18 Temmuz 2013 Perşembe

EURUSD, UZUN VADE ANALİZ

Bir para birimi veya döviz çifti üzerinde ciddi dalgalanma yapabilecek veya trend oluşturabilecek en büyük etkenin faiz olduğu bilinmektedir.
Konumuz EURUSD. Bir tarafında AB, diğer tarafında ABD var.
Şunu anladık ki bu iki ülkeden herhangi biri üst üste faiz artırımları yapamaz; yaparsa, kaos garanti. Bana göre tabii!
İki para biriminden birinin faiz oranı 0,25, diğerinin 0,50. İkisinde de artık  faizin düşeceği yeni derinlikler  yok.
İki paradan da  son dört yılda zibil gibi  basılmış; artık bu vakitten sonra ikisinden birinin dengeyi bozacak kadar basılma ihtimali yok.
Dengeden kastım, paritenin son beş yılda şıkışıp kaldığı ve alttaki grafikte mavi çizgiler arasında gösterdiğim fiyat hareketidir.
Tabi ki büyüme gibi, istihdam gibi makro ekonomik verilerin döviz çiftleri üzerinde etkileri olur. Ama gerçekçi olursak, her iki ülkenin de orta vadede temel verilerinde çok büyük farklılıklar olması mümkün görünmüyor.
Kısaca paritede dengeyi bozacak hiçbir önemli ekonomik, finansal, sosyal veya siyasal olay  gözükmüyor.
Bu durumda mantıken paritenin daha uzun yıllar bu denge içerisinde hareket edeceğini düşünmemiz gerekir.
Ancak bir husus daha var ki bizi böyle düşünmekten alıkoyması gerekir!
Bu husus, tamamen psikolojik bir neden olan “güvenli liman” olgusudur.
Para birimlerinden biri yani USD; güvenli liman, diğeri değil.
İşte pariteyi olağan dengesi dışına çıkartabilecek tek olgu budur, bana göre.
Her halükarda dolar güvenli limandır. En azından çökünceye kadar öyle!
Küresel ölçekte bir bunalım veya ciddi bir kriz kişi, kurum, şirket ve hatta ülkelerin dolar’a (ve tahvillerine) hücum etmelerine yol açacağından eurusd paritesinde denge dolar lehine değişecektir. Parite hızla 1’e hatta belki de 1’in altına sarkacaktır.
Tersi durumda, yani küresel ekonominin kriz ve bunalımdan tamamen uzaklaşması halinde ve uzaklaştığı ölçüde güvenli limana ihtiyaç olmayacağından denge euro lehine bozulacaktır. Böyle bir durumda euro pek fazla reel değer kazanmayacaktır ama dolar çok değer kaybedeceğinden parite 1.70-1.80 civarlarına kadar çıkabilecektir.
Aşağıdaki tarihsel grafik bu fikirlerimi desteklemektedir.
Grafikten de görüldüğü gibi kırmızı çizgiyle gösterdiğim global ölçekte kriz ve bunalım yılları olan 70’lerin sonları, 90’lar ve 2008 sonrası dolar sürekli değer kazanmıştır. Ekonomilerin iyiye gittiği ve mütemadiyen büyüme gösterdiği 80’ler ve  2000'li yıllarda  euro dolar karşısında değerlenmiştir (aslında çoğunlukla  dolar değer kaybetmiştir).
Sonuç olarak temel dinamikler açısından baktığımızda her iki para biriminde de  en etkili silah olan faiz’den en etkisizine kadar hiçbir kriterin dönemsel olarak  pariteyi etkileyecek güçte olmadığını, paritede aşağı veya yukarı yönlü uzun vadeli bir trend oluşturacak tek etkenin güvenli limana ihtiyaç olup olmadığı gibi tamamen psikolojik bir unsura dayandığını söyleyebiliriz.
Analizin buraya kadarki kısmı temel dinamiklere göre yapılmıştır. Kapsamlı bir analizde teknik analizi de hesaba katmalıyız ve temel dinamiklerle bilimsel bir bütünlük sağlayacak şekilde birleştirmeliyiz.
Teknik analiz penceresinden baktığımızda eurusd paritesi 1970 lerden beri bir trend oluşturmuştur. Bu trendi yine yukarıda verdiğim grafik üzerinde göstereceğim.
Görünüşte basit bir grafik dikkatli incelendiğinde bize çok şey anlatmaktadır.
Birincisi; eurusd 1970 lerden beri yukarı yönlü ve euro’nun sistematik sayılabilecek bir şekilde değer kazandığı (doların değer kaybettiği) trend bandı içinde hareket etmektedir. İki kalın kırmızı çizgi ile gösterdiğim bu trend eurusd’nin ana hareketidir.
