29 Temmuz 2013 Pazartesi

BORSALARDA KAZANMAK MÜMKÜN MÜDÜR? (1)

Bana göre, evet. Ama nasıl???
Bilinçsiz milyonlarca yatırımcı Zanneder ki borsalar bedava para dağıtma yerleridir! Oysa borsalar savaş meydanlarından sonra en acımasız sayılabilecek yerlerdir. Buralarda kimsenin kimseye, bırakın yüzbinlerce, milyonlarca lirayı; bir kuruşu dahi kaptırmaya niyeti yoktur.
Karşıda, yani Küçük yatırımcının karşısında, parasal olarak korkunç bir güce sahip, büyük yatırımcılar vardır. Bu güce sahip büyük yatırımcılar para kazanma ve servetlerini artırma arzusu yönünden dünyanın en hırslılarının en hırslılarıdır. Zaten doğal olarak öyle de olması gerekir; çünkü öyle olmasalar o kadar servetin sahibi olamazlar. İşin doğası bu. Hırsı olmayan kanaatkar bir insanın istisnalar dışında çok para kazanmış olup borsalarda cirit atması imkansızdır.
Borsanın güçlüleri parasal güçlerinin yanısıra aynı zamanda bilgi, tecrübe, elaman  donanımı, bilgileri önceden edinebilme vasıfları, teknik donanım, vs. olarak ta üstün bir güce sahiptirler. Ayrıca BIST100 endeksinin % 63‘ü yabancıların elindedir. 500 yıllık piyasa bilgisi birikimine sahip yabancıların hedge, emeklilik, sigorta, banka vb. fonlarının ve yatırım bankalarının işlem yaptığı borsamızda karşı tarafın, yenilmesi zor bir güç olduğunu bilmeliyiz. Bu hususu tam olarak algılayamamak baştan kaybetmek demektir.
Borsalarda para kazanmak isteyenlerin aynı zamanda bilmeleri gereken bir husus daha vardır: Borsalar hayır kurumları değildir. Borsalar çoğunluğun kaybetmesi kıstası üzerine tasarlanmış yerlerdir.
“Borsaların kaybetmek üzere kurulu olduğu” düşüncem usulsüzlük veya hukuksuzluk anlamında değil tamamen tekniktir. Borsada manipülatörler dışında hiç kimsenin sizi özel olarak kaybettirme gibi bir düşüncesi yoktur.
Bir örnekle açıklamak isterim. Misal birisinin caddenin köşesinde isteyenlere ücret karşılığında zar attırdığını ve altı’ yı tutturana yatırdığı ücretin iki katı ödül verdiğini varsayalım. Bu durumda ücret karşılığında zar atan altı kişiden beş’i (yüzde 83’ü) kaybedecektir. Zar attıran ise kesin olarak kazanacaktır. Zar attıranın teorik olarak kaybetmesi mümkün değildir. Çünkü kuralları o koymuştur (piyasa yapıcısıdır). Zarın altı köşesinden beşi kendisine çalışmaktadır.
 Aynı şekilde borsaları işlem yapma derinliğine kavuşturanlar (piyasa yapıcıları) da aynı mantıkla hareket etmektedir. Borsada oynayan büyük bir çoğunluk kaybedecektir. Yani kaybetmek asıl, kazanmak istisnaidir, borsalarda. Tıpkı zar örneğinde olduğu gibi.
Kaybetmek asıl ise borsalarda kazanmak nasıl mümkün olabilir o zaman?
Cevabı gerçekten basit;  Kaybetmeyerek...
Borsada işlem yapan birisi ancak anaparasını kaybetmeyerek kazanabilir.
Anaparasının önemli bir kısmını, yarısını, % 60’ını vb. kaybeden bir kişinin kazanması artık imkansıza yakındır. Basit bir matematiksel hesapla bir örnek vereyim; parasının % 10’unu kaybeden bir kişinin zararını tekrar yerine koyabilmesi için devamında % 12 kazanması gerekir ki, bu mümkündür. Ama  Parasının % 50'sini kaybeden bir kişinin kaybını yerine koyabilmesi için devamında % 100 kazanması gerekir. Yüzde 70 kaybeden, % 333;  yüzde 90  kaybeden ise yüzde 900 kazanabilirse anaparayı kurtarabilecektir.
Borsalarda yüzde 330 veya % 900 kazanmak mümkün müdür? Şöyle düşünün; eğer mümkün ise anaparasını kaybetmeyen bir kişi  belli bir vadede böyle bir yüzdeyle kazanmayı başarabilir. Ama anaparasının çoğunu kaybeden kişi onu yerine koymakla uğraşacaktır bu süreçte.
Bu konu, üzerinde kitaplar yazılabilecek kadar detaylı bir konudur (zaten yazılmıştır). Ben şimdilik bu detaya çok girmeyip direkt sonuca geliyorum:

