteği sınırsızdır. Ancak, Elliott Dalga Teorisi'nin bir çok duayeni, bu kez karşılaşılacak olan düzeltme  dalgasının hem zaman hem fiyat ölçeğinde öncekilerden  bir derece daha büyük olması gerektiğini vurgulamaktadırlar.

Altın'a, Diğer Emtia fiyatlarına, hatta tüm Varlık değerlerine ve Para dediğimiz şeye bu yönden  de bakmak gerekir. Hatta zamanıdır, diyebiliriz.

YASAL UYARI:
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

7 Aralık 2014 Pazar

USD/TRY Teknik ve Elliott Analizi (07.12.2014)

USD/TL Paritesinde haftalık kapanış 1.26 civarında gerçekleşti. Daha öncesinde 1.28'den itibaren 1.20 seviyelerine kadar kademeli bir gerileme görmüştük. Aslında paritenin Ekim ayından beri, ağırlıklı olarak bu bölgede, yani 1.20-1.28 arasında hareket ettiğini görüyoruz. Ekim-Kasım ayları arasında gerçekleşen bu hareket teknik açıdan yatay bir seyir olarak değerlendirilip iki para biriminin birbirine üstünlük kuramadığı sonucuna varılabilir. Ancak  aynı dönemde Dolar İndeks'in gerçekleştirdiği yükseliş ile kıyaslarsak TL'nin nispeten güçlü bir duruş sergilediğini söyleyebiliriz. Peki, TL devamını getirir mi? Yoksa Dolar, TL'ye karşı (geçen hafta olduğu gibi)  yeniden güç kazanır mı? Şimdi bu olasılıkları Teknik yönden irdeleyeceğiz. Önce tespitlerimizi, sonra değerlendirmelerimizi sıralayacağız.

Paritede değişmeyen şey, Anatrend. Son altı yılda gerçekleşen onca düzeltmeye rağmen parite Anatrend yönünden sapmadı. Her geri çekilmenin dibi, bir daha görülmemek üzere güncel fiyatın aşağısında kaldı. Pariteye hangi amaçla veya hangi çerçevede bakarsak bakalım (değişinceye kadar) Anatrendi dikkate almamız gerektiğini bir kez daha hatırlatmak isterim.

Anatrend önemli olmakla birlikte bu paritede yatırımcıları doğrudan etkileyen trendler daha ziyade orta vade olanlarıdır. 2014 yılı içerisinde iki tane Orta Vade trend dönüşü gerçekleştiğini görmekteyiz. İlki, zamansız 2.39 savrulmasından sonra başlayan ve 2.15'in (kırmızı trend çizgisi) kırılmasıyla teyit edilen aşağı yönlü trend. Diğeri ise 2.06'dan başlayıp, 2.14'ün yukarı kırılması ile teyit edilen ve halen devam eden yukarı yönlü trend.

Güncel olan yukarı yönlü orta vade trend 2.30 seviyesine ulaşıp 2.19 seviyelerine kadar gevşedikten sonra yönünü yeniden yukarı çevirdi. Aslına bakarsanız yeşil trend çizgisini kendine taban yapan güncel trend, 2013 yılında gerçekleşen yukarı trendin bir türevidir. İlki kadar güçlü olmasa bile onu (kırmızı trend çizgisini) takip etmekte-zorlamaktadır.

USD-TL paritesinin son iki yılda moda haline getirdiği yükseliş öncesi üçgen benzeri formasyondan da kısaca bahsetmek istiyorum. 2013 yılı ataklarının hepsinin öncesinde bu formasyon var. Bu yıl bir yenisi tekrarlanıyor ve tamamlanmış görünüyor. Belki bir önceki gibi daha küçük ikinci bir iç formasyon daha oluşabilir. Aslında tek başına bu tür benzerliklere fazla önem atfetmem. Ancak trend ve diğer göstergelerle desteklendiği için takip etmekte fayda görüyorum.

TD Sequential göstergemiz ilk bakışta TDST Destek ve Direnç seviyeleri arasında sıkışmış ve bu sıkışma, bu seviyeler arasında bir süre daha devam edecek görüntüsü veriyor. Ancak gerek 2.1416 seviyesinden itibaren trendin yukarı yönde olması, gerek güncel 9 ve 13. adım "Al" (Buy Setup ve Buy Countdown) sinyallerinin yerinde ve zamanında hedefe doğru tepkiler vermesi bize paritenin yukarı yönde daha güçlü durduğunu gösteriyor. Bu bilgiye trendin aksi yönünde oluşan Sat (Sell Setup) sinyallerinin cılız kalmasını da ilave edebiliriz. Başka bir ifadeyle 2.1559 seviyesindeki trend değiştirme desteği kırılıncaya kadar teknik olarak yukarı yöndeki sinyallere güç atfetmek zorundayız. Bu sinyaller 2.2853 (+100, -50 puan) fiyat bölgesinde bulunan TDST Direnç bölgesine kadar etkili olabilecektir, fakat o bölgede muhakkak bir dirençle karşılaşılacaktır. Diğer teknik sonuçlara bakarak tahminim bu bölgenin geçileceği ve aşağıda oluşan tuzak  miktarı kadar devamının geleceği yönündedir. Aksi olup burada güçlü bir dirençle karşılaşılırsa paritede (en fazla) 2.15 seviyelerine kadar gevşeme olabilir.


Tercih ettiğim Elliott sayımının hem zaman hem kalıp olarak ideal ilerlediğini söyleyemeyeceğim. Gerek minor 1 gerek minor 3 dalgaları ideal kalıpta değil. 1-3,2-4 trend kanalının da düzgün olduğunu söyleyemeyiz. Yine de sayım bir şekilde hala devam ediyor ve belki üçgenin son bacağının tamamlanmasıyla birlikte 2.39 seviyesinde bulunan (3) nolu dalga hedefini aşacak olan yukarı yönlü (5) nolu dalga atağını görebileceğiz.

Sonuç olarak; Kısa vadede yön yukarı görünüyor. Parite ilk önce 2.2807 seviyesini aşmak isteyecektir. Bu hareket, Elliott sayımı grafiğinde gösterdiğim  üçgen olasılığından sonra da gerçekleşebilir. Bu anlamda kısa vadeli işlemler için geri çekilmeler fırsat oluşturabilir. Ancak her halükarda 2.2299 altında günlük kapanışlarda kısa vadeli yükseliş görünümü bozulur. Buna dikkat etmek gerekiyor.
Orta vadede, her ne kadar zaman-fiyat ekseninde beklentime uygun hızda ilerleme olmuyor ve parite kendine 2.1559-2.2853 arasında dalgalanabileceği geniş bir aralık bırakmış ise de perspektifimde kullandığım teknik ve trend göstergeleri şimdilik, yükselişin devam edeceğine işaret ediyor. 2.2853 seviyesinin üstünde günlük kapanışlar beklentimi teyid eder. Kısa vade için kullandığım 2.2299 seviyesinin altında kapanış ilk işaret olmak üzere 2.1902'nin aşağı yönde geçilmesi halinde teknik görünüm bozulacağından  parite, yükseliş yerine 2.15-2.28 seviyeleri arasında  bir kaç ay sürecek bir dalgalanma hareketi içine girebilir. İlerleyen günlerde oluşacak formasyon ve kalıplara göre daha net sonuçlar üretebileceğimizi tahmin ediyorum.

