(Uzun Vadeli Yatırım Tarzı)
Bu yazı Borsalarda Kazanmak Mümkün müdür?(1) yazım İle alakalı olduğundan
öncelikle o yazının okunması gerekmektedir.
O
yazıda özetle;
1-Borsalarda
kazanabilmek için önce 11 altın kuralı uygulayarak "kaybetmemeyi" başarmak
gerektiğini ,
2-sonra
da ya çağın gereği olan "sistematik alım satım metodu" ile alım satım
yapılması gerektiğini; ancak "sistematik alım satım metodu" uygulayamayacak
durumda olanların "uzun vadeli yatırım tarzını" seçmelerini
önermiştik.
"Sistematik alım satım modeli" uygulayabilecek
yeterliliğe sahip olanlar zaten bu model için gereken bilgilere sahip
olduğundan bu tarza değinmiyorum. Ben "uzun vadeli yatırım tarzıyla"
ilgili modellememi açıklamak istiyorum.
Aşağıdaki
yöntemle borsalarda hayali kurulan yüzde birkaç yüz karlar gerçek olabilir.
Yeter ki şartlarına uyulsun. Şatlar aşağıdadır ve kesinlikle sırasıyla uygulanmak
zorundadır.
1.Aşama:
borsanın zirveden itibaren %38’den daha fazla düşmesinin beklenmesi
2.Aşama:
düşüşün ivme kaybetmesi ve borsa endeksinin en azından dalgalı (aşağı-yukarı)
hareketlere başlamış olması
3.Aşama: ”Piyasada
psikolojisi olumsuzluğu-borsa fiyatı olumluluğu” zıtlığının yakalanması (en önemli
aşama)
4.Aşama: 14 günlük macd göstergesinin –endeks zirvesinden sonra- asgari iki olmak üzere
çoğunlukla üçüncü dibi yapmış ve ardından al sinyali vermiş olması
Hepsi
bu kadar.
Kurallar
bu kadardır ama her birinin biraz açıklanması gerekiyor;
1.Aşama:
Borsanın zirveden itibaren %38’ den daha fazla düşmesinin beklenmesi: Rehber
düşüş oranları %38, %50 ve %61’dir. Ancak realitede tam bu rakamlardan değil
biraz sapmayla dönüşler olmaktadır.
2001’de
borsa yüzde 78 civarı düşmüştür. Sonraki yıllarda en az artan hisse yüzde
sekizyüz artmıştır. Yüzde birkaç bin artan hisseler vardır.
2006
da borsa yüzde 40 civarı düşmüştür. Sonraki bir buçuk yıl içinde hisseler,
hissesine göre yüzde yüz- yüzde beşyüz değer kazanmıştır.
2009’da endeks yüzde 75 civarı gerilemiştir.
Ama sonrasında hisseler yüzde birkaç yüz’ den yüzde birkaç bine kadar artış
göstermiştir.
2011
yılında borsa yüzde 45 civarı düşüş göstermiştir. Akabinde hisseler yüzde yüz
ve daha fazla değer kazanmıştır.
Bunlar
sadece örnektir.
Uzun
vadede doğru bir yatırım yapabilmek için borsanın en az yüzde 38 düşmesini
beklemek şarttır. Bu düşüş yüzdesi beklenmesi gereken en asgari rakamdır. Borsa
%50 de düşebilir veya % 110 da düşebilir. Ne kadar düşeceğini bilmek
imkansızdır. Biz sadece 1. Aşamanın gereği olarak en az% 38’i beklemeliyiz.
Borsalarda
almaşıklık kuralı vardır. Yani eğer bir önceki düşüş % 50’den az ise bir sonraki
düşüş büyük bir ihtimalle % 50 ten daha fazla olacaktır. Yukarıda yazdığım
2001, 2006, 2009 ve 2011 düşüşlerinde verdiğim oranlara bakarsanız bunu
görürsünüz.
%61
değeri fibonacci sayı serisinde altın orandır. %61’den biraz fazla-biraz az
düşüş durumunda borsalarda geriye dönüş ve yükseliş ihtimali artar.
Düşüşün
ne zamana kadar devam edeceğini kesin olarak bilemeyeceğimize göre en az %38
düşüşü gördükten sonra yukarıda yazdığım 2, 3 ve 4 numaralı kurallara
(sırasıyla) bakmalıyız.
2:
Düşüşün ivme kaybetmesini ve borsa endeksinin en azından yataya girmesinin
beklenmesi:
%38 den daha fazla bir düşüş ivme kaybetmeden, borsalar yükselemez.
Bu ivme kaybediş endekste aşağı-yukarı hareketler şeklinde kendini gösterir.
Ama hisse almak için bu şart da yeterli değildir. Çünkü endeks buralardan
tekrar düşüşe başlayabilir ve hiç ummadığımız yerlere düşebilir. Bu nedenle en
önemli aşama olan 3. aşamaya geçmeliyiz.
3:
Piyasa olumsuzluğu-fiyat olumluluğu” zıtlığının yakalanması: en önemli aşama
budur. Gözleme dayanır. Sübjektif
kuralları olmasına rağmen tespit edilmesi kesinlikle zor değildir. Şöyle
ki;
-Çevremizde
ve medyada olumsuz haberler, olaylar yorumlar had safhada olmalıdır.
-Borsanın
daha da düşeceği yorumları, ekonominin çok kötüye gideceği haberleri,
analizleri her gazetede, kanalda boy göstermelidir.