"borsalarda kazanabilmek için ön şart, Önce kaybetmemeyi başarmaktır."
O halde nasıl kaybetmeyiz’i irdelemenin zamanı geldi.
NASIL KAYBETMEYİZ (NE YAPARSAK KAYBEDERİZ)?

Bunun için aşağıda kalın harflerle yazdığım 11 başlıktan hiçbirinde yanlış yapmamalıyız;
1-ZARARI UZUN, KARI KISA TUTMAK:
Kaybettiren yanlışların en büyüğü ve en önemlisi bu. Doğrusu şudur: zararı kısa, karı uzun tutmak gerekir.
 Yapılan bilimsel araştırmalar; insan beyninin bu kuralı doğru uygulamaya meyilli olmadığını göstermiştir. Yani insanlar genetik ve bilinçaltı olarak zararı kısa kesmeyi ve karı uzun tutmayı başaramamaktadır. Genlerini ve bilinçaltını yenebilenler, borsalarda kazanma adına ilk ve en büyük adımı atmış olurlar.
2-TİYOYLA İŞLEM:
Tartışmasız kesin kaybettiren bir hata. Hızlı kaybetmenin en etkili yolu budur. Harakiri tarzı!
3-HABERLERE GÖRE İŞLEM:
 Haber her zaman fiyat hareketinden sonra gelir (veya gerektiğinde getirilip senin önüne konur). Bizim duyduğumuz haber bizden çok önce kalburüstü yatırımcılara ulaşmıştır ve o haber çoktan fiyatlanmıştır. Yani haber açıklanma zamanı gelinceye kadar fiyat yeterince bile değil; daha fazlasıyla fiyatlanmıştır.  Biz haberi duyduğumuz anda veya biraz sonrasında kar realizasyonu başlayacaktır. İstisnası çok azdır.
4-BAZI ANALİST, UZMAN, YORUMCU, EKONOMİST VEYA ARACI KURUMLARIN  VS.  YORUMLARINA GÖRE İŞLEM YAPMAK (Gerçek analist, yorumcu ve uzmanları bu maddenin dışında tutuyorum):
 Kesin kaybettirir. Bu kişiler bu işi çok iyi biliyor olsalardı, maaş karşılığında yorum yapmak yerine kendileri kazanırlardı. Zaten yorumlarında genellikle  çok laf vardır ama hiçbir şey söylememiş olurlar. mesela şöyle derler:
 “filanca hissenin bilançosu iyi gelirse hissenin fiyatı artar!”
 Peki bilanço iyi mi kötümü gelecek? Cevap yok.
Bazıları da şöyle söyler:
 “endeks 62200'de dengelendi. 65200-66100 ve 66900-67500 seans içinde önem kazanabilecek seviyeler. Bu seviyeler satış fırsatı yaratabilir. 24 ve 12 günlük ortalamalar 63600 ve 63250'dedir. Kar satışı olursa endekste dengelenme olabilir. 60700-61200 sonraki destek bandı olabilir.”
Haydaa!!! 
Eee, biz ne yapalım şimdi. Alalım mı, varsa satalım mı? Alırsak nerde realize edelim? Biz realize ettikten sonra hisse alıp başını gider mi ? yoksa biraz daha bekleyelim mi? Ne yapalım?
Kısaca şöyle ifade edeyim: olasılık zaten özünde bir muammadır. Yukarıda saydığım kişilerin çoğu bir olasılığın olasılığının olası olabileceği açıklamalar yaparlar!
Çok çeşit yazılanları var bunların. Ama bir çeşidi var ki çok komik. Hadi onu da yazayım. Yorumcu şöyle der: 
“80800 direnci  çok önemli. Burası kırılırsa 81100 görülebilir.”
Tam kafa yedirtecek bir yorum çeşidi! Adam seviye veriyor ve çok önemli diyor. Devamını okumasan zannedersin ki en azından bi yüzde 3-5 artış olur. Söylediği hedef ise  altı üstü yüzde 0,3 ötede. Borsa o mesafelerin 3-5 katını yeri geldi mi 20-30 saniye  içerisinde yapıp üzerine de iki destek bir direnç kırıyor.
Bir de ihtimalli yazılıyor: “görülebilir”!
5-TEMEL ANALİZE GÖRE İŞLEM YAPMAK: kesin kaybettiren konulardan biri de bu. Bir kere bir firmanın bilançosu gerçek değerleri yansıtıyor mu? Bana göre genelde yansıtmaz. Muhasebeci tanıdığı olan varsa sorsun.
 Hadi diyelim bilançolardaki veriler tamamen doğru. O bilanço açıklanmadan önce çok kişi tarafından bilinmektedir. Güzel bir bilanço ise büyük bir ihtimalle haftalar-aylar öncesinden fiyatlanmıştır. Açıklandıktan sonra ne bileyim yüzde 3-5 artsa bile sonra kar realizasyonları başlar ve hisse dibe gömülür.