YASAL UYARI:
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

30 Kasım 2014 Pazar

EUR/USD Teknik ve Elliott Analizi (30.11.2014)

Bugünlerde EUR/USD paritesinin gezindiği 1.23-1.24 seviyelerini hemen kanıksadık. Oysa bu parite daha bir kaç ay öncesinde 1.40 seviyesine dayanmıştı ve altı üstü 40-50 puan geri çekilmeden bahsedilmeye bile zor cesaret edilebildiği bir dönemde 1700 puan düştü! Tam bir "dramatik değişim" örneği. Her ne kadar bahsettiğim düşüşü beklenmedik bir durum olarak değerlendiriyorsak da Elliott perspektifini bu değerlendirmenin dışında tutmalıyız


Parite 1.35'ten 1.40'a giderken alt dalga sayımlarda bir-iki defa tereddüt ettiğimiz  durumlar oluşmuş ise de takip ettiğim Elliott ana sayımı, nokta atışı denilebilecek şekilde 1.39'lu seviyelerde (1.3993) Cycle b düzeltmesini tamamladı ve devamında  Cycle c yolunun yaklaşık yarısını bitirdi.

Aslında Ana Sayımda farklı bir-iki alternatif üretmek mümkün ancak yolunda gittiği sürece bu sayımı terketmenin veya diğer alternatiflerden bahsetmenin pratikte bir faydası yok. Ayrıca EUR/USD paritesinin şu an 1.05 seviyesinden geçen  tarihsel Anatrend alt bandına yönelişi ve döngüsel olarak tam da bu hedefe varış zamanının yaklaşıyor olması sayımı destekliyor.

Pariteye daha yakın vade için odaklandığımızda beş dalgalık bir itkinin bittiğini veya bitmek üzere olduğunu görüyoruz. İlk bakışta intermediate (1) dalgası 1.2360 seviyesinde sonlanmış görünüyor ve bu durumda yukarı yönlü İntermediate (2) düzeltme dalgasının başlamış olması gerekiyor. Ancak detaya inildiğinde paritenin bir Elliott üçgeni üretmek üzere olduğunu da gözlemliyoruz. Üçgen alternatifi paritenin bir kaç yüz puan aşağı hareketten sonra yukarı tepki olasılığını gündemde tutuyor.

Üçgen alternatifinin detayı bu şekilde. Düşük olasılık olsa da üçgen tamamlanmış bile olabilir.

TD Sequential göstergeye göre 1.3512 seviyesinde bulunan TDST Desteğin kırılması ile birlikte trend yönü aşağı dönmüştü. Devam eden süreçte trendin ters tarafında kalan tüm "Al" sinyalleri çoğunlukla cılız kaldı ve doğal olarak hiçbiri TDST Direnç hedeflerine varamadı. Bir paritede böylesi bir durum her zaman görülmez. Bu tespit bize paritenin sadece esaslı bir düşüş trendinde olduğunu göstermekten başka şeyler (mesela resesyon fiyatlaması olasılığı)  ifade etmesi gerektiğini hatırlatıyor.

EUR/USD ile petrol fiyatı arasında enteresan bir ilişki vardır. Orta vade trend yönleri genelde aynıdır. Bu ortak trend yönü hareketi, her zaman olmasa bile sık sık fiyat ölçeği bazında da paralellik gösterir. Özellikle küresel veya bölgesel bir durgunluk fiyatlanırken yakın şiddette tepki verirler ve bu hareket tarzı dikkat çekecek kadar yıldan yıla  korelasyonu daha yüksek bir hareket biçimini almaktadır (küresel sürdürülebilir ekonomik büyüme süreçlerinde de aynısı geçerlidir). Bu tespit, tek başına Euro'nun ve Petrolün karşı tarafında Dolar para biriminin olmasıyla izah edilebilmekten daha farklı bir hareket tarzıdır. Çünkü böyle dönemlerde Dolar'ın Euro ve Petrole karşı değer kazanmasından ziyade, daha çok Euro ve Petrolün Dolar'a (hatta çoğu finansal enstrümana) karşı değer kaybettiği görülmektedir. Söylemek istediğim şudur; son bir kaç aydır petroldeki ve (Euro'daki) değer kaybını olağan bir küresel ekonomik soğumanın fiyatlaması olarak görebiliriz, ancak bundan sonrası ve daha fazlası en azından Avrupa bölgesinde ciddi bir durgunluğun fiyatlandığı anlamına gelecektir.

Tekrar TD Sequential göstergesine dönecek olursak halihazırda paritedeki orta vadeli sert düşüş trendinin bittiğine dair işaret alabilmemiz için 1.2770 seviyesinin üstünde kapanış görmemiz gerekir. Ucu bu seviyeye yaklaşan veya varan kısa vadeli dalgalanmaların trend yönü değişimi anlamında bir önemi yoktur ve teknik sinyallerin teyit etmesi halinde  bu dalgalanmalar satış için kullanılabilir.


Toparlayacak olursak; EUR/USD paritesinde oldukça düzgün sonuçlar veren Elliott kalıpları ile karşı karıyayız. Buna göre parite orta vadede  bugünkü seviyelerinden çok daha aşağısını hedefliyor olsa da kısa vadede 1.3993'ten başlayan düşüş hareketinin düzeltme zamanına yaklaşılmış bulunuluyor. Alt dalga Elliott sayımlarında bu düzeltme (yükseliş) dalgasına gidiş yolunda iki seçenek var. İlkinde 1.2357 ikincisinde  (üçgen 4 kalıbı olasılığı) ise yaklaşık 1.20'li seviyeler dip olmak üzere olağan hedefler fibonacci % 38.2, 50 ve 61.8 geri alış seviyeleri bölgesi olan 1.27-1.32 civarıdır. Pariteye hangi çerçeveden bakılırsa bakılsın bu dönemde sürekli göz önünde bulundurulması gereken husus başta petrol olmak üzere emtialarda neyin fiyatlandığıdır; küresel boyutlara ulaşmayan olağan bir ekonomik soğuma fiyatlaması söz konusuysa sorun yok ama tersi olursa paritedeki yukarı düzeltmeler cılız kalmaya devam edebilir ve petrol fiyatıyla birlikte birlikte Euro para birimi de çökebilir.

YASAL UYARI:
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

17 Kasım 2014 Pazartesi

Bist100 Teknik Analizi (17.11.2014)

Bist100 endeksi bir kaç aydır  dalgalı bir seyir izliyor. Aslında genel anlamda bakdığımızda yaklaşık iki yıldır devam eden hareket biçimi de son bir kaç aydır devam eden hareket biçimine benzer: zirveye kıyasla nispeten yatay-aşağı yönlü dalgalanan bir endeks. Bist100'e getiri açısından baktığımızda da iyi sonuçlara ulaşamıyoruz. Son iki yılda herhangi iyi bir seviyeden dahi hisse portföyü yatırımı yapan bir yatırımcının kazancı, realize yapılmadığını varsayarak hesaplarsak, aynı dönemde hiç zahmetsizce ve risk almadan elde edilmesi mümkün olan "sabit yatırım getirisinden" çok farklı değil. Normal veya kötü seviyelerden açılan pozisyonları değerlendirmeye bile gerek yok. Yerel ve küresel olumsuz gündem, bölgesel savaş olasılıkları, sosyal hareketlerin, seçimlerin, terör hareketlerinin, diğer yerel ve küresel ekonomik-finansal olumsuzlukların hisse yatırımcısına  yerine ve zamanına göre hediyesi olan belirsizlik, tereddüt, kuşku, korku, panik vb negatif duyguların yıpratıcılığı ise en mükemmel yerden giriş yapmayı başaranın bile iki yılda en fazla ulaşacağı artı % 5-10 kara değip değmeyeceğinin sorgulanmasını gerektiriyor. Burada bahsettiğim konu tabi ki yatırım olgusu üzerinedir ve günübirlik veya kısa vadeli al-sat;trading olgusunu kapsamamaktadır.

Teknik yaklaşımım Bist100 endeksinde yaklaşık iki yıldır olumsuz ağırlıklı. Bunun kısa vadeli istisnaları var; mesela 2014 yılında gerçekleşen 60 bin-74 bin arası ve 78 bin-84 bin arasındaki yükselişlerde olduğu gibi...Neden  teknik yaklaşımımın ağırlıklı olarak olumsuz olduğu hususuna gelince; bunun sebebi tabiki kişisel görüşüm değil, kullandığım metoda göre şekillenen çıpa'lardır. Teknik analiz yapan herkes, kullandığı göstergelere göre aslında bir çıpa seviyesi belirlemiş olur. Bu, kullanan kişiye, vadeye veya diğer özel durumlara göre bir ortalamadır, indikatördür, formasyondur, Elliott sayımındır, trend kanalıdır veya bunlara benzer bir tekniktir. 

