Bir para birimi veya döviz çifti
üzerinde ciddi dalgalanma yapabilecek veya trend oluşturabilecek en büyük
etkenin faiz olduğu bilinmektedir.
Konumuz EURUSD. Bir tarafında AB,
diğer tarafında ABD var.
Şunu anladık ki bu iki ülkeden
herhangi biri üst üste faiz artırımları yapamaz; yaparsa, kaos garanti. Bana
göre tabii!
İki para biriminden birinin faiz
oranı 0,25, diğerinin 0,50. İkisinde de artık faizin düşeceği yeni derinlikler yok.
İki paradan da son dört yılda zibil gibi basılmış; artık bu vakitten sonra ikisinden
birinin dengeyi bozacak kadar basılma ihtimali yok.
Dengeden kastım, paritenin son
beş yılda şıkışıp kaldığı ve alttaki grafikte mavi çizgiler arasında
gösterdiğim fiyat hareketidir.
Tabi ki büyüme gibi, istihdam
gibi makro ekonomik verilerin döviz çiftleri üzerinde etkileri olur. Ama
gerçekçi olursak, her iki ülkenin de orta vadede temel verilerinde çok büyük
farklılıklar olması mümkün görünmüyor.
Kısaca paritede dengeyi bozacak
hiçbir önemli ekonomik, finansal, sosyal veya siyasal olay gözükmüyor.
Bu durumda mantıken paritenin
daha uzun yıllar bu denge içerisinde hareket edeceğini düşünmemiz gerekir.
Ancak bir husus daha var ki bizi
böyle düşünmekten alıkoyması gerekir!
Bu husus, tamamen psikolojik bir
neden olan “güvenli liman” olgusudur.
Para
birimlerinden biri yani USD; güvenli liman, diğeri değil.
İşte pariteyi olağan dengesi
dışına çıkartabilecek tek olgu budur, bana göre.
Her halükarda dolar güvenli
limandır. En azından çökünceye kadar öyle!
Küresel ölçekte bir bunalım veya
ciddi bir kriz kişi, kurum, şirket ve hatta ülkelerin dolar’a (ve tahvillerine)
hücum etmelerine yol açacağından eurusd paritesinde denge dolar lehine
değişecektir. Parite hızla 1’e hatta belki de 1’in altına sarkacaktır.
Tersi durumda, yani küresel
ekonominin kriz ve bunalımdan tamamen uzaklaşması halinde ve uzaklaştığı ölçüde
güvenli limana ihtiyaç olmayacağından denge euro lehine bozulacaktır. Böyle bir
durumda euro pek fazla reel değer kazanmayacaktır ama dolar çok değer
kaybedeceğinden parite 1.70-1.80
civarlarına kadar çıkabilecektir.
Aşağıdaki tarihsel grafik bu
fikirlerimi desteklemektedir.
Grafikten de görüldüğü gibi kırmızı
çizgiyle gösterdiğim global ölçekte kriz ve bunalım yılları olan 70’lerin
sonları, 90’lar ve 2008 sonrası dolar sürekli değer kazanmıştır.
Ekonomilerin iyiye gittiği ve mütemadiyen büyüme gösterdiği 80’ler ve 2000'li yıllarda euro dolar karşısında değerlenmiştir (aslında
çoğunlukla dolar değer kaybetmiştir).
Sonuç olarak temel dinamikler
açısından baktığımızda her iki para biriminde de en etkili silah olan faiz’den en etkisizine
kadar hiçbir kriterin dönemsel olarak
pariteyi etkileyecek güçte olmadığını, paritede aşağı veya yukarı yönlü
uzun vadeli bir trend oluşturacak tek etkenin güvenli limana ihtiyaç olup
olmadığı gibi tamamen psikolojik bir unsura dayandığını söyleyebiliriz.
Analizin buraya kadarki kısmı
temel dinamiklere göre yapılmıştır. Kapsamlı bir analizde teknik analizi de hesaba
katmalıyız ve temel dinamiklerle bilimsel bir bütünlük sağlayacak şekilde
birleştirmeliyiz.
Teknik analiz penceresinden
baktığımızda eurusd paritesi 1970 lerden beri bir trend oluşturmuştur. Bu
trendi yine yukarıda verdiğim grafik üzerinde göstereceğim.
Görünüşte basit bir grafik
dikkatli incelendiğinde bize çok şey anlatmaktadır.
Birincisi; eurusd 1970 lerden
beri yukarı yönlü ve euro’nun sistematik sayılabilecek bir şekilde değer
kazandığı (doların değer kaybettiği) trend bandı içinde hareket etmektedir. İki
kalın kırmızı çizgi ile gösterdiğim bu trend eurusd’nin ana hareketidir.
Bu gün itibariyle trendin alt band değeri 1.05,
üst band değeri ise 1.75 tir. Daha uzun
yıllar parite bu band içersinde hareket edecektir. Bu bandın dışına taşan bir
hareket ancak olağandışı küresel ekonomik koşulların varlığı halinde mümkündür.