 Bu gün itibariyle trendin alt band değeri 1.05, üst band değeri ise 1.75 tir.  Daha uzun yıllar parite bu band içersinde hareket edecektir. Bu bandın dışına taşan bir hareket ancak olağandışı küresel ekonomik koşulların varlığı halinde mümkündür. Otoritelerce en ince ayrıntısı, mümkün olabilecek en uzun vadeye kadar hesaplanmış küresel ekonomik denge koşullarına göre doğal olarak oluşan bu trendin dışında bir hareket,  ancak olağandışı ve hesaplanamamış koşulların ortaya çıkmasıyla mümkün olabilir. 6-7 yılda bir tekrarlayan krizlerle bu trendin bozulmasının mümkün olamayacağını düşünüyorum.
İkincisi; grafik üzerinde 1,2 ve 3 olarak işaretlediğim dönemler güvenli liman ihtiyacı sonucu dolara ve tahvillerine talebin patladığı, global ölçekte ve konjonktürel krizlerin baş gösterdiği, sonuçta doların değer kazandığı dönemlerdir.
Üçüncüsü; doların değer kazandığı önceki iki dönem ile şimdi içinde bulunduğumuz ve yine doların değer kazandığı üçüncü dönem arasındaki bariz farklardır.  1 ve 2 nolu dönemlerde dolar sert, hızlı ve şelalemsi bir hareketle değer kazanmıştır. Şimdi içinde bulunduğumuz üçüncü dönemde de dolar euro karşısında değer kazanmaktadır ama bu hareket sert ve şelalemsi değildir. Aşağı yönlü ama nispeten yatay bir hareket sözkonusudur. Bunun sebebi doların yeterince güçlü olmaması olabilir. Ama bence otoritelerce yapılan müdahalelerle doların çok değer kazanmasının önüne geçilmeye çalışıldığından böyle olmaktadır.
 Sonuçta insanoğlu her zaman geçmişten dersler çıkartır. Önceki iki dönemde doların değer kazanmasıyla ortaya çıkan enflasyon ve yatırım-tüketim döngüsünde meydana gelen azalmaların ekonomilere verdiği zararlardan dersler alan otoritelerin bu sefer böyle bir şeye müsaade etmek istememeleri sonucu oluşmuş olma ihtimali bence daha yüksek.
Eurusd’de zaman dilimini biraz daha yakınlaştırdığımızda teknik anlamda ilave bazı sonuçlar daha elde ediyoruz. 2001-2008 yılları arasında iki kırmızı çizgi arasında gösterdiğim ve euro’nun değer kazandığı döneme ait trendin 2008 de sert bir şekilde kırıldığını görüyoruz. O tarihten sonra iki mavi çizgi arasında devam eden ve az da olsa doların değer kazandığı yeni bir dönem başlamış. Halen de bu orta vadeli bandın içindeyiz. Şu an itibariyle bandın dibi 1.13, zirvesi ise 1.45 civarından geçiyor. Daha epey bir süre daha bu bandın içinde kalmamız muhtemeldir. Daha kısa vadelerde trend kanalları da var. Bunları grafikte gösterdim.
Paritede oluşan son beş yıllık formasyonda Macd, rsi, ortalama veya omuz-baş-omuz  gibi teknik göstergelere göre şu aşamada analiz yapmak bana göre anlamsızdır. Çünkü parite bir band içinde hareket etmektedir. Bu gibi teknik indikatörler böyle dönemlerde misal;  “yukarı” sinyali verdikleri anda parite aşağı döner. Tersi durumda da benzer şey olur. O kadar çok omuz-baş-omuz var ki başlardan bir basket takımı çıkartmak mümkün!.  Burada işe yarayacak gösterge bolinger band’dır; ama onun gösterdiğini şimdilik zaten çıplak gözle de görebiliyoruz!
Toparlarsak;  
 Uzun süre Euro veya dolar’da seri faiz indirimleri veya artırımları olamaz. Ekonomik göstergeler her iki tarafta uzun süre benzerlik gösterecek gözüküyor. Paritede yeni bir trend oluşumu için geriye tek bir seçenek kalıyor; aşırı güvenli  veya güvensiz ekonomik ortam. Aşırı güven veren bir ekonomik ortamda parite 1.75 lere kadar bir trend oluşturabilir. Biraz savrulmayla bu rakam 1.80-1.90 lara çıkabilir. Tersi durumda, yani aşırı güvensiz bir ekonomik ortamda paritenin trend oluşturacağı hedef 1.05 civarıdır.  Son birkaç yılda olduğu gibi belirsiz bir ortamda, merkez 1.27-1.44 arası olmak üzere, parite üstteki grafiklerde gösterdiğim iki mavi çizgi arasında (1.18-1.52 arasında) gider-gelir.
Bu analiz uzun vadeye göre yapılmış bir analizdir. Benim şablonumdur. Muhakkak ki ilave edeceğim birkaç husus daha vardır. Ama yazıyı daha da uzatmamak için yazmıyorum. 
 Uzun vadeli bir analizde verilen hedef ve rakamlar yarını veya önümüzdeki haftayı göstermez. Yakın zamanda paritenin ilerleyeceği tahmini yol, bu analiz temel alınarak yapacağım kısa vadeli teknik ve elliot analizleriyle karşılanacaktır. 18.07.2013