 Çıpa olarak kullandığım trend ve Elliott tekniklerinin yanısıra dönemsel olarak bu iki yaklaşıma ilave bir husus daha var ki, daha önce de bahsettiğim, 2013 yılında meydana gelen 85 bin bölgesinden sert kopuştur (beyaz diktörtgen alan). Bu bölge endekse yaklaşımımda önemli bir çıpa görevi görmektedir. Bu bölge geçilip fiyat o alanın üzerine sağlam bir şekilde oturmadıkça bakış açımda çok fazla bir değişiklik olmayacaktır: aşağı seviyelere düşüşlerden sonra olmasını bekleyebileceğim kısa-orta vadeli yükseliş ihtimali durumları hariç. Diğer yandan toplumsal duygu değişiminin finansal piyasalara yansımasının bir izdüşümü olarak değerlendirebileceğimiz bu bölgenin yedinci denemede aşılıp aşılamayacağını dikkatle takip etmekteyiz. Bana göre bu deneme, bundan önceki altı denemeden an itibariyle biraz daha güçlü görünüyor. Bunu, kısa vadeli Elliott sayımlarında itkisel aşağı hareket yerine zigzag bir kalıbın ağırlık kazanmasının ve TD Sequential indikatör gibi bazı trend göstergelerinde oluşan  garip durumdan anlayabiliyoruz.

Buraya kadar yaptığım değerlendirme son iki yılı içine alan genel bakış açısının bir sonucudur. Kısa vade bakış açısı biraz daha detaya girmeyi gerektirmektedir. Kısa vadede endeksin sürpriz fiyat dalgalanmaları gerçekleştirdiğini, aynı şekilde Macd veya PSar gibi  bir çok trend indikatörünün sık sık yön değişikliği gösterdiğini tespit etmekteyiz. Sık kullandığım TD Sequential indikatörü de aynı durumdadır.

TD Sequential göstergenin son dönem sonuçlarına dair üç değerlendirmemiz var; İlki, göstergede trend yönünü tayin eden ve 78 bin-79 bin civarında bulunan TDST seviyelerinin kısa zaman aralığında bir kaç kere aşağı ve yukarı yönde kırılarak oynaklık göstermiş olmasıdır (kararsız piyasa). İkincisi, 78968'deki TDST Direnç seviyesi en son yön göstergesi anlamında yukarı yönde kırılmıştır. Üçüncü olarak  geçerli son "Sell Setup" sinyali trend yönünün aksi tarafında kaldığından endeksin bu sinyale verdiği düşüş tepkisi cılız kalmıştır.

Sonuç olarak Bist100 endeksi, yazının ilk paragraflarında bahsettiğim orta-uzun vadeli genel olumsuz görünümün aksine kısa orta vadede daha önce kendini imha etmeye kalktığı 83 bin-85 bin bölgesine yeni bir atak daha gerçekleştirmek istiyor.  Aşağı yönlü sinyallerin cılız sonuçlar vermesi, günlük barlarda trend göstergelerinin en son yukarı yönde karar kılması ve Elliott açısından Ağustos-Eylül aylarında gerçekleşen düşüş hareketinin daha ziyade zigzag kalıba uyuyor olması gibi sonuçlar, kısa vadede bahsettiğim bölgeye bu defa nispeten biraz daha güçlü bir yukarı atağı gündeme getirebilir. Bu ihtimalin zayıflaması için endeksin, günlük kapanışlarını 78968 seviyesinden daha aşağıda yapması gerekiyor.

   YASAL UYARI:
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

2 Kasım 2014 Pazar

Ons Altın Elliott Analizi (02.11.2014)

Ons Altın'ın fiyatı, Elliott analizlerimiz perspektifinde epeydir hedefimizde olan '1180 seviyesi aşağısı'nı cuma günü itibariyle gördü (dip 1161, kapanış 1172). Bu durum "geri sayım" sürecinin başlaması anlamında önemli bir gelişmedir. "geri sayım" sürecinden kastettiğim şudur: intermediate (5) hedefi 1050-1150 civarı olan tercih ettiğim sayım dahil,  kimi teorik olarak 900-1100, kimi 700-800 hedeflerini gösteren diğer alternatif sayımların önü açılmıştır. Tetiklenen "geri sayım" süreci ve olası alternatifler bu anlamda önemlidir ve hangisinin ilerleyeceği takip edilmelidir. 


Yukarıda da zikrettiğim gibi tercih ettiğim sayımın hedefi yuvarlak rakamlarla yaklaşık 1150-1050 civarıdır. Tercih ettiğim sayıma orta-uzun vadeden baktığımızda grafikte gösterdiğim Primary A'ya varıldıktan sonra 1400-1600 civarı hedefli Primary B dalgasının başlaması beklenir. Devamında ise yeni dipler. Bu dalgaların başlama ve bitişlerine daha zaman var. Odaklandığımız zaman dilimi kısa-orta vade arasıdır. 

Kısa vadede sayımım iki alternatifi de içerecek şekilde ilerliyor. İntermediate (5) içinde minor 3 dalgası ilerliyorsa hedef değer Bin'li seviyeler olabilir. İntermediate (5) içinde minor 5 alternatifinde ise dalganın ve trendin Binyüz'lü seviyelerde sonlanması daha yüksek olasılıktır. (1) nolu intermedate dalgasının yaklaşık 400 puan mesafe katettiği gözönünde bulundurulduğunda (5) nolu dalganın en azından bu mesafeye yakın yol katedebileceği ihtimalini hesaba katarak bir tahmin yapmamız gerekirse ilk alternatif, daha olası görünüyor. Daha kısa vadede ise 1161 seviyesinin aşağıya geçilmesiyle birlikte mini bir itkisel kalıp tamamlanacağından devamında bu kalıbın yukarı tepkisini (geri alışını) izleyebileceğiz.

Ons Altın'da üç buçuk yıldır devam eden ayı (düşüş) piyasası dinamikleri işliyor. Tercih ettiğim sayım, bu duruma yakında bir mola (en azından bir yıl kadar bir süre ara) verileceği ihtimalini içeriyor. Ancak Altın fiyatının tercih ettiğim sayım doğrultusunda ilerleyeceğinin garantisi yok. Şu ana kadar birlikte aynı yönde hareket eden (ve kısa bir süre daha birlikte hareket edeceğini düşündüğüm) alternatifleri ve olası ayrışmaları diğer teknik yöntemlerle birlikte irdeleyip olasılıkları ortaya koymaya çalışacağız. Bunun için biraz daha zaman geçmesi gerekiyor.

Bu analizde sadece tercih ettiğim Elliott sayımına yer verdim. Yöntem olarak piyasaları trend, Elliott ve fiyat perspektifinde bir bütün halinde irdeliyorum. Orta vade trend yönlerini tespit etmede ve olası trend yorgunluklarını belirlemede kullandığım TD Sequential göstergesine göre yeni bir formasyonun tamamlanması için iki işlem günü (ve bu iki işlem gününde kapanışların 1211.67'den daha aşağıda olması) gerekiyor. Böyle olması halinde Ons Altın'ı trend ve teknik yönlerinden de inceleyip paylaşacağım.

YASAL UYARI:
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.