-Özellikle
takip edilmediği halde bile –her nasıl oluyorsa- olumsuz haberlerin bir şekilde size ulaştığı görülmelidir.
-İnsanlar
hisse almaktan korkar olmalıdır.
Tüm bunlar olur iken;
Borsa artık düşmüyorsa (yeni
dipler yapmıyorsa) veya yatay gidiyorsa, hatta yükseliyorsa
Piyasa psikolojisi
olumsuzluğu-borsa olumluluğu zıtlığı yakalanmış ve alım zamanı yaklaşmış
veya gelmiş demektir.
Borsanın
yükseleceğine dair öncü fikir edinme anlamında üstte yazdıklarıma ilaveten
birkaç husus daha vardır: mesela endeks zirvelerde iken borsadan bahseden tüm
tanıdıklarınızın artık borsanın lafını bile etmiyor olmaları veya konuyu
açtığınızda bir-iki laftan fazlasını söylemiyor olmalarıdır.
Borsalara
ve borsacılara kötü gözle bakılmaya başlanması veya bazılarının suçlanması,
iflas veya benzeri haberlerin yaygınlaşması vs düşüşün sonlanmak üzere
olduğunun önemli göstergelerindendir.
Bu
aşama en önemli aşamadır. Bu aşamanın en büyük göstergelerinden biri o günlerde
borsada işlem yapmanın tehlikeli olduğunun düşünülüyor olunmasıdır. Yani
kesinlikle hisse alınmaması gereken zaman aslında tam hisse alınması gereken
zamandır.
Mantıklı
olunmalı ve şöyle düşünülmelidir: eğer durum bu kadar kötü ise neden fiyatlar
çok daha aşağılara gitmiyor da gördüğü son dibin üstünde seyrediyor!!! İşte işin
sırrı burada…
Bu
aşamayla ilgili son olarak diyebilirim ki eğer hala olumlu haberler ve yorumlar
devam ediyorsa ve buna karşılık borsa yükselmiyorsa düşüş daha sonlanmamış
demektir.
4.14
günlük macd göstergesinin –endeks zirvesinden sonra- asgari iki olmak üzere
çoğunlukla üçüncü dibi yapmış ve ardından al sinyali vermiş olması: Çok
önemlidir. Alıma geçmeden önce check edilecek son aşamadır. Macd göstergesine
bakmasını bilmeyenler ya öğrenmeli ya da zamanı geldiğinde bilen bir
arkadaşından yardım almalıdır. Sonuçta birkaç sene de bir lazım olacak.
Bildiğim kadarıyla bigpara ve mynet siteleri bu imkanı sağlıyor.
Bu
aşama ile ilgili ilave söyleyebileceğim husus şudur: macd göstergesi benim
yaptığım araştırmalara göre çoğunlukla üçüncü dibi yaptıktan sonra borsalar
yükselişe geçmektedir. Ancak ne olur ne olmaz deyip olası bir fırsatı kaçırmak
istemeyenler 2. Dip görülüp al sinyali oluştuktan sonra da alım yapabilirler.
Ancak böyle yapanlar gerektiğinde ufak bir zararla geçici olarak piyasayı terk
etmeyi ve üçüncüde tekrar girmeyi bilmelidirler.
Çok derin ve uzun süreli düşüşlerde bu sayı dört olabilir.
Bu
dört aşama geçildikten sonra artık hisse alınabilir bana göre. Tabi ki alımdan
sonra ilk yazıda bahsettiğim onbir kaybetmeme kuralına harfiyen uymak şartıyla!
Peki
hangi hisseleri almalıyız? BIST 30, bilemedin, BİST 50 hisselerinden alım
yapılabilir. Ama bana göre sadece bankacılık hisselerinden en az üç tanesinden almak
yeterde artar bile!. Böyle düşünmemin çok önemli bir sebebi var: eğer borsa
yeni zirveler yapacaksa bu yeni zirvelerin bankalar olmadan gerçekleşmesi
imkansızdır. Çünkü endeksin yaklaşık yarı ağırlığı bankacılık hisselerinden
oluşmaktadır. Ayrıca bir ülkede diğer sektörler kar elde edecekse bankalar
zaten otomatikman kar edecektir. Dünya ekonomik sisteminin kalbi bankalardır. Vücuttaki
kanın (paranın) kalbe (bankalara) uğramadan vücudun diğer organlarına (diğer
sektörlere) uğraması imkansızdır. Sistemin gereği budur.
Buraya
kadarki kısım ne zaman alacağımızla ilgili kısımdı. Peki ne zaman satacağız? Yukarıdaki
yönteme göre diplerden hisse alındıktan sonra o iş kolay. Başka bir yazıda
inceleriz. Ancak şu kadarını söyleyeyim: endeks en az %116 yükselmeden (yani
krizden önceki zirve geçilmeden) hisseler satılmamalıdır.
Ben
yukarıda sözel olarak açıkladığım uzun vadeli yatırım yöntemimin dört aşamasını
aşağıda iki örnekle görsel olarak da hazırladım.
Örnekler 2009 ve 2011 fırsatlarını açıklamaktadır. Daha önceki 1996, 1998,
2001, 2006 yılındaki fırsatlarda da harfiyen aynı şeyler geçerlidir. Yaptığım
testlerde bu yöntemin dünyanın diğer borsalarında da geçerli olduğunu tespit
ettim.
Örnek
1:
Örnek 2:
(grafiklerin üzerine tıklayarak büyütebilirsiniz)
YASAL UYARI:
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