Temel analizcilerin teknik analizcileri suçlayan meşhur bir sözü vardır; “teknik analiz geleceği değil geçmişi anlatır”. Sormak gerekir; temel veriler neyi anlatır?
Temel analizin tek bir faydası  vardır: binlerce iktisat, işletme mezunu genç; gazete, tv, dergi, aracı kurum, banka vs.’de iş bulmuş olur!!!
6- ORTALAMA YAPMAK (bir hisseyi aldıktan sonra hisse epey düşünce ilave alım yapmaya deniyor):
Alın size katmerli kaybetme seçeneği. Borsalarda iyi para kaybetmiş biri tanıyorsanız size açılmasını sağlayın. Göreceksiniz ki kesinlikle “ortalama” yapmıştır. Ortalama yapan yanar.
7-DERİNLİĞİ OLMAYAN, MANİPÜLATÖRLERİN CİRİT ATTIĞI HİSSELERE BULAŞANLAR:
Bu hisseler kaybettirmezler de, doğrudan iç kanamadan götürürler! Tabiri caizse (Allah korusun) ocak söndürürler!
8-ARKADAŞ, DOST, DERGİ, İNTERNET SİTESİ VS. al-sat-tut ÖNERİLERİYLE HİSSE ALIP SATMAK:
 Bir şey yazmaya bile gerek görmüyorum. Beyhude çabadır. Gıdım gıdım kazanıldıktan sonra bir hatada hepsi gider.
9-EKONOMİK VERİLERE VEYA ÖNCÜ GÖSTERGELERE GÖRE HİSSE ALANLAR:
Ekonomik veriler daima geçmişi gösterir. Gelecekte ne olacağını söylemez. Bu yıl büyümenin misal yüzde 8 olması ertesi yıl da büyüme olacağı veya yüksek büyüme olacağı anlamına gelmez. Oysa borsalar bir kaç ay, bazan bir-iki yıl sonrasını bazan daha da fazla yılı fiyatlarlar.
 Bana göre borsalardan daha öncü bir gösterge yoktur. Yani esasında borsaların bizzat kendisi öncü göstergedir. Hem de en öncüsü!  Misal 3-5 aylık bir borsa düşüşü kötü ekonomik verilerin geleceğinin habercisidir. Borsalar epeydir yükselmişse çok iyi ekonomik veriler gelecek, demektir. Borsalar yanılmaz.  Ben borsalara “İMPARATOR GÖSTERGE” diyorum.
10-OMUZ-BAŞ-OMUZ (OBO), ÜÇGEN FORMASYONU, BAYRAK FORMASYONU, DESTEK-DİRENÇ GİBİ KLASİK VE ORTA MALI OLMUŞ TEKNİK ANALİZ YÖNTEMLERİNE GÖRE İŞLEM YAPMAK:
 Bunlar yukarıdakilere göre daha az kaybettirir ama yine de kaybettirir. Destek dersin, bir bakmışsın kırılmış, direnç dersin fiyat uçarak atlamış üzerinden ve yeni zirvelere yol almış. Hatta benim tespit ettiğim kadarıyla fiyatlar çoğunlukla hiç destek ve direnç olmayan yerlerden destek ve direnç buluyor. Açın grafikleri bakın!
Piyasalar trendler oluşturarak ilerlerler. Bu güne kadar böyle oldu. Obo ise bu olguya aykırı bir formasyon. Boyun çizgisi kırıldı deyip pozisyon alırsın, bir bakmışsın ki hisse trende devam etmek üzere yeni bir zirve yapmış. Tobo, obo’dan biraz daha iyi. En azından trend dostu. Üçgen diye pozisyon alırsın, bir bakmışsın ki kalıp dörtgene dönmüş. Tamam bu bayraktır dersin, fiyat olmadık biçimde ilerler ve ters üçgenimsiye (genişleyen yassıya) dönüşür.
Yine de teknik analiz, temel analizden kat kat daha iyidir. Modern teknik analiz yöntemleri  (çoğunlukla indikatörler) ve iyi çizilmiş trend çizgileri sistematik olarak kullanıldığında (bir alımsatım sistemine dönüştürüldüğünde) güzel sonuçlar verir. En başta hem band hareketlerinde hem trend takipte kullanılabilen bollinger band indikatörü, macd gibi trend takip indikatörleri ve diğer bir çok indikatörler tek başına kullanmamak kaydıyla, kazanmak için kullanılabilecek araçlardır. Başka güzel indikatörler de vardır. Başka bir araştırma konusudur.
11-TEPE VE DİPLERİ BULMAYA ÇALIŞMAK:
Loto’da altı rakamı bilmek daha kolaydır. Tepe- dip bulmaya çalışırken ya büyük bir fırsatı kaçırılır, ya da kötü bir düşüş şelalesine yakalanılınır. Tepe ve diblerin neresi olduğunu bilmek Allah’ın işi.