27 Ekim 2014 Pazartesi

USD/TRY Teknik ve Elliott Analizi (27.10.2014)


Önce trend yönleriyle ilgili değerlendirmelerimizi güncelleyelim; Anatrend  ve orta vade trendler yukarı yönde hareketlerine devam ediyor. Kısa vade gidişat ise farklı; paritede 2.30 seviyelerinden itibaren başlayan düzeltme hareketi devam ediyor ve cuma kapanışı 2.2300 civarında gerçekleşti. Kısa vadeli düzeltme hareketinin dikkat çeken yanı, orta vade yukarı trend kanalı içerisinde hareket ediyor olması ve bu haliyle henüz yukarı yönlü trendi tehdit eder mahiyette olmaması. Fiyat, gününe göre 2.21-2.22 civarına denk gelen kanalın alt bandını aşağı yönde kırmadığı sürece bu durumu olağan dalgalanma olarak kabul etmek gerekir.

Pariteyi TD Sequential indikatör açısından değerlendirdiğimizde, daha önce belirttiğimiz gibi 2.1417 seviyesi, orta vade yükselen trendin teyit seviyesidir ve devamında oluşan Setup ile bu trendin yeniden yön değiştirme seviyesi 2.1559'a taşınmıştır. Önceki aylarda oluşan Satış (Sell Setup) sinyallerinin hıçkırık (hafif düzeltme) olarak kalması, yukarı trendin devamı için beklenen ve olması gereken durum idi (trendin aksi yönünde olduklarından). Ancak, haftanın ilk gününde kapanışın  2.2439'dan aşağıda olması halinde paritede bu sefer, "trend yönünde" bir sinyal oluşacaktır (tamamlanan 8. bar grafik üzerinde gösterilmiştir). Setup'ın (9. barın) tamamlanıp tamamlanmadığının, hem trading hem de trendin devamının gelip gelmeyeceği anlamında takibi   önemlidir.

Buy Setup oluşursa aslında trend 2.2852 seviyesinde TDST direncini de oluşturacaktır. Başka bir deyişle, orta vade trend, kendi eliyle kendi önüne, cebelleşeceği bir engel çıkartmış olacaktır. Bu engel, fiyatın o seviyeye yaklaşması durumunda tekrar dikkate alınacaktır. Ondan önce Setup'un tamamlanması ve  Setup'a bağlı yukarı hareketin başlamış olması gerekiyor olmalı ki bunu konuşalım

Gelelim Elliott analizine. Tercih ettiğim elliott sayımında değişiklik yok; minor 3 dalgası içinde minute iv ilerliyor olmalı. minute ii dalgasının düzeltme derecesinin düşük oranda gerçekleşmesi (% 38), görünüşe göre almaşıklık rehber ilkesi gereği iv'ün % 38'den daha derin bir geri alış gerçekleştirmesine neden oluyor. Ancak bu arada 1-3/2-4 kanal çizgilerinden bir miktar sapma oluşmuş durumda ve sapmanın devamının gelmesi, sayımı şüpheli hale getirebilir. Zaten her halükarda bu alternatif sayımın 2.1885 seviyesinde iptal olması zorunludur. Bu gerçekleşmediği sürece İntermediate (5) dalgasının hedefi teorik olarak 2.39 üstü olmaya devam edecektir.

Sonuç: USD/TRY paritesinin orta vadeli yukarı yönlü güçlü duruşu, (tercih ettiğim EW sayımı dahil) neredeyse tüm teknik göstergelerle destekleniyor. Diğer yandan beklentimiz dahilinde olan kısa vadeli düzeltme hareketi, orta vadeli güçlü görünümü gölgeliyor gibi dursa da düzeltmenin boyutu, henüz yukarı trendin "eşik değerlerine" zarar verecek seviyelere gelmedi. Bu anlamda kanal alt band seviyesi olan 2.21-2.22 seviyeleri ile EW sayımda üzerinde durduğum 2.1885 seviyesi takip edilebilir.

Diğer yandan  ilk işlem gününün kapanışının 2.2438'den aşağıda olması halinde TD Sequential göstergeye bağlı olarak 2.2859 seviyesinde Buy Setup hedefi-TDST Direnci oluşacağından, bu sinyal, paritedeki kısa vadeli olumsuz görünümü bertaraf edebilecek ve yukarı yöndeki güçlü görünümü tekrar geri getirebilecek olası bir yükselişe yol açabilir. Böyle bir durumda volatilite artışına da dikkat edilmelidir.

YASAL UYARI:
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

21 Ekim 2014 Salı

Ons Altın'da Merak Edilenler ve Cevaplar

Altın ile ilgili olarak zaman zaman önemli sorular soruluyor. Epey biriken bu sorulardan önemli veya kritik gördüklerimin bazılarını derleyip, bir makale ile cevaplamayı daha uygun gördüm. Bu makalede cevapladığım sorular şunlardır;

1-Altın, gerçekten güvenli liman mıdır?
2-Altın, enflasyondan korur mu?
3-Altın, uzun vadede hep kazandırır mı?
4-Küresel ölçekte bir kriz olursa Altın ne olur?
5-Altın'da büyük dereceli Elliott sayımı hangi hedefleri gösteriyor?
6-Altın 2500, 4000 hatta 10.000 Dolar'a çıkacak deniliyor, bu olur mu?

Sorulan sorular içerisinde olup, burada yer vermediklerim de var. Bir kısmının cevabı yukarıdaki sorular cevaplanırken cevaplandığından, ayrıca soru başlığı açmaya gerek görmedim.

1-Altın gerçekten güvenli liman mıdır?

Bence değildir. Hatta hurafedir, bile diyebiliriz. Tam tersi, Altın ekonomik, sosyal ve siyasal kargaşa dönemlerinde; savaş dönemlerinde (ve hemen öncesinde) reel olarak ciddi kayıplar verir.

Böyle olmasının sebebi şudur; Altın bir emtiadır ve fiyatı, trend olarak diğer emtialarla aynı yöndedir. Emtia fiyatlarının bir trend oluşturarak artması için küresel ekonominin de belirli bir dönemde gelişme göstermesi, büyümesi, bölgesel ve küresel siyasal, sosyal istikrarsızlıkların olmaması veya en azından küresel gidişatı olumsuz etkileyecek düzeyde olmaması  gerekir. Bu şekilde büyüyen ülke ekonomilerinin oluşturduğu topyekün emtia talebi, emtia fiyatlarını yıldan yıla yükseltir. Bu süreçte emtia fiyatlarına bağlı olarak, Altın fiyatları da hem reel hem nominal olarak yükselir.

Küresel ekonominin küçülme dönemlerinde tam tersi olacağından (yıldan yıla emtialara olan talep azalacağından) mütemadiyen düşen emtia fiyatlarına bağlı olarak Altın fiyatı da düşüş trendine girer. O halde şöyle bir genelleme yapmamız doğru olacaktır; küresel ekonomik büyüme dönemlerinde (her anlamda istikrarın ve refahın arttığı dönemlerde) Altın fiyatları da artar. Tam tersi durumda yani bölgesel veya ülkesel kargaşaların, siyasi istikrarsızlıkların, deflasyon, resesyon risklerinin küresel ekonomiyi tehdit ettiği dönemlerde Altın fiyatları düşer.

Burada bir parantez açıp istisna olarak Altın'ın "güvenli liman" sayılabileceği bir duruma değinebiliriz. Ana vatanından başka ülkelerde hayatını devam ettirmek zorunda olan insanlar, kargaşa ve savaş dönemlerinde zaman zaman can ve mal güvenliği tehdidiyle karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu durumla karşı karşıya kalan insanların, varlıklarının en azından bir kısmını yanlarında taşıyabilmeleri kolaylığını en iyi sağlayan enstrüman olması nedeniyle Altın'ı "güvenli liman" olarak görmeleri gayet normaldir. Bu ve benzeri durumları güvenli liman tanımıyla değil "özel durum" olarak değerlendirmek gerekir. Yatırımcıların  kötü ekonomik, sosyal, siyasal koşullarda varlıklarının değerini korumak anlamında kullanılan "güvenli liman" tabirinin, bu anlamda Altın ile ilişkilendirilmesi yanlıştır.