Otoritelerce en ince ayrıntısı, mümkün olabilecek en uzun vadeye kadar
hesaplanmış küresel ekonomik denge koşullarına göre doğal olarak oluşan bu
trendin dışında bir hareket, ancak
olağandışı ve hesaplanamamış koşulların ortaya çıkmasıyla mümkün olabilir. 6-7
yılda bir tekrarlayan krizlerle bu trendin bozulmasının mümkün olamayacağını
düşünüyorum.
İkincisi; grafik üzerinde 1,2 ve
3 olarak işaretlediğim dönemler güvenli liman ihtiyacı sonucu dolara ve
tahvillerine talebin patladığı, global ölçekte ve konjonktürel krizlerin baş gösterdiği,
sonuçta doların değer kazandığı dönemlerdir.
Üçüncüsü; doların değer kazandığı
önceki iki dönem ile şimdi içinde bulunduğumuz ve yine doların değer kazandığı
üçüncü dönem arasındaki bariz farklardır.
1 ve 2 nolu dönemlerde dolar sert, hızlı ve şelalemsi bir hareketle
değer kazanmıştır. Şimdi içinde bulunduğumuz üçüncü dönemde de dolar euro karşısında değer kazanmaktadır ama bu hareket sert ve şelalemsi değildir. Aşağı
yönlü ama nispeten yatay bir hareket sözkonusudur. Bunun sebebi doların
yeterince güçlü olmaması olabilir. Ama bence otoritelerce yapılan müdahalelerle
doların çok değer kazanmasının önüne geçilmeye çalışıldığından böyle
olmaktadır.
Sonuçta
insanoğlu her zaman geçmişten dersler çıkartır. Önceki iki dönemde doların
değer kazanmasıyla ortaya çıkan enflasyon ve yatırım-tüketim döngüsünde meydana
gelen azalmaların ekonomilere verdiği zararlardan dersler alan otoritelerin bu
sefer böyle bir şeye müsaade etmek istememeleri sonucu oluşmuş olma ihtimali
bence daha yüksek.
Eurusd’de zaman dilimini biraz
daha yakınlaştırdığımızda teknik anlamda ilave bazı sonuçlar daha elde ediyoruz.
2001-2008 yılları arasında iki kırmızı çizgi arasında gösterdiğim ve euro’nun
değer kazandığı döneme ait trendin 2008 de sert bir şekilde kırıldığını
görüyoruz. O tarihten sonra iki mavi çizgi arasında devam eden ve az da olsa
doların değer kazandığı yeni bir dönem başlamış. Halen de bu orta vadeli
bandın içindeyiz. Şu an itibariyle bandın dibi 1.13, zirvesi ise 1.45
civarından geçiyor. Daha epey bir süre daha bu bandın içinde kalmamız
muhtemeldir. Daha kısa vadelerde trend kanalları da var.
Bunları grafikte gösterdim.
Paritede oluşan son beş yıllık
formasyonda Macd, rsi, ortalama veya omuz-baş-omuz gibi teknik göstergelere göre şu aşamada
analiz yapmak bana göre anlamsızdır. Çünkü parite bir band içinde hareket
etmektedir. Bu gibi teknik indikatörler böyle dönemlerde misal; “yukarı” sinyali verdikleri anda parite aşağı döner.
Tersi durumda da benzer şey olur. O kadar çok omuz-baş-omuz var ki başlardan
bir basket takımı çıkartmak mümkün!. Burada
işe yarayacak gösterge bolinger band’dır; ama onun gösterdiğini şimdilik zaten
çıplak gözle de görebiliyoruz!
Toparlarsak;
Uzun süre Euro veya dolar’da seri faiz
indirimleri veya artırımları olamaz. Ekonomik göstergeler her iki tarafta uzun
süre benzerlik gösterecek gözüküyor. Paritede yeni bir trend oluşumu için
geriye tek bir seçenek kalıyor; aşırı güvenli
veya güvensiz ekonomik ortam. Aşırı güven veren bir ekonomik ortamda
parite 1.75 lere kadar bir trend oluşturabilir. Biraz savrulmayla bu rakam
1.80-1.90 lara çıkabilir. Tersi durumda, yani aşırı güvensiz bir ekonomik
ortamda paritenin trend oluşturacağı hedef 1.05 civarıdır. Son birkaç yılda olduğu gibi belirsiz bir
ortamda, merkez 1.27-1.44 arası olmak üzere, parite üstteki grafiklerde
gösterdiğim iki mavi çizgi arasında (1.18-1.52 arasında) gider-gelir.
Bu analiz uzun vadeye göre
yapılmış bir analizdir. Benim şablonumdur. Muhakkak ki ilave edeceğim birkaç husus
daha vardır. Ama yazıyı daha da uzatmamak için yazmıyorum.
Uzun vadeli bir analizde verilen hedef ve
rakamlar yarını veya önümüzdeki haftayı göstermez. Yakın zamanda paritenin
ilerleyeceği tahmini yol, bu analiz temel alınarak yapacağım kısa vadeli teknik
ve elliot analizleriyle karşılanacaktır. 18.07.2013