Kaybetmeme yasalarımız burada bitti.
Sonuç:  Kazanabilmek için kaybetmemek gerekiyor. Bunun için yukarıdaki 11 kurala harfiyen uymak gerekiyor. Biz de yukarıdaki kurallara uyduk ve kaybetmedik, diyelim.
 Peki nasıl kazanacağız?
Bana göre kaybetmedikten sonra kazanmak daha kolay.
KAZANABİLMEK İÇİN aşağıdaki  iki yöntemden birini uygulamak gerekir.
1-SİSTEMATİK ALIM SATIM YÖNTEMİ:
Çağın gereği budur. Bu yöntem sayesinde alım satım yapanlar, yukarıda yazdığım kaybetmeme esaslarını da uygulayarak piyasalarda para kazanabilirler.
Ancak şu kadarını söylemeliyim: kendi sistematik  alım satım yöntemini oluşturamayacak kadar yetersiz bilgiye sahip olanların ya borsalardan uzak durması, ya da alttaki ikinci yönteme göre borsalarda işlem yapması gerekir. Bu cümlede altını çizdiğim kelimelere özellikle dikkat çekmek istiyorum: sistem bizzat yatırımcının kendisi tarafından hazırlanmalıdır. Hazır sistem satın almak isteyenler doğru ve kaliteli bir sisteme ulaşıncaya kadar çok para ve zaman kaybedebilirler. Hatta dolandırılabilirler bile.
Yazıyı uzatmama babında bu konunun inceliklerini açıklamayı önümüzdeki günlere bırakıyorum.

2- ÇOK DÜŞÜKTEN ALIP ÇOK YÜKSEKTEN SATMAYA DAYALI UZUN VADELİ YATIRIM TARZI: 1 numaralı seçeneğe göre alım-satım yapamayacak olanlar bu yöntemi uygulayabilirler. mesela sırasıyla 2001, 2006, 2009 ve 2012 yıllarının uygun zamanları, alım dönemleri; 2005, 2008 2010 ve 2013 yıllarının uygun zaman dilimleri satım dönemleridir.
 Bu konu da detaylandırılması gereken bir konudur. Bu seçeneği açıklamayı da önümüzdeki günlere bırakıyorum
Özetlersek: borsalarda kazanmak mümkündür ama önce kaybetmemek için yukarıda yazdığım 11 "kaybetmeme" kuralına uymak gerekir. Sonra, hemen yukarıda kısaca açıkladığım “sistematik alım satım” veya “uzun vadeli alım satım” yöntemlerinden birini uygulamak gerekir.
Bu yazıda yazdıklarım tabi ki kendi tecrübe ve bilgi birikimime göre oluşmuş fikirlerdir. Kimseyi bağlamaz. Bu konuda yapılmış binlerce bilimsel çalışmalar, yayınlanmış kitaplar ve borsalarda gerçekten başarılı olmuş trader'ların önerileri vardır. İsteyenler araştırabilir. Ancak bana göre ne kadar araştırılırsa araştırılsın hepsinden çıkartılacak ortak sonuçlar bu yazıda varılan sonuçlara yakınsar.

                                                                                                                                                                Bilgeanalist