Altın ile ilgili uydurulmuş bu "güvenli liman" klişesinin, pozisyonlarını acilen boşaltmak isteyen bazı fonların ve Altın fiyatının artış veya azalışına acilen bir neden bulmak zorunda olan bazı yorumcuların zaman zaman çok işine yaradığını da ilave etmeliyiz! 

2-Altın enflasyondan korur mu?

Enflasyon düşüyor veya yükseliyor olsun, farketmez; Altın eğer yükseliş trendinde  (boğa piyasında) ise o dönemdeki enflasyonun çok çok üzerinde artış göstermektedir. Başka bir deyişle reel olarak değer kazanmaktadır. Aradaki fark spekülasyon etkisinden (aşırı fiyatlamadan) kaynaklanmaktadır.

Aynı şekilde, yani enflasyon ister yükseliyor, ister düşüyor olsun, yine farketmez; Altın düşüş trendindeyken (ayı piyasasında iken) enflasyondan korumaz. Kendi değerini koruyamayan bir enstrüman enflasyondan nasıl koruyabilir ki!

Örnek:  1999-2011 dönemindeki Altın boğa piyasasında, ABD'de enflasyon yıllık ortalama 2.51 (toplamda yaklaşık % 33)  civarında artış gösterirken Ons Altın, yıllık ortalama % 50 (toplamda % 670) civarında artış göstermiştir.

2011-2014 döneminde yaşanan ve halen devam eden Altın ayı piyasasında Ons altında meydana gelen kayıp yıllık, yaklaşık % 10 civarındadır. Bu kayba her yıl için ortalama enflasyon artışı oranı olan    2.1 rakamını eklemeliyiz.

Yukarıdaki örnekler istisna değildir. Farklı ülke örnekleri vermemiz de sonucu değiştirmez. Altında odaklanılması gereken, enflasyondan koruyup korumadığı hususu değil, boğa veya ayı piyasasında olup olmadığıdır.

3-Altın, uzun vadede hep kazandırır mı?

"Altın uzun vadede hep kazandırır" fikrini ortaya atanların doğal olarak geçmiş deneyimlerden yararlanarak bu tespiti yapmış olması gerekir. Bakalım gerçekten öyle mi?

1968'li yılların başlarında başlayan Altın boğa piyasasında fiyatlar 1979 yılının sonuna kadar olağanüstü bir artış göstermiştir. Bu dönemin  başlarında veya ortalarında alım yapan biri için Altın, uzun vadede kazandırmıştır. Öte yandan 1979'da başlayan ve 1999 yılında biten 21 yıl süren ayı piyasasında Altın'ın uzun vadede kazandırmadığı, olağanüstü kayıplara yol açtığı aşikardır (% 70 civarı). Benzer kayıplar, 1920-1933 ve 1950-1968 yılları arasında gerçekleşen ayı piyasalarında da olmuştur.  Daha eskileri de öyledir.

Altın ayı piyasasında iken, kronik enflasyon yaşayan ülkelerde de durum farklı değildir. Aydan aya hafif hafif artan veya sabit kalan Altın fiyatlarından enflasyonu arındırdığınızda, reel kaybın büyüklüğü ortaya çıkmaktadır. Buna, yukarıda bahsettiğim 1979-1999 ayı piyasası dönemi güzel örnektir ama ben yakın zamandan bir örnek daha vereyim; 2011'de ayı piyasasına giren Altın'ın gram/TL fiyatından Türkiye'deki üç yıllık enflasyonu arındırdığınızda,  reel kayıp % 40'ı aşmaktadır. Bu hesabı, tercihi sabit getiriden yana kullandığımızı düşünerek yaparsak aynı sonuç ortaya çıkar. Aynı dönem için, Altın yerine Dolar'ı tercih etmekle kıyaslamıyorum bile...

Görüldüğü gibi burada da belirleyici olan, Altın'ın boğa veya ayı piyasasında olup olmadığıdır.

4-Küresel ölçekte bir kriz olursa Altın ne olur?

Küresel ölçekte veya küresel ekonomiyi etkileyecek ölçekte bir kriz, sisteme entegre (Dünya Ticaret Örgütüne üye ülkeler) bir çok ülkenin ekonomisinde, üretiminde, yatırımlarında ve ulusal-uluslararası ticaretinde daralmaya neden olur. Daralma, emtialara olan talebi sert bir şekilde azaltacağından süreç, emtia fiyatlarında ve dolayısıyla altın fiyatlarında ciddi bir düşüşle sonuçlanır.

5-Altın'da büyük dereceli Elliott sayımı hangi hedefleri gösteriyor?

Bu sorunun cevabı tercih edilen sayıma göre değişebilir. Benim tercih ettiğim sayıma göre 1968-1979 dönemi Cycle I, 1980-1999 dönemi Cycle II, 1999-2011 dönemi Cycle III (ALT: Primary A) olmak üzere "Ending Diagonal" kalıp, sayımı ile ilerliyor. 2011'den itibaren ilerleyen kalıp ise bahsettiğim "Ending Diagonal" kalıbın Cycle IV'ü  (veya ALT: Primary B'si) olmalı. Şimdilik tercihim Cycle IV olmakla birlikte henüz Primary B olasılığını ortadan kaldıran bir ilerleyiş olmadığından   her ikisine aynı derecede şans tanıyorum.

Her iki alternatifte de Altın'ın uzun vadede 850 Dolar seviyesinin (1980 yılı zirvesi) aşağı ve 1920 Dolar seviyesinin (2011 yılı zirvesi) yukarı geçilmesi gerekiyor. Cycle IV ilerliyorsa önce 1920 üstünün, sonra 850 aşağısının görülmesi gerekir; diğer alternatifte ise öncelik, 850 seviyesi aşağısında.

 Ortada, nihai sonuçları değiştirmeyecek olan ama ara dalgaların zaman ve fiyat hedeflerinde farklılaşan iki alternatif var. Bu nedenle bu ölçekte büyük bir sayım yerine, zaman zaman güncellediğim daha küçük ölçekli sayımlara göz atılmasının daha faydalı olacağını düşünüyorum.

6-Altın 2500, 4000 hatta 10.000 Dolar'a çıkacak deniliyor, doğru mudur?

Beş numaralı cevapta bahsettiğim 1920 yukarısını gösteren ana sayıma, "süper emtia boğa piyasası" zaman ve fiyat hedeflerini eklediğimizde en az 2000-2500'lü seviyeleri göreceğimizi tahmin ediyorum. Daha yukarısının görülmesi olasılığı, otoritelerin yanlış kararlarının devamının  katmerliliğine ve spekülatörlerin (piyasanın) bu fırsatı kullanma biçimine bağlı olacaktır. Ancak o seviyeler görülmeden önce köprülerin altından bir miktar daha su akması gerekiyor.

2011 yılından beri "süper emtia boğa piyasası" mola vermiş durumda. Tarihsel veriler, bu boğa piyasasının 5-8 yıl daha devam edeceğini söylüyor. Diğer yandan güncel durumda, boğa piyasasının molası olarak gördüğümüz 2011 yılından beri devam eden düşüş süreci de derinleşiyor. Bu duruma iki alternatif yorum getirebiliriz;

1-Piyasa, bir kaç yıllık ekonomik soğumayı (dolayısıyla düşen-düşecek olan emtia talebini) fiyatlıyor.
2-Piyasa, 2008 çöküşünü durdurmak için alınan kararların dikiş tutturamadığını (dolayısıyla küresel ekonomik sistemin -yeniden- çöküş alarmı verdiğini) fiyatlıyor.

Her iki olasılığı da dikkatle takip ediyoruz. Şu anki düşüncem, 1. olasılığın fiyatlandığı yönündedir. Süreç tamamlandıktan sonra emtialar (dolayısıyla Altın) yeniden Ana trendleri yönüne dönüp yeni zirvelere yelken açacaklardır. İkinci ihtimal olursa, 500 küsur yılın tek istisnası gerçekleşecek ve emtialar ilk defa tarihsel döngü karakterlerinin (uzun süren bir emtia ayı piyasasını uzun süreli bir emtia boğa piyasası izler, tespiti)  dışına çıkıp dibe çakılacaklardır.

Sonuç: Bir makaleyi "Altın Boğa piyasası" "ve Altın Ayı Piyasası" tabirleriyle doldurarak bitirdik. Ancak, Altın'ın gerçeği, "güvenli liman" "enflasyondan korur" "uzun vadede kazandırır" hurafelerinde değil, boğa veya ayı piyasalarında olup olmadığında saklıdır. En azından beşyüz yıllık kapitalizm tarihinde böyledir.

YASAL UYARI:
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

12 Ekim 2014 Pazar

USD/TRY Teknik ve Elliott Analizi (12.10.2014)

USD/TRY paritesi, 2,06'dan başlayan ve TD Sequential göstergesinin  2.15 seviyesinde teyit ettiği orta vadeli yükselişine devam ediyor. Paritede önceki hafta 2.3071 seviyesi görülmüştü. Bu olmuşken üstüne, geçen hafta yurdun bir çok yerinde meydana gelen sokak hareketlerinin olumsuz etkisinin ekleneceği düşüncesiyle paritenin çok daha yukarılara gitmesi beklenirken, adına "fiyatlama" dediğimiz olguyu bu yöntemle  irdeleyene inceden, "yanlış yöntem!" göndermesi yaparcasına, hafta içinde 2.25 seviyesine kadar geriledikten sonra son işlem gününde kapanış, 2.2848 seviyesinde gerçekleşti.

USD/TRY'yi tutarlı bir yaklaşım olduğunda tereddüt etmediğimiz "fiyat analizi" yaklaşımıyla takip etmeye devam ediyoruz  ve fiyatın ana yönünü tespit etmemize yarayan trend analizi ile  fiyatların oluşturduğu dalga ve kalıpları ölçen Elliott analizi, yaklaşımımızın en önemli parçaları...


2001-2008 yılları arasında trend olarak kısmen yatay, kısmen aşağı yönde hareket eden USD/TRY paritesi, 2008'den itibaren kararlı, yukarı yönlü anatrend başlatmıştı. Bahsettiğim trend içinde, her biri yaklaşık 12-14 ay süren orta vade ölçeğinde bir çok yükseliş ve düşüş trendlerinin oluştuğunu görüyoruz. Ancak, sonuncusu hariç; 2.39-2.06 düzeltmesi önceki 5 parçanın aksine 6. ayında tamamlanmış görünüyor. Bu farklılık bize paritenin (her neyi fiyatlıyorsa-farketmez) acelesi olduğu izlenimini veriyor. Fiyat 2.39'u yukarı geçerse, bu acelenin sebebini o zaman öğrenmiş olacağız.

Yaklaşık 2.15 seviyelerinde teyit edilen orta vade yükseliş trendi için daha önce paylaştıklarıma ilave olarak söylenecek çok fazla bir şey yok; kısa vadede aşağı-yukarı bir iki dalgalanmadan sonra yoluna devam edeceğini düşünüyorum. Bu trendin değişim seviyesi şimdilik epey aşağılarda, 2.15 civarında. Devam edeceğini düşündüğüm yukarı yönlü fiyat hareketinin tamamlanmasının ardından trend destek seviyesinin 2.28 civarına taşınacağını tahmin ediyorum ki öyle olması  halinde bu yeni destek seviyesi daha kullanışlı olacaktır. 

Takip ettiğim Elliott sayımında İntermediate (5) dalgası içindeki minute 3 yükselişi devam ediyor. Fiyatın, yaptığımız sayım doğrultusunda bir miktar daha ilerlemesinden başka bir değişiklik yok. Çok kısa vadeyi ilgilendiren minute iv'ün, hatta minute iii'ün tamamlanıp tamamlanmadığından emin değilim. Buradaki önemsiz belirsizliğin yeni haftada ortadan kalkacağını tahmin ediyorum. İntermediate (5) hedefinin asgari 2.40 olması gerektiğini ve USD/TRY'nin tipik dalga sonu savrulmalarından birinin gerçekleşmesi halinde dalga hedefinin 2.50'ye kadar uzayabileceğini daha önce de yazmıştım. Bu öngörüm devam ediyor.

Sonuç:  USD/TRY paritesinin ciddi bir düşüş göstereceğine dair -en azından şimdilik- hiçbir teknik belirti yok. Düşüşe dair trend, formasyon veya başka bir teknik gösterge emaresi ortaya çıkıncaya kadar yukarıda paylaştığım Elliott sayımındaki intermediate (5) dalgasının, hedefine varma olasılığının yüksek olduğunu tahmin ediyorum.

YASAL UYARI:
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

29 Eylül 2014 Pazartesi

Bist100 Teknik ve Elliott Analizi (29.09.2014)

Bist100 endeksi, son analizimizden sonra 76 bin'li seviyeleri görüp ardından 82 bin civarına kadar yükselişin ardından tekrar düşüşe geçti. Son analizimizde bahsettiğimiz devam yolu da neredeyse böyleydi. Endeks şu an 74 bin civarında işlem görüyor.

Aslında piyasada son bir iki aydır haber, veri, yorum bağlamındaki beklenti, endeksin 82 bin seviyeleri görüldükten sonra bile daha da yükseleceği yönündeydi. Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) açıkladığı varlık alım programı ve faiz oranlarına bağlı olarak EUR para birimininde negatif faiz dönemine merhaba denilmişti ve Ukrayna'yla savaşın eşiğine gelen Rusya'dan yatırım parasının kaçtığı ve her iki bölgeden kaçan paranın Türkiye'ye giriş yapacak olmasının borsaya olumlu yansıyacağı, hatta balon oluşabileceği konuşulmaya başlanmıştı. 

Devamında böyle olmadı. Endeks yapılan bu türden analizlerin tam tersi yönüne, aşağıya gitmeye başladı. Avrupa bölgesinden ve Rusya'dan Türkiye'ye akacak paranın neden akmaktan vazgeçtiği üzerinde araştırma yaparak genel kültürü artırmak yerine, eforu, eğilimin (trendin) hangi yöne meylettiğini tespit etme yönünde kullanmayı tercih edip doğrudan endeksle alakalı sonuçlar çıkartmanın daha faydalı olacağını düşünerek bu husustaki çıkarımlarımı aşağıda sıraladım.

TD Sequential göstergesine göre trend hangi yönde?

Yine bir önceki analizime vurgu yapmak zorundayım; orada, 77255 seviyesinde bulunan TDST Destek seviyesinin aşağı kırılması halinde orta vade trend yönünün aşağı döneceğini, ancak muhtemelen, kırılmadan sonra yukarı bir tepki oluşacağını ve Elliott sayımı ile bütünleştirerek, 80 bin-81 bin seviyelerine kadar bir tepkiden sonra aşağı yönlü trendin devam edeceğini belirtmiştik. Bunun tam da böyle olduğu, üstteki grafikten anlaşılıyor. Güncel durumu bu çerçevede yeniden değerlendirdiğimizde, zaten aşağı yönde olan anatrend ile birlikte artık, orta vade trendin de 77255 seviyesinden itibaren aşağı yönde olduğunu  söylememiz gerekiyor.

Orta vade trendin aşağıya döndüğünü sadece bu göstergemiz değil, 2014 Mart-2014 ağustos dönemine ait orta vade yükselen kanalın alt bandının, 79 bin seviyelerinden aşağı yönde kırılmış olması ve Bollinger Band göstergesinde fiyatın alt kanal bandını ısrarla aşağıya iteliyor olması da teyit etmektedir. Tüm bunlar, endeksin yeniden 77255 seviyesi üstüne tekrar dönüş yapmayacağı anlamına gelmiyor. Kırılan trendler ve terkedilen fiyat bölgelerine geçici veya kalıcı dönüşler zaman zaman mümkün olabiliyor. Bunun yerine, yukarıda bahsettiğim trend dönüş oluşumunu önemli bir "risk kriteri" olarak görüp, yeni bir yukarı yönde orta vade oluşumuna kadar dikkate almak gerekir.

Elliott sayımında son durum ne?

Takip ettiğim sayıma göre minute ii dalgasının 82618 seviyesinde sonlanıp iii'ün devam ediyor olması gerekir. Endeksin bu sayım doğrultusunda ilerlemesi halinde bu dalganın 71 bin-67 bin seviyeleri civarında sonlanması ve devamında fiyatın, ağırlıklı olarak bu seviyelerde bir-bir buçuk ay kadar zaman geçirmesi gerekiyor. Endeksin 73846 seviyesi aşağısına düşmeden veya düşse bile çok ilerleme kaydetmeden 79406 seviyesi üstüne çıkması halinde sayımın W'dan sonraki kısmı revizyon gerektirebilir. Bu olasılığı, böyle bir fiyat hareketi olduğunda değerlendirmek gerekir. Şimdilik şunu söyleyebiliriz; minute iii olarak çizdiğim devam yolunun tamamlanması halinde bu alternatife bugünkünden çok daha az ihtimal vereceğiz.

Elliott dalgalarına vakıf olanlar, X olarak etiketlediğim dalganın aynı zamanda itkisel olarak ve dolayısıyla A dalgası olarak da etiketlenebileceğini farketmişlerdir. Bu ihtimal, akla, son bir C yükseliş dalgası olasılığını getiriyor ki bu takdirde X dalgasının tamamlanması için  yeniden 84356 seviyesinin üstüne çıkılması gerekir. Ancak 93398 zirvesi-farazi C dalgası başlangıç seviyesi arası mesafeyi ölçümlediğimizde, C dalgasına, gerek mesafe gerek zaman yönünden fazla bir yer kalmaması bu alternatifi şimdilik gündeme almamama neden oluyor. Yine de endeksin, 2013 yılında iki, 2014 yılında üç kez olmak üzere beş kez aşmak için girişimde bulunduğu, ancak başaramadığı 85 bin seviyesi üstünde gözü kaldığını, buna bağlı olarak acaba altıncı'yı dener mi sorusunu kendime sormama neden olduğunu belirtmeliyim. 70 bin'li seviyelere inilmeden veya 79406 seviyesi üstüne çıkılmadan bu soruyu cevaplamak zor görünüyor.

Kısa vadede önemli seviyeler:

Endeksin bu hafta 76300-73846 seviyeleri arası hareketleri olağan hareket alanı olarak kabul edilmelidir. 73846 aşağısına inilmesi trend hareketinin devamını getirebileceğinden bu seviyeye dikkat edilmelidir.

Sonuç: 

Bist100'ün hareket yönü, değişen orta vade trende bağlı olarak aşağı yöndedir.  Takip ettiğim EW sayımını da dikkate aldığımızda ve 73846 seviyesinin aşağı geçilmesi şartıyla kısa vadede 71 bin seviyesi aşağısının hedef haline gelmesi gerekiyor. TDST destek seviyesi olan 77255 seviyesi üstünde kapanışlar görmediğimiz sürece endeksin yukarı yöndeki hareketlerini tepki olarak değerlendirmek ve bu tepkilerden sonra daha sert düşüş hareketleri gelebileceğini hesaba katarak risk kontrolünün sağlanması gerektiği düşüncesindeyim.


22 Eylül 2014 Pazartesi

USD/TRY Teknik ve Elliott Analizi (22.09.2014)

USD/TRY paritesi daha önce önemini çokça vurguladığımız 2.14-2.15 seviyelerini kırıp trend yönünü yukarı çevirdikten sonra, geçen haftayı yükselişle ve 2.2346 seviyesinden kapattı. 2.15 seviyesinden itibaren kısa vadeli düzeltmeler olsa da her düzeltme daha fazla artışla karşılandı ve  Dolar yeniden yatırımcının dikkatini çekmeye başladı.

USD/TRY'nin bu anlamda işi zor; neredeyse herkesin (özellikle mesafeli yükselişlerden sonra) göz hapsinde ve piyasaların işleyiş mantığına göre, eğer ciddi bir yükseliş olacaksa, bu yükselişi, çoğunluğu atlatarak gerçekleştirmek zorunda...

 2013 mayıs-2014 Şubat tarihleri arasında gerçekleşen 1.75>2.39 yükselişi, hemen öncesinde, yaklaşık 18 ay süren bıktırıcı, gına getiren, bir çok Dolar yatırımcısını pes ettiren yatay bir hareketten sonra gerçekleşmişti. Bu sefer nasıl olacak? Henüz bir tespitim yok. Ancak kafasının karışıklığıyla meşhur,  hayali yatırımcı Ayşe Teyze,  "maliyetim olan 2.24-2.25 seviyeleri hele bir görülsün, zararımdan kurtulup çıkacağım", düşüncesinde. Bu düşüncenin yaygınlaşması, belki de 'bu sefer nasıl olacak' sorusunun cevabı olacaktır.

 Trend yönü yukarı



.USD/TRY paritesi 2.1417 (TDST Direnç) seviyesini yukarı kırdıktan sonra mavi kanal çizgileriyle gösterdiğim orta vadeli yukarı yönlü trend hareketi belirginleşmeye başladı. Bu trendin hedefini bu göstergeye bakarak kestirmek oldukça güç. Ancak aşağıda, 2.06-2.11 civarında oluşan alım sinyallerine paritenin verdiği olumlu tepkiye, satış sinyallerindeki duyarsızlıklar da eklenince bu trendin hedefinin yakın mesafeli ve kısa zamanlı olmadığı anlaşılıyor.

İlk Sell setup sinyalinin (kırmızı 9) çok cılız kalması ve 13 nolu countdown satış sinyalinin  de neredeyse hiç tepki vermemesini, sadece bu göstergeye bakarak değerlendirdiğimizde, orta vade trendin tersi (yukarı) yönde hareketinin güçlü bir şekilde devam edeceği anlaşılıyor. Yine de parite henüz 13 nolu countdown sinyalinin potasından çıkmış değil. Yetmedi, ilave olarak 18 Eylül'de yeni bir Sell Setup sinyali  oluştu. Bu sinyaller şöyle yorumlanmalıdır; orta vade yükseliş trendini çok etkilemeden kısa vadeli geri çekilmeler olabilir (en fazla 2.16-2.17'ye kadar). Geri çekilmeler tamamlandığında yeniden ve daha güçlü bir yükseliş hareketi başlamalıdır.

Orta vade trendde yön değişikliğinden bahsedebilmek için TDST destek seviyesi olan 2.1575'in aşağı yönde kırılması gerekiyor. Bahsettiğim bu seviyenin aynı zamanda orta vadeli yukarı trendin başladığını teyit eden 2.1417'ye çok yakın olması, bu fiyat bölgesinin önemini açıkça ortaya koymaktadır.

Elliott hedefinde değişen bir şey yok



Takip ve tercih ettiğim Elliott sayımında intermediate ölçekli ikili zigzag kalıbı muhtemelen 2.06 seviyesinde tamamlandı ve eğer böyleyse intermediate (5) dalgası ilerliyor olmalı. Bu dalganın hedefinin 2.39 seviyesi üstü (muhtemelen 2.50 civarı) olduğunu daha önce de ifade etmiştim. Parite sayım doğrultusunda ilerlerse, kalıbın üçler serisi kısmına yaklaşıyor olacağız ki bu dönemde paritenin yukarı yönde ve  kısa zamanda çok mesafe katedeceği anlamına geliyor.  2.1460 fiyat bölgesi sayımın iptal seviyesidir.

Sonuç:

1) Kısa, orta ve uzun vade trendler yukarı yönde. Bunlardan orta ve uzun vade olanlarının yukarı yönde olan hareketlerine devam edeceğine dair güçlü teknik emareler var. Ancak TD Sequential göstergesine göre kısa vadede hem Sell Setup hem Sell Countdown sinyalleri oluştu. Bugünkü seviyelerden veya 2.25 bölgesinden, en azından mini bir düzeltme yaşanabilir. USD/TRY paritesi bu iki köstekten yakasını kurtardığı anda yukarı yönde patlama yapabilir.
2) Yeni bir orta vade trend değişim bölgesi 2.15-2.14 seviyeleridir. Bu bölgenin aşağı geçilmesi halinde çok ciddi düşüşler olmasa da zaman yönünden yükseliş senaryoları bir kaç ay ertelenebilir.
3)Takip ettiğim Elliott sayımında İntermediate (5) dalgasında yolun yarısına gelinmiş olması, bu sayımın gerçekleşme olasılığını ve dolayısıyla hedefine varma olasılığını artırıyor.
4) Ayrıca2.25 seviyeleri görülürse hayali yatırımcı 'Ayşe Teyze'nin kararını gözden geçirmesini öneriyoruz.

YASAL UYARI:
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

1 Eylül 2014 Pazartesi

Altın Teknik ve Elliott Analizi (01.09.2014)

Ons Altın'ın haftalık kapanış fiyatı 1286. Bir ay önceki fiyatı da 1286. Sadece şimdi ve bir ay önceki değil; üç, yedi, hatta 14 ay önceki fiyatı da 1286 idi. Sonuçta altın fiyatları bir yöne doğru alıp başını gitmiyor, çok sık analiz yapmaya da gerek kalmıyor. Son 14 ay içerisinde Altın'a uzak duran yatırımcı bir fırsat kaçırmış olmadığı gibi, aynı dönemde alım yapmış olanlar da alternatif getiriden vazgeçmiş olma durumu hariç, herhangi bir kayba uğramamış durumdalar. Kısaca, Altın, ne yakın duranın ne uzak duranın canını sıkıyor!  

Aslında, Altın tipik bir konsolidasyon-tasfiye sürecinden geçiyor. İleride, alındığından daha düşüğünden elden çıkartmamak veya çok yüksekten almak zorunda kalmamak için bu sürecin dikkatle ve tutarlı bir metodolojiye göre takip edilmesi gerekiyor. Kendi metodolojimde trend, teknik ve Elliott analizi ile birlikte risk algısı ve bulunduğu piyasa içindeki durumu açılarından değerlendirme yapıyorum. Bu unsurlara kısaca göz atmakta fayda var.

Elliott analizi ne diyor?

1970'lerde başlayan Altın boğa piyasası üç dalgalık bir yükselişle tamamlanmıştı. Ardından gelen ve 21 yıl devam ettikten sonra 1999'da sonlanan Ayı Piyasası da üç parçadan oluştu. Bu durumda Altın, 1970'lerden başlayan devasa bir ending diagonal'in cycle III numaralı dalgasını 2011 yılında tamamladıktan sonra, şimdilerde IV numaralı düzeltme dalgasında kulaç atıyor olmalı. Tercih ettiğim sayıma göre, bu düzeltmenin ilk aşamasında olmalıyız (Primary A dalgası) ve bu dalganın tamamlanmasına çok fazla bir zaman ve mesafe kalmamış görünüyor.  

Güncel durumda Primary A dalgasının tamamlanması için en az 1180 seviyesinden daha aşağısı olmak üzere, son bir düşüş hareketi, -bunun için de üçgen kalıbın tamamlanması- gerekiyor. Üçgen kalıp (intermediate 4) 10 Temmuz'da sonlanmış da olabilir. Ancak alt dalga sayımlarındaki alternatifler nedeniyle bundan pek emin değiliz. Bu nedenle grafik üzerinde her iki alternatifi de gösterdim. İlk alternatif, bu seviyelerde çok fazla oyalanmadan bir kaç yüz puanlık bir düşüş hedeflerken, ikinci alternatif sayım, 1360-1370 seviyesine doğru son bir hareketten sonra buna izin veriyor. 

Trend'de durum ne?


Aşağı trend, 2012-2013 yıllarındaki sert düşüş temposundan oldukça uzakta bir performans sergiliyor. Grafikte iki farklı taralı alan ile bu farkı göstermeye çalıştım. Güncel durumu gösteren taralı alanda yatay görünümlü bir üçgen formasyonu oluşmuş durumda ama yine de azalan tepe seviyeleri düşüş dinamiklerinin hala devam ettiğini gösteriyor. Aşağıdan sabit, yukarıdan baskı altında kalan üçgenin çok mesafesi kalmamış görünüyor ve aynı zamanda mavi (belki kırmızı çizikli) anatrend kanalı da Altın fiyatını başka bir formasyona zorluyor.

Altın ne zaman uzun vadeli yükselişe geçecek?

Yatırım kararlarında kazanca götüren ana düşünce, (çok) düşeni almak, (çok) yükseleni satmaktır. Tüm teknik, yorum ve metodolojiler bu basit ama önemli kuralın uygulanmasına su taşımadığı sürece bir anlam taşımazlar ve böyle olmazsa tüm uğraşlar beyhude zaman kaybına neden olur. Günübirlik veya kısa vadeli değerlendirme bombardımanı arasında bu önemli noktayı ıskalamamak gerekiyor. 1920 zirvesinden itibaren hesaplarsak; 1999 boğa piyasası başlangıcını baz aldığımızda, %45, 2008 düzeltme dibini baz aldığımızda ise  %60'a yakın bir düşüş (geri alış) gerçekleşmiş durumda. Bu oranlarda bir gerileme, önemsenmesi gereken  bir fiyat hareketidir. Şu an Altın için söylenebilecek tek olumlu yönde ölçülebilir kriter, bana göre budur.

Yukarıda bahsetmiştim; orta-uzun vadeli trend ve teknik görünüm, hala olumsuz. Diğer yandan orta-uzun vadeli bir yükselişin başlama ihtimalinden söz edebilmek için olumsuz olması gereken "algı görünümü" ise tam tersi, oldukça olumlu. Çok az finansalda ve çok az kere,  "finansala güven duyulan bir dönem" ile "dip seviyeler" birbirine denk gelmiştir. Burada bahsettiğim, "finansalın trend dönüş zamanı için beklenti içinde olunması gereken olumsuz görünüm" şartı, büyük yükseliş hareketleri ve yeni zirveler içindir. % 10, % 20 gibi yükselişler her durumda gerçekleşebililecek hareketlerdir. Tespiti eksik bırakmayalım; istisna olarak, sessiz sedasız önemli trend dönüşlerinin  de gerçekleştiği görülmüştür.

Kısa vadede önemli gördüğüm seviyeler:


Altın, teknik olarak, kısa vadede dalgalı, yatay bir hareket vadediyor. Alt-üst band seviyeleri şu an 1257-1305 olan ve grafikte gösterdiğim trend kanalı içinde hareket devam edebilir .

1311 seviyesi aşağı yönlü TD Lines kırılma seviyesidir ve bu seviye üstünde olası bir kapanışla beraber kısa vadeli olumsuz görünümün sebebi ortadan kalkmış olacağından, 1360-1370 seviyelerine kadar bir yükseliş gündeme gelebilir.   Fiyatın 1238 seviyesinin altına sarkması ise, Elliott üçgeninin E dalgasının onayı anlamına geleceğinden, intermediate 5 dalgası hedefi olan 1100'lü seviyelere doğru bir hareketin takibi açısından dikkate alınmalıdır. 

Sonuç: 
Altın, Orta-uzun vadeli yatırım düşüncesi açısından, dikkate alınması gerekecek kadar düştü. Ancak, bana göre, halihazırda düşüşün sonlandığına dair net teknik emareler,  henüz mevcut değil. Daha da önemlisi, olması gerekenin tam tersi;  elde etmenin risk algısı, düşük görünüyor. 

Benzetmek gerekirse, ortada bir korku filmi var ama ona uygun müzikler henüz eklenmediğinden olacak, film yavan duruyor.

YASAL UYARI:
